Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Alma ve Yedi Canavar - Iria G. Parente | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Çocuk ve Gençlik Iria G. Parente

Yazar
Iria G. Parente
Yayınevi
Genç Timaş
ISBN
9786050844597
Sayfa Sayısı
208
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2022
İlk Yayın Yılı
2022
Tahmini Okuma Süresi
354 dakika
Çay fincanı ve kitap
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Alma ve Yedi Canavar Kitaptan Alıntılar

1. "Her gün kendi canavarlarıyla savaşan herkese. İyileşeceksiniz."


2. "Çok sık özür diliyorsan hata yapıyorsun demektir. Ne kadar özür dilediğinin bir önemi yok, kimse sürekli hata yapan birini sevmez!"


3. "İnsanlardan uzak durmak işleri kolaylaştırıyordu ama aynı zamanda Alma'nın kendini çok daha üzgün ve yalnız hissetmesine neden oluyordu."


4. "Onu anlamıyorlardı. Etrafındaki hiç kimse Alma'nın gerçekten ne istediğini, neyi hak ettiğini ya da neye ihtiyacı olduğunu bilmiyordu."


5. "Uyumak gerçekten zaman kaybıdır."


6. "Sadece bazen birazcık yorgun oluyordu. Bazen de birazcık gergin. Ya da uykusunu alamamış oluyordu. Bunların bir gün geçeceğini düşünüyordu."


7. "O anda hayatta en çok korktuğu şeye dönüştüğünü fark etti. Gülümsemeyen, ışığı ya da rengi olmayan bir şeye dönüşmüştü."


8. "Onu ağlarken görürlerse insanların zayıf biri olduğunu düşüneceklerine inanıyordu. Ya da aptal. Ya da ilgi çekmeye çalışan biri. Belki de herkes ağlayan insanlar için söylediği diğer şeyleri ona da söyleyecekti."


9. "— Biz kimseye zarar vermeyiz! Sadece orada duruyoruz. Aslında biz seni korumak için buradayız.
— Neyden korumak için?
— Dünyadan.
— Dünya bana zarar mı verecek?
— Dünya her zaman zarar verir."


10. "Alma'nın bütün canavarları da pes etmesini istiyordu. Hepsi, Alma'nın perdeleri kapalı odasında kalmasını, uyumasını ya da başka hiçbir şeyin önemi yokmuş gibi davranmasını istiyordu. Her şeyin gereksiz olduğuna, yatağına sığınmak dışında hiçbir şeyin ona iyi gelmeyeceğine inanmasını istiyorlardı."


11. "Canavarlar sadece seni rahatsız etmiyor, Alma. Canavarlar birçok yatağın altına gizleniyorlar. Birilerine onları gördüğümüzü söylememizden hiç hoşlanmıyorlar çünkü ancak bunu yapmazsak büyümeye devam edebilirler. Bu şekilde gittiğimiz her yere bizimle birlikte gelebiliyorlar. Ama onlardan bahsettiğimizde aslında canavarların her yerde olduğunu ve birçok insanın onları görebildiğini anlarız... Böylece küçülürler, değil mi?"


12. "Alma bazen kendini o kadar yalnız hissediyordu ki odasından çıkmak istiyordu. Yatağından çıkmak istiyordu. Ama annesinin, arkadaşlarının, öğretmenlerinin ona söylediği son sözleri hatırlıyordu ve hiç kimsenin ondan memnun olmadığını düşünüyordu. Bu yüzden odasından çıkma isteği yok oluyordu. Aslında canı hiçbir şey istemiyordu. Sadece gündüzleri bile perdelerini açmadığı karanlık odasında kalıp yatağına uzanmak ve canavarların her yeri dolduran sesini dinlemek istiyordu."


13. ""Çünkü yorgundu, çünkü sinirleri çok bozuktu, çünkü iyi uyuyamıyordu, çünkü her şey çok karışıktı, çünkü bütün dünya ona karşıydı...""


14. "Dünyada ne kadar insan varsa, hemen hemen o kadar da canavar vardır."


15. "Çok sık özür diliyorsan hata yapıyorsun demektir. Ne kadar özür dilediğinin bir önemi yok, hiç kimse sürekli hata yapan birini sevmez!"


Kütüphane kitap rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Alma ve Yedi Canavar Kitap İncelemeleri

Alma ve yedi canavar
Aslında herkesin canavarları vardır belki yediden fazla belki daha az ama kimse canavarım yok diyemez.
Bu kitapta da onlardan bahsediliyor. Aslında canavar dediği şey duygularımız. Alma'yı ele geçirin yedi canavar yedi duygu.
Duygularımız canavarlarımız olabilir stres, uyku, ayıplanma, ağlama isteği, vb herkesin canavarıdır. Bunlarla başa çıkamadiğımız hepsinin üst üste bize saldırdıkları bizi bunalttıkları zaman olabilir ben de tam da o duyguların üst üste geldiği bir dönemde bu kitabı okudum. İç tasarımı ilgimi çektiği için başladım kitaba ama kitapta Almayı değil kendimi okudum o yüzden baya etkilendim.
Baktıkça aslında bizi hayattan soğutan ya da hayata bağlayan bir sürü gerekçe varmış bununda farkına vardım her duygu birbirini tamamlıyor canavarlar arada arkadaşımız olabilir onlara da ihtiyaç var ama bütünüyle benliğimizi ele geçirirlerse o zaman hayatı biz değil onlar yaşar onların yaşamasıda bizim bu hayattan kopukluğumuz ve yaşamamamızdır.
Hiçbir duygu doruğunda yaşanmamalı ne sevinç ne üzüntü hepsi bir gün gelip geçiyor sevincin kedere dönüştüğü veya üzüntünün sevince dönüşebileceğini bilmeliyiz.
Herkesin bir canavarı var ama onlarla mesafeyi ne kadar güzel korursak hayatımızda o kadar dengede olur.
Sizde bu kitabı okuyabilirsiniz hem basit bir okunuşu var hem de anlamlı anlatımı var güzel tavsiye ederim.


Kimimiz Alma'yı duymuştur. Kimisi ise Alma'yı tanıyordur. Belki çevresinde birden fazla Alma vardır. Ancak kimisi de Alma'nın ta kendisidir. Ben de Alma olanlardanım.
Alma'nın yatağının altındaki canavarların çıktığı yaşlarda çıkmadı benim canavarlarım. Belki daha erken yaşlarda, belki aynı yaşta çıktı ya da hep vardı, bilemiyorum. Ben de Alma gibi onları ilk fark ettiğimde söylediklerini haklı bulmuştum. Yaşadıklarının birebir benzemesidir belki de beni bu kitaba bağlayan.

Kaygıların arttığı, korkunun her yanını sardığı, iyi olan hislerin yavaşça azalıp yüzüne sahte bir gülümseme koyduğunda her şey bir gün geçecek diye beklersin de geçmez. Bu kitapta buna değiniyor. Adil Değil şarkısında da bahsedildiği gibi 'Yalnızım sanırsın ama yalnız kalınca hiç yalnız olmadığını anlarsın.'
Canavarlar var ve hep olmaya da devam edebilir. Tek bilmemiz gereken biz onlardan daha güçlüyüz.
Ben güneşi beş yıl sonunda ilk defa bu hafta gördüm. Umarım bir yerlerde güneşi bulutların arkasında saklananlar da güneşini görür.

Böyle bir kitabı yazdığı için yazarı gönülden tebrik ederim. Yeni gençlere ve hatta yetişkinlere bile önereceğim kitaplardan birisi oldu.
Kitapta da denildiği gibi arkadaşlar, kendiniz baş edemiyorsanız uzman yardımı alın. Yardım almak, bizi olduğumuzdan daha kötü hâle getirmez. Aksine üçüncül bir bakış açısıyla değerlendirme yapmamızı sağlar.


Alma, bir gece odasında zifiri karanlıkta otururken yatağının altında yaşayan bir canavarla tanışır. Sonraki gün bir diğeriyle, sonraki bir gün bir diğeriyle derken yedi farklı canavarın olduğunu görür. Her biri farklı bir biçimde ortaya çıkan bu canavarlar, Alma’ya kendisinin iyiliği için orada olduklarını söyler ve onlardan kimseye bahsetmemesi gerektiği konusunda uyarırlar. Alma, bu uyarıyı dikkate alır çünkü başkalarının ona inanmayacağını ve onu delirmiş sanacaklarını düşünür.

Her canavar, aslında Alma’nın karanlık düşüncelerini ve duygularını temsil eder: Bunlar; küçük ve zararsız görünen ama tehlikeli olan, devasa ve ağır, sürekli ağlayan, fısıldayan, sarı gözlü, uzun kuyruklu ve büyüyüp küçülebilen yaratıklardır. Korkutucu görünen bu canavarlar, onu dış dünyadan ve kendi karanlığından korumak için var olduklarını söylerler ancak Alma’nın bilmediği en önemli şey, bu canavarların ona zarar verdiği ve onları yenmek için yalnızca kendi gücünün yeterli olmadığı, başkalarından destek alması gerektiğidir.

Alma ve Yedi Canavar, alegorik tarzda gençlerin depresyonla mücadelesini etkileyici bir şekilde ele alıyor.
Alma’nın yolculuğu, yalnız olmadığımızı ve bu tür mücadeleleri destekle daha kolay aşabileceğimizi hatırlatan güçlü bir mesaj veriyor. Akıcı dili, dikkat çekici çizimleri ve derin anlatımıyla mutlaka okunması gereken bir kitap!

7-8-9-10. sınıflar ve herkes için

“Her gün kendi canavarlarıyla savaşan herkese.
İyileşeceksiniz.
Ve diğerlerinin canavarlarla baş etmesine yardım ederek onların mücadelesini kolaylaştıran herkese.
Çok değerlisiniz.”


Bu kitap her ne kadar canavarlarla ilgili olsa da kesinlikle korkunç değil. Çünkü bu kitap canavarları nasıl yeneceğimizi Alma adında çok güçlü bir kızın gözünden anlatıyor. Ben kitaba 10/10 puan verdim çünkü kitap gerçekten çok güzel :)) Kitabın konusu için aşağıyı okuyabilirsiniz.

Kitabın konusu;
Her gün olduğu gibi yine bir gece Alma, odasında zifiri karanlıkta oturmaktadır. Her zaman evdeki lambadan ya da dışarıdaki bir sokak lambasından küçük bir ışık şeridi süzülürdü ama o gece Alma daha önce hiç olmayan bir şey ile karşılaşmıştı. Onlardan değil dünyadan da korkmaması gerektiğini söyleyen yatağının altında yaşayan canavarların geri kalanıyla tanışmıştı; onlar aslında Alma’yı korumak için oradaydı.

Bir, ayağını zar zor ölçer ve tehlikeli görünmez.

İki, büyük ve bir ton ağırlığında.

Üçüncünün sarı gözleri var.

Dört, renkli halkalı uzun bir kuyruk.

Beş, kulağa fısıldama konusunda uzmandır.

Altı, ağlamayı kesmeyecek.

Yedi, küçük görünür ama bir ampul kadar büyüyebilir. Futbol topu kadar büyük. Oturma odasındaki televizyon kadar büyük.

Bu yedi yaratık (bazıları korkunç, diğerleri görünüşte zararsız) Alma'nın yatağının altında yaşar ve geceleri onun ışığını, hayallerini ve umutlarını çalmak için dışarı çıkarlar.

Alma, kimsenin gerçek olduklarına inanmayacağı korkusuyla ailesiyle veya arkadaşlarıyla bunlar hakkında konuşmaya cesaret edemez.

Ama Alma'nın bilmediği şey, onların yalnızca birlikte savaşılabilecek canavarlar olduğudur.

Iria G. Parente ve Selene M. Pascual, gençler için bu duygusal alegoride depresyonu ele alıyor.


Bu kitabı okurken kendi canavarlarınızla tanışma ihtimaliniz var.

Çocuk kitabı gibi dursa da yetişkinlerin de okuması gerektiğini düşünüyorum. Zaten çok çabuk bitiyor; çizimleri, betimlemeleri ve sayfa kullanım şekli bakımından da hoşuma gitti. Yorumuna geçecek olursam;

Karakterimiz Alma büyüyor ve pek de iyi hissetmediğini fark ediyor. Bu onun için o kadar yeni ki kendini yalnız hissediyor, korkuyor ve günden güne ışığını kaybediyor. 7 tane Canavar var ve her biri bir süreci temsil ediyor, ne yazık ki hepsiyle de tanışıyor. Alma onların en iyi arkadaşları olduğunu düşünmeye başlıyor ama zamanla Canavarlarıyla baş etmesi çok zorlaşıyor; Bir süre sonra Canavarların ona iyi gelmediğini öğreniyor.

Bu çok tanıdık değil mi? Büyürken baş etmeye çalıştığımız tüm o duygular, şu an bile yaşadığımız o yalnızlık hissi, bizim ışığımızı günden güne söndürmüyor mu? ‘Karanlık’ onunla ilk tanıştığımızda bizi korkuturken, bir süre sonra kendisine alışmadık mı? İşte Alma da karanlıkla yaşamayı, iyi günlerin de kötü günlerin de olabileceğini görüp hayatına devam etmeyi öğreniyor. En önemlisi ailesinin de desteğiyle nasıl iyileşeceğini öğreniyor. Ama Canavarlarıyla yaşadığı süreç tahmin ettiğimiz ve hepimizin deneyimlediği üzere pek de hoş değil..

Kitap size diyor ki, zor günlerinizde olabilirsiniz ama asla yalnız değilsiniz, hepiniz iyileşeceksiniz.
Hepimiz iyileşeceğiz.

Tavsiyemdir. Çerez niyetine okuyabilirsiniz.


Dolma kalem ile yazı yazmak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Iria G. Parente ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »