Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Ali Küçük Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Ali Küçük En Beğenilen Sözleri



1. "Allah'ın var ettiği bir varlık olarak, Allah'ın var ettiği bir dünyada Allah'ın istemediği bir hayatı nasıl yaşayabiliyorlar, bunu anlamak gerçekten çok zordur."


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



2. "Unutmayalım ki bu hayat çabuk biter.."


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



3. ""Şu Kur'ân'ın önüne hangi kitap geçirilebilir?""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



4. "Mü’min besmele çekeme­yeceği bir hayatın adamı değildir. Onun yaptıklarının tamamı kul­luk akdine uygun olmalıdır. Yaptığı her şeyin yaptırıcısı Allah ol­malıdır. İşte o zaman mü’min her işinin başında besmele çekebi­lecektir."


- Besairul Kuran Tefsiri



5. "Elