Aşkname Kitap Bilgileri
Yazar: İskender Pala
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı: 226
Basım Tarihi: 16 Aralık 2019
İlk Yayın Tarihi: Ocak 2014
Yayınevi: Kapı Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789944486552
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Aşkname Kitap Tanıtımı
Dilenciden sultana, köleden efendiye
Hânım hey!..
Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin.
Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin,
Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşkınla hasta ama aşk sayesinde sıhhatteyim. Araya bunca yılın hasreti girmişken bir gün seni görmeye dayanabilir miyim bilmem, ama her sabah seni görüyor ve yüzünden aldığı güzellik ile insan içine çıkıyor diye güneşe, eşiğini döne dolaşa senden nur çalıyor diye her aksar mehtaba bakıyorum, bilesin. "Bugün nasılsın ey kâinatın başı dönmüş yıldızı?" diyorum ona, hasbihal ediyorum; "Ne haldedir sevgilim, hoş mudur, safaca mıdır İstanbullar sultanı bugün?" diye tekrar soruyorum. "Hiç benim bulunduğum yerden daha kederli bir âleme doğdun mu sen; hiç aşkta altüst olmuş bencileyin bir firkatzede üzerine parladın mı?" diye sitem ediyorum bazen... Velhasıl günlerce ve gecelerce güneşlere ve aylara durmadan ve dinlemeden seni soruyorum, hâlâ bir haberini alamayışımı şikâyetle söylüyor, anlatıyorum. Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. Sonra tövbeler ediyorum. Seni unutma ihtimalini düşündüğüm için.
(Tanıtım Bülteninden)
Aşkname Kitaptan Alıntılar
1. "Sevgiliyi temiz isteyen, yahut temiz sevgili isteyen iffeti tercih eder..."
2. "Sevgiliden başkasına körleşmelidir kalp."
3. "“Beni günaha çağırana sevgili demem ben, itaate çağıran olmalı. "
“Galiba seni sevgi hiç tutsak almamış."
“Bilakis, ben her an sevginin tutsağıyım.Öyle ki sevgi gizli kalmayacak kadar âşikâr, görülmeyecek kadar gizlidir bende.”"
4. "Ben seni görmek için bakmadım…
Görmek için seni seçtim."
5. ""Ölmekten değil, yaşayamamaktan kork!""
6. ""Efendiler, âşık olun ki sahip olasınız, iffetli olun ki aşkta şeref kazanasınız.""
7. "Şair olduğumu sanıyordum ama bendeniz, gerçek şiiri şimdi sizi gördüm de tanıdım efendim."
8. "Yollar ki sana doğru olunca güzel, senden uzağa elemdir.
Yollar ki vatana giderse muştu, vatandan giderse işkencedir. Yollar ki kalp ülkesine giderse koşmak tembellik, kalp ülkesinden giderse direnmek güzelliktir. Yollar ki umutla gidildiğinde cennet, hasretle yüründüğünde cinnet olur."
9. "“ ölmekten değil, yaşayamamaktan kork!”"
10. "Kuşlar uçmuyor mu yurdundan,
bir haber gönder, bir söz de ne olur?"
11. "...aşk ateş, akıl da duman gibi kabul edilebilir. Aşk geldimi akıl durmaz kaçar. Hakikatte âşığın akılla bir işi de yoktur zaten."
12. ""Hakikatte aşığın akılla bir işi de yoktur zaten. ""
13. "Hatırasını sevmek, kendisinden sevgisizlik görmekten yeğdir."
14. "Hatırasını sevmek, kendisinden sevgisizlik görmekten yeğdir..."
15. ""Geçmiş ve gelecek kaygısını bırak! Zaman geçiyor... İşte; bir var imiş bir yok olmuş!""
Aşkname Kitap İncelemeleri
Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin. Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşkınla hasta ama aşk sayesinde sıhhatteyim. Araya bunca yılın hasreti girmişken bir gün seni görmeye dayanabilir miyim bilmem, ama her sabah seni görüyor ve yüzünden aldığı güzellik ile insan içine çıkıyor diye güneşe, eşiğini döne dolaşa senden nur çalıyor diye her akşam mehtaba bakıyorum, bilesin. "Bugün nasılsın ey kâinatın başı dönmüş yıldızı?" diyorum ona, hasbihal ediyorum; "Ne haldedir sevgilim, hoş mudur, safaca mıdır İstanbullar sultanı bugün?" diye tekrar soruyorum. "Hiç benim bulunduğum yerden daha kederli bir âleme doğdun mu sen; hiç aşkta altüst olmuş bencileyin bir firkatzede üzerine parladın mı?" diye sitem ediyorum bazen... Velhasıl günlerce ve gecelerce güneşlere ve aylara durmadan ve dinlenmeden seni soruyorum, hâlâ bir haberini alamayışımı şikâyetle söylüyor, anlatıyorum. Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. Sonra tövbeler ediyorum. Seni unutma ihtimalini düşündüğüm için.
Bütün iyi dilekler ve selamlardan sonra...
Dilenciden sultana, köleden efendiye
Hânım hey!..
Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin,
Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin,
Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacım kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşkınla hasta, ama aşk sayesinde sıhhatteyim. Araya bunca yılın hasreti girmişken bir gün seni görmeye dayanabilir miyim bilmem, ama her sabah seni görüyor ve yüzünden aldığı güzellik ile insan içine çıkıyor diye güneşe, eşiğini döne dolaşa senden nur çalıyor diye her akşam mehtaba bakıyorum, bilesin. "Bugün nasılsın ey kâinatın başı dönmüş yıldızı?" diyorum ona, hasbıhal ediyorum; "Ne haldedir sevgilim, hoş mudur, sofaca mıdır İstanbullar sultanı bugün?" diye tekrar soruyorum. "Hiç benim bulunduğum yerden daha kederli bir âleme doğdun mu sen; hiç aşkta altüst olmuş bencileyin bir firkatzede üzerine parladın mı?" diye sitem ediyorum bazen... Velhasıl günlerce ve gecelerce güneşlere ve aylara durmadan ve dinlenmeden seni soruyorum, hâlâ bir haberini alamayışımı şikâyetle söylüyor, anlatıyorum. Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. Sonra tevbeler ediyorum. Seni unutma ihtimalini düşündüğüm için.