Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Ana - Maksim Gorki | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Ana Kitap Bilgileri


Yazar: Maksim Gorki
Tahmini Okuma Süresi: 11 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı: 416
Basım Tarihi: Temmuz 2016
İlk Yayın Tarihi: 1906
Yayınevi: Evrensel Basım Yayın
Orijinal Dil: Rusça
ISBN: 9789756525630
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Ana Kitap Tanıtımı


Bir başkaldırı ve umut romanıdır Ana… Gördüğü şiddet ve yoksulluktan insanlığını unutmuş bir kadının, sosyalist dünya görüşünü benimsemiş genç bir işçi olan oğlunun tutuklanmasından sonra, dünyanın değiştirilebilir olduğunu keşfetmesinin hikâyesidir. Toplumcu gerçekçi edebiyatın ilk örneği ve başyapıtı sayılan Ana, Gorkiy tarafından 1906 yılında Amerika’da kaleme alınmış, aynı yıl New York’ta yayınlanmıştır. Bütün dünyada büyük yankı uyandıran roman, iki yıl gibi kısa bir süre içinde pek çok dile, hatta bu arada Türkçeye çevrilmiş, Tanin gazetesinde 1908-1909 yıllarında tefrika edilmiştir. Gorkiy romanında Rus köylülerinin ve işçilerinin ağır yaşam koşullarını öfkeyle ve ustalıkla betimlemekle kalmaz; burjuva-aristokrat sistemin karşısında en eylemli ve en ilerici güç haline gelmekte olan sosyalist hareketin ilk filizlerini de gösterir. Romanın başkişisi Pelageye Vlasova, gerçek bir Rus devrimcisinin yaşamından esinlenerek çizilmiştir. Yüzyıllık bir başyapıt olan bu ünlü roman, şimdi Mazlum Beyhan’ın özenli ve eksiksiz çevirisiyle okurlara sunuluyor.




Ana Kitaptan Alıntılar


1. "Bazı şeylerin farkında olmak insanı üzüyor.."




2. ""Ne kadar az bilirsen o kadar iyi uyursun.""




3. ""bilir misin Andre." dedi. "çok gülen insanlar, çoğu zaman en çok acı çeken insanlardır.""




4. ""Ne güzel gülüyorsun. Çok gülenlerin yüreğinde keskin bir acı saklıdır.”"




5. "Öyle kitaplar ver ki bana, okuyanın rahatı kaçsın! Beyninin içine dikenler batsın!"




6. "Sık sık gülen insanların içinde daha fazla acı vardır."




7. "insan bükülüp eğriliyor, hayat da onu ikiye bölüyor."




8. ""Çocukken herkesten korkardım, büyüdüm herkesten nefret etmeye başladım.""




9. "Yaşamın kaynağı sevgidir,kin değil."




10. "bir kadın, özellikle hüzünlü ve üzgün bir kadın muhakkak müzikten anlar."




11. ""Ben ayaklarıma dolanan, beni yoran, beni yolumdan alıkoyan sevgiyide, dostluğuda istemiyorum""




12. "Aslında iyi yürekli bir çocuktur Nikolay, köpekleri seviyor, fareleri de, her çeşit hayvanı da, ama insanları sevmiyor. Bir insanı bu duruma getiriyorlar işte."




13. ""Kitaplar ver, öyle kitaplar ver ki insanı huzursuz etsin, kafalarının içine kirpi soksun""




14. ""Her şey, herkes için. Herkes, her şey için""




15. ""Hayat böyle işte. Bir zamanlar kızardım insanlara sonra buna değmediğini anladım""





Ana Kitap İncelemeleri


Bu kitap sadece işçi haklarını savunmuyor, isçilerin yaşadıkları zorluklardan dolayı çevresindekilere hayatı zindan etmelerini anlatıyor. Pavel'in anası fabrika işçisi kocasının çok dayağını yemiş. Kırk yaşındaki kadın yetmiş yaşındaki bir insanın görünümünde. Adam çalışırken o kadar çok hor görülmüş, o kadar köleleştirilmiş ki tüm hıncını gariban karısından çıkarıyor.

Pavel babasının ölümünden sonra sosyalist içerikleri olan kitaplar okumaya başlıyor. Hiç hoşuna gitmeyen düzene dur demek istiyor. Arkadaşlarının anasıyla tanışması sonucunda Ana Pavel'in arkadaşlarına da analık yapıyor. Bu pırıl pırıl gençlerin dertlerini anlamak için çaba gösteriyor.

O yıllarda Rusya'da fabrika işçiliği nasıldı bilemem ama günümüzde Türkiye'de nasıl olduğunu çok iyi biliyorum. Ben de kısa süre de olsa çalıştım birkaç fabrikada. Gerçekten insanlıktan çıkıyorsun. Fabrikada çalışanlar ne demek istediğimi anlıyorlardır.

Hakkını aramak o dönemde Çar'ın Rusya'sında ne kadar zorsa şimdi Türkiye'de de zor. Düzene ayak uydurarak, yaşamadan nefes alıp veren birçok emekçi var.

Bir dileğim var. Hiç değilse emekçiler emekçilere saygı duymayı bilsinler. Damdan düşme tehlikesi olanı, damdan düşme tehlikesi olan anlasın diyorum yani. Zira fabrikalar can pazarı gibi bir şey. İş güvenliği GÜYA var.





'nin bu eseri 1905 yılında yazıldı. Gorki bu

eserinde; yeni doğmakta olan toplumun düşüncesini, görüş ve anlayışını basit, kolay anlaşılır bir dille anlatmaktadır. 510 sayfadan oluşan bu eseri okudukça elinizden bırakamayacaksınız. Eserin konusuna gelince:
Kitabın ana karakteri olan "PELAGE" veya bir başka deyişle "ANA", kendisini sürekli döven işçi kocasının ölümünden sonra oğlu PAVEL ile başbaşa kalır. Bir süre sonra oğlunu, o kasabadaki kavgacı/geçimsiz gençlikten farklı olarak olgun bir kişiliğe bürünürken bulur. Bir süre sonra evleri kitaplarla dolmaya başlayınca Ana, oğlunun gizli yaşantısını merak eder. Pavel, anasını sosyalizm ile ve ezilen işçi/köylü sınıfının burjuvalarla olan çatışmasıyla tanıştırır. Pavel, artık her gün şehirden arkadaşları ile kendi evinde toplanıp sorunu çözmek için uğraşır. Bunun yanında fabrikadaki sefil işçi hayatı üzerine konuşup bildiriler hazırlarlar.
Başta ürkek davranan Ana, bir süre sonra oğlunun bu arkadaşlarıyla içli dışlı olmaya başlar. Artık o da bu yolun doğru olduğunu düşünerek bu yola oğluyla beraber baş koyar. 1905 devriminden önceki bu hazırlıklar işçileri despotizme karşı ayaklandırır ve en sonunda 1905 devrimi patlak verir. Başta köyde çalışmalarını sürdürüp gizlice işçilere ve köylülere bildiri dağıtan Ana, toplulukta etkin bir üye olur. En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer. Ana da kentteki başka bir sosyalist genç olan Nikolay'ın evine yerleşir. Ve olaylar böylece gelişir.




Bu kitabı bitirdiğimde, kapağını kapatıp etrafa boş boş bakındım. Bende böyle bir etki bırakacağını düşünmemiştim ondan dolayı inceleme yazmaya karar verdim. Kitabın mücadelesi ve vermeye çalıştığı mesaj beni çok etkiledi. Bence herkesin okuması gereken bana göre akıcı bir kitap.
Çarlık Rusya'da yaşayan insanların, bu rejimden bıkan, doğru yolun bu olduğuna inanmayan insanların mücadelesini anlatıyor. Kitapta ana karakterler Pavel ve annesi. Pavel'in günden güne karakter değişimini yazar çok iyi vermiş. Ayrıca annesinin (burası spoiler olabilir.) Pavel ve arkadaşlarının mücadelesinden, düşüncelerinden başlarda çok korkması, sonra yavaş yavaş anlamaya başlaması ve en onunda onların mücadelesine destek vermesi beni çok etkiledi.
Bana en çok dokunan karakter Ana (Pelageya Vlasov) oldu. Yazar karakterin derinliğini o kadar iyi vermiş ki, ananın yaşadıklarını hissetmeden okumak neredeyse imkansız. Onun dayaklarla, hizmetle geçen ömründen sonra oğlu sayesinde gerçek yaşamı keşfetmesi. Gerçek insanlığı keşfetmesi çok iyi ve gerçekçi verilmişti. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
" Her zaman her yerdeyiz biz, çalışmada en önde, ama yaşamın en sonunda... peki bizi düşünen kim? Bizim için iyi bir şeyler yapmak isteyen kim? Kim insan olarak görüyor bizi karşısında?"




