Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems - Sinan Yağmur | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems Kitap Bilgileri


Yazar: Sinan Yağmur
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı: 240
Basım Tarihi: Kasım 2016
İlk Yayın Tarihi: 2010
Yayınevi: Kapı Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786055147709
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems Kitap Tanıtımı


Yedi eşkıya, yedi hançer, yedi oluk kan. Aşkın güneşinden ateş yerine kan akmıştır bu defa. Akan kanları ile

bir mektup yazmıştır Mevlânâ’sına: “Hamuşum!

Ey benim yüreğimin içi! Ah aşkın gözyaşlarını akıtan can dost!

Bu mektubumun sana geldi¤inde bilesin ki; Başımı kesip kör kuyuya atsalar. Şah damarımdan oluk

oluk kanı akıtsalar, dokuz yurda tenimi lime lime dağıtsalar, yedi çakal sürüsü vücuduma saldırsalar kırmazdı acılar beni,

yorardı belki teni. Özümsün, özümle ararım Mevlânâ’m seni. Şems’in kurban olsun sana. Ve yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş.”




Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems Kitaptan Alıntılar


1. "Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer...
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun,etme..."




2. "•




.


•"




3. "•




.

.

,

.

.

.


•"




4. "•




,

.


•"




5. "•




?


•"




6. "•




,

...

,

...

,

?

,

...

...


•"




7. "•




.

,

!

.

!


•"




8. "•




.

.


•"




9. "Ne oluyorsa oluyor, size ne, fitne çocukları!"




10. "•




.


•"




11. "•




,

!

?


•"




12. "•


—...

,

,


...


•"




13. "•




.


•"




14. "•




,

.

,

.

,

?


•"




15. "kendine sadık olmayan
kime sadakat gösterebilir?"





Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems Kitap İncelemeleri


Bu kitabı okumadan önce Şems ve Mevlana'nın birbirini sevmesi dışında hiçbir şey bilmiyormuşum, ne kadar yazık oyle değil mi? Bir çoğumuz aşkı cinsiyete ve fizikselliğe bağlarız ve başka yönlerini düşünmeyi ve düşünenleri de dışlar ve hor görürüz. Umarım aşkın gözyaşları 'nı okuyunca az da olsa şu önyargı hastalığımızdan kurtuluruz.

Gelelim kitabın konusuna, şöyle ki tebrizi Şems ;sivri dilli, gözü pek, cesur, dindar, hırçın ve siyah bir feracesinden başka hiçbir şeye sahip olmayan bir insandır. Hayatı boyunca kendine bir can yoldaşı bulma ümidiyle dolaşır durur, ta ki Mevlana' yı bulana dek. Belli bir süre sonra haldeş olur, konuşmadan anlaşır, inzivaya çekilirler. Fakat halk Şems'i istemez ve ona suikastler düzenlerler. Bunun üzerine Şems Mevlana 'sını terk eder. Mevlana her yerde Şems' ini, güneşini, aratır ve konyaya getirir.
Şems bir can yoldaşı ararken şöyle bir soru sorulmuş ona ;yoldaşını bulmak için neyini verirsin. Şems: başımı veririm der. Ve o gün gelir 7 cellat Mevlana'nın güneşine kıyar baltayı ensesine indirirler. İşte o zaman Mevlana Güneşsiz kalan bir gül gibi gün geçtikçe solmaya başlar...

Mükemmel ötesi bir kitap kesinlikle okuyun (son sayfaları okurken yalnız olursanız gözyaşlarınızı saklama ihtiyacı hissetmezsiniz)




Ah şems ﷼
Kitaba başladığımda sanki Şems-i Tebrizi bendim sanki o zamana döndüm ve sanki o zamanda öldüm.
Sinan Yağmur muhteşem bi kitaba imza atmış.
Hayran kaldım desem yeridir.
Çok merak ettiğim kişilerden biridir Şems bu kitapta onu buldum, onu yaşadım.
Keşke hiç bitmese dediğim kitaplardandı.
Çocukluğundan belliymiş Şems'in sıradan bir insan olmayacağı.
Sırf ölen insanın neler yaşadığını, nasıl can verdiğini, Azrail(a.s) canı nasıl aldığını hissetmek için tabutlarda uyur o anda neler yaşandığını hissetmeye çalışırmış.
Bir gün beklediği gerçek aşkı Allah tarafından ona iletilmis ve Şems bunun karşılığında başını sunmuş.
Mevlana onu hayattaki gerçek aşkını bulunca dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş.
Her gün sohbet ederler, ibadetlerini yerine getirirlermiş.
Bu aşk ne güzel aşktır...
Mevlana Şems-in onu bırakıp gitmemesi, ayağında bir bağ olsun diye Kimya Hatun'u onunla evlendirmiş.
Şems öldüğünde mevlanaya sadece tek bir mendiliyle mektup bırakabilmiş.
Mevlana mendili koklar eli titreyerek açar.
O mektupta şunlar yazılıdır :
" Başımı kesip kör kuyuya atsalar.Şah
damarımdan oluk oluk kanı akıtsalar.
Dokuz yurda tenimi lime lime dağıtsalar.
Yedi çakal sürüsü vücuduma saldırsalar.
Kırmazdı acılar beni, yorardı belki teni.
Özümsün özümle ararım Mevlana'm seni.
Yemin ederim ki ölümümüm gözlerinin
önünde olmasını isterdim.
Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş. "




Şems ve Mevlana hakkında okuduğum ikinci kitap daha önce "Kimya Hatun'u "okudum iki kitap arasında yer yer benzerlik var ama kitapların sonları birbirinden apayrı bitiyor.

Horasan'da dünyaya gelen Muhammed adlı bir çocuk.. babasının isteği üzerine dergaha gönderilir. Ama nafile orda durmaz kendi kendine birşeyler öğrenmeye çalışır. Daha sonra içine kapanık, suskun bir çocuk olan kendini sadece Allah aşkına adayan şems süresini okuduktan sonra kendine Şems adını verir.Egitim için babası Şam'a gönderir.
Gençliğinde diyar diyar ülke ülke gezer Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Hindistan, Çin diye dolaşıp durur.Suriye, ırak , İran derken kutsal topraklara gelir. Hiçbir yer de istediğini bulamayan Şems en son Konya ' ya gidecek. günlerce aylarca yol gidecek Konya ya varır. Ve Şems i sıra altmış yaşında da dır.
Mevlana'sına kavuşur bütün Konya Şemsi kabullenmez kötüler hakaret eder kafir ilan eder. Ama ne Mevlana dan vazgeçer ne de Mevlana ondan
Yıllar geçer zaman su gibi akar ve altmış sekiz yaşındaki Şems Mevlana için Kimya Hatun la evlenir.
Çok zaman geçmez ve yıl olmaz Kimya vahim bir hastalığın pençesine düşer ve ölür.
Şems yüreği yaralıdır vurgundur Kimya sı artık yoktur. Gün gelecek yedi kapı,yedi oda,yedi soru,yedi cellat...
Ve Şems şehit edilir.
Ben çok beğenerek okudum okumak isteyen okurlara iyi okumalar:)




Şems'in Mevlâna hasretinin son bulduğu , Mevlâna'nın da sonsuz Şems hasretinin baş verdiği bir kitap bu...

Öncelikle üçüncü bir göz, bir kalem olarak

yazarımızın

adlı kitabını okuduğumda Şems’in Mevlâna 'ya yolculuğunu, ona sabırla kavuşmayı bekler iken ki yaşadıkları, Sultan Veledi, Abdullahı, Kimya Hatunu o kadar naif ince bir şekilde kaleme almış ki ;

' un Şems’e dair bu kitabını okumak tam bir tamamlanma oldu benim için...

Ve yine

'un

kitabını okuyarak Şems’in ilahı aşktan öte beşeri aşkına, daha doğrusu ona olan aşkına şahitlik edeceğim. Ardından ise

kitabını okuyarak herkesin göçüp gittiği ardında bir Mevlâna' nın kaldığı bu dünya ile nasıl başa çıktığını ardından da öz oğlunun katil oluşuna şahitlik ederek, Hz. Adem 'in acısına nasıl nail olduğuna şahitlik etmiş olacağım... Kitabın son alıntısınıda da incelemeye bırakıyorum... Okur kalın.

Gökyüzü şu ayrılığı duyup anlasaydı
Yıldızları ağlardı, güneşi ve ayı da.
Padişah bilseydi ne çeşit tahttan indirileceğini
Kendi de ağlardı, tahtı ile tacı da.
Uçan kuş, bilmiş olsaydı niye avlandığını
Kırılır kolu kanadı, başlardı ağlamaya.
Sağırdır kulağı ecelin, işitmez feryatları
Yoksa dayanır mıydı hiç kanlı yürek sağanağına
Öz çocuğunu yiyen bir dev anadır dünya.”




Yedinci ve en tesirli bıçak darbesi ensesine gelir boynu sağa doğru bükülmüştür. Dervişler yere kapanmasını bekleye dursun. Şems Hz. Peygamberin şu hadisini sesi boğuk mırıldanır: “Allah’a kavuşmayı isteyeni Allah da sever” Dervişlerden birisi sırtına tekmeyi vurur. Yüzüstü taş zemine kapanır, dudağı patlamış, dişleri zemine dökülmüştür Siyah feracesi kanlar içinde bordoya dönmüştür. Saçlarından tutarak kafasını kaldıran dervişin niyeti Şemsin başını gövdesinden ayırmaktır.

 

Baş derviş engeller. Bırakın son nefesini versin. Sonra da en yakın bir kuyuya atın. Kıyafetine sarp atın.

 

Avluyu yıkayın. Sabah ile yola çıkarız. Şems hala son nefesini vermemiştir Sille taşının üzerindeki başını hafifçe göğe kaldırır ve: “Allah ne güzel sevgilidir. Rabbim sana aşığım. Ve bu canı sana hediye ediyorum.” Mevlana içeri girer, mendili koklar eli titreyerek açar. İçinden san kağıda yazılmış bir not çıkar: “Yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş.” Mevlana olduğu yere düşüp bayılmıştır.Geceden sonra doğan ve kalplerin çöllerini cennetlere çeviren bir gözyaşı bu. Çoraklaşmış ve çöle dönmüş kalpler; açın sadrınızı! Aşkın gözyaşları, serin serin, sağanak sağanak, üzerimize damlıyor; bakın gökyüzüne, nasılda aşk yağıyor..



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: