Altın Işık Kitap Bilgileri
Yazar: Ziya Gökalp
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı: 240
Basım Tarihi: Ocak 2018
İlk Yayın Tarihi: 1923
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
ISBN: 9786051553108
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Altın Işık Kitap Tanıtımı
Bir düşünce insanı olduğu kadar fikirlerini özellikle edebiyat sahasında da tatbik etme imkânı bulan Ziya Gökalp, bu çerçevede halkiyat olarak tabir ettiği folklor ve halk edebiyatı ürünlerini derleme, güncelleme ve yayımlama faaliyetleri içerisinde bulunmuştur. Ziya Gökalp da, tıpkı Grimm Kardeşler gibi, masalları varsa yazılı kaynaklardan ve sözlü gelenekten derleyip bazı küçük müdahalelerle de olsa yayımlama yolunu tercih etmiştir. Onun bu tür faaliyetlerinde destanlar, efsaneler ve masallar özel bir yer tutar. Ziya Gökalp, Altın Işık adlı eserinde yapmış olduğu derleme ve uyarlamalarını “masallar”, “menkıbeler” ve “tarihî hikâyeler” olmak üzere üç başlık altında yayımlamıştır.
“Bu masalları yalnız senin ve kardeşlerin için yazmıyorum; Türk çocukları için yazıyorum. Ben yalnız senin ve kardeşlerinin babası değilim. Bu dünyadaki bütün Türk çocuklarının babasıyım. Sizleri ne kadar düşünür ve seversem onları da o kadar düşünür ve severim.”
Altın Işık Kitaptan Alıntılar
1. "Bunlar nereye gideceklerini bilmiyorlardı. Gittikleri yerde ne yapacaklarına dair hiçbir kararları yoktu. Fakat kalpleri kendilerine uzaktan gülümseyen umutlarla doluydu."
2. "Güzel ruh güzel çehre ile beraber olursa, nimet nimet üstüne demektir."
3. "Gülsün hipnozla uyutulmuş gibi, kocasının her dediğini elinde olmaksızın yapıyordu. Aşk bütün iradesini elinden almıştı."
4. "Gece senin sözlerinle süslenecek;
Gözlerinle mutlu geçiyor günlerim."
5. "Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!"
6. "Esirgemem senden cihanı,
Sana feda, bu dertlinin canı, canânı!"
7. "İki öksüz kardeş çok ağladılar,
Nihayet Allah’a bel bağladılar…"
8. "Sükût ikrardandır."
9. "“Allah!” diye geldi içinden vecde,
Eğildi Tanrı’ya eyledi secde."
10. "Burada sevinç yok, dert çok, keder çok,
İsterim bir altın yurda varayım:
Talihim arayıp bulmadı beni,
Bari ben gezeyim, onu arayım..."
11. ""Zaten, erkekler sevgililerine verdikleri sözleri çabuk unuturlar.""
12. ""... Gecem senin sözlerinle bezenir;
Gündüzlerim gözlerinle şenlenir...""
13. ""... Zaten erkekler, sevgililerine verdikleri sözleri çabuk unuturlar.""
14. "Erkek kısmı vefasızdır derlerdi,
İnanmazdım, şimdi gönlüm hak verdi."
15. "... "Ey peri,
Olur musun Türk tahtının zîveri?""
Altın Işık Kitap İncelemeleri
Düşünce adamı ve halk bilimcisi olan Ziya Gökalp'in kaleme aldığı bir eserdir. Ziya Gökalp eserlerini halk dilinin anlatım özelliklerini belirlemek, yabancı sözcüklerden ve dilbilgisi ögelerinden arınmış halk Türkçesini vurgulamak üzere kaleme almıştır. "Altın Işık" eseri de içerisinde birkaç halk masallarından oluşmuş olup sade,arı ve yabancı sözcüklerin etkisinden uzak bir Türkçe ile yazılmıştır. Masallar akıcı bir şekilde okunup,içerisinde sadece anlaşılmayan tek tük kelime vardır. Eserin en arka kısmında kelimelerin ne demek istendiği açıklanmıştır. Eserler düz yazı şeklinde olup,şarkı-türkü kısımları şiir şeklindedir. Buraya kadar yazdıklarım eserin teknik kısımlarıyla alakalı. Kısaca eserle ilgili naçizane yorumlarımı da eklemek isterim: Masal dediğimiz zaman ders veren ögeler bulunmasını ve masalın ana fikrini anlaşılacak biçimde vermesi beklenir(beklerim). Ancak maalesef ki Ziya Gökalp'in bunu başardığını söyleyemem. Masalları bitirdikten sonra buradaki ana fikir tam olarak ne ya da bu ana fikri bu şekilde nasıl aktarabilmiş dediğim oldu. Ayrıca eserin MEB bünyesinde 100 temel eserden biri olduğunu düşünürsek (ilkokul çocuklarının okuduğunu ele alalım) içerisinde bulunan "parçalama,gözü kulağı kesme"vb gibi unsurların çok da doğru olmadığını düşünüyor,masalların daha farklı bir biçimde de yazılabileceğini belirtmek istiyorum. Bunun yanı sıra MEB'in 100 temel eserlerini tek tek inceleyip o şekilde listesini güncellemesi gerektiğini düşünüyorum.
Altın Işık kitabı Masal ve Halk hikayelerinden oluşan. Dede Korkut'un betimlemelerinden alınmış, derlenmiş bu günlere getirmiş olan değerli bir fikir adamı olan gök bilge merhum ''Ziya Gökalp'''in biz Türklerin her biri onun evlatları sayılırız ve minneti borç biliriz. Onu anmak, kitaplarda yaşatmak okuyup, okutmak ve neslimize aktarmamız gerek. Yaş farketmeksizin her yaştan insanın okuyacağı bir kitaptır. İçimize Işık tutan değerlerini yüreğimizi aydınlattığı ve geleceğimize yön verebilmek için onun tüm eserlerini okumalı ve okutmalıyız. Cumhuriyetin ve İslam'ın biz Türk gençlerine ihtiyacı vardır. Gençlerimizi ecbebi masallarıyla büyütmekten daha aciz bir durum yoktur. Atasını, ceddini, neslini,aslını bilmeden büyümek insanı Türk olmaktan çıkarır. Yanlış düşüncelere yol alır. ''Mankurt'' olur.
Buna izin vermeyelim. Türklüğümüzün kıymetini bilelim.
“Dede Korkut tebrik etti Oğuz’u
Destanlar okudu, çaldı kopuzu.
Dedi kahramandır Türk’ü yaşatan
Türk ilinde eksik olmaz kahraman.
Bir zaman gelecek yine Türk yurdu
Görecek Rum adlı melun bir ordu.
O zaman çıkacak Ortaç Dağı’ndan
Bir Mustafa Kemal adlı kahraman
Kurtarıp Türklüğü bu tepegöz’den
Kılacak vatanı bahtiyar, şad, şen.
Türk’ün Basat gibi çoktur arslanı
Mustafa Kemal’dir başkahramanı.”
"Karacık dağından, Kıpçak çölünden Gelen atalarım gibi Türk'üm ben. Bana yol gösteren benden olmalı; Olamaz Türk'e baş, Türk'üm demeyen."
Ziya Gökalp
Aziz Ruhu şad olsun.