Maksim Gorki’nin 1906’da sürgünde yazdığı romanı Ana, toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri kabul edilir.
#alıntı :
"O zamana kadar tatmadığı bir duygu yaşıyordu şimdi. İlk defa birisi onu merkeze alıyor ve kendi hayatıyla ilgili bir şeyler öğrenmek istiyordu. Çevresindeki bütün kadınlar gibi acı çekmiş, dövülmüş, aşağılanmış, hor görülmüş olmanın verdiği eziklikle yaşamıştı yıllarca. Şimdi, kendi oğlu, yani öz oğlu karşısına geçmiş, ona kendisini anlatıyor ve çektiği acının kaynağını bulmaya çalışıyordu. "

Roman,1917 Ekim Devrimi öncesi Rusya da gelişen kapitalizmin yarattığı sömürü ve sefaleti anlatıyor.Gorki,işçilerin ve köylülerin yaşadığı zorlukları genç bir işçi olan Pavel ve onun annesinin gözünden anlatıyor.
Kitapta benim dikkatimi çeken şey ise ; bir Kadının değer gördükçe, önce kendinin farkına varması, sordukça, öğrendikçe, düşünmeye ve sorgulamaya başlaması ile birlikte gelen inancın ve bu inanç uğruna herşeyi göze alabilecek olan gücünün farkına varmasıydı. Hülasa : değişen, dönüşen, güçlenen bir Ana'nın , bir kadının hikayesini muhteşem bir şekilde kaleme almış Gorki.
Ben kitabı bu yönüyle inceleyip, yorumlamak istedim. Aklımızı, ruhumuzu, yolumuzu aydınlatacak kitaplara çıksın yollarımız. Sağlıcakla ve kitapla kalın.




Sürekli olarak okumayı ertelediğim, çevremde tamamını bitiren kimse olmadığı için anlatılmak istenene hakim olmamakla birlikte benim için hep bir merak konusu olmuştu. Bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap kesinlikle değil. Özellikle paralel düşünecelere sahip ve farklı düşüncelere açık değilseniz sadece okumuş olmak için okursunuz. Bu kitap gerçekleştirilmeye çalışılmak istenen Rus devrimini konu alıyor. Her şeyden bir haber yaşam mücadelesi veren köylülerin uyanışını hissettirerek anlatıyor. Pelage yıllarca hayvan gibi yaşamak zorunda bırakılmış, sürekli zulme uğramış bir kadın. Kocası öldükten sonra babasına özenen oğlu Pavel'in yeni kabusu olacağını düşünürken işlerin farklı bir rayda devam ettiğine şahit oluyor. Pavel sosyalist bir devrimci oluyor. Başta bu değişiklikten korkan pelage aslında bunun geç kalınan bir durum olduğunu yavaş yavaş idrak ediyor yaşına, cahilliğine yoksulluğuna aldırış etmeden devrim için çalışmalara katılıyor. Kendini kendine bile anlatmakta zorlanan bu kadın sosyalizmle tanıştıkça, devrimin büyüsüne kapıldıkça korkusuzca kendini ifade ettiğini ve insanları örgütleyebildiğini fark eder hale geliyor.Ve yine bu uğurda kendini ruhu satılmış jandarmaların ellerinde buluyor. Anlatılacak çok şey var çünkü insanların ihtiyacı olan şeyleri bir araya toplamış bir kitap. Herkesin okuyabilmesi için çok detayına girmiyorum. Sadece özellikle böyle bir dönemde herkes okumalı diyorum.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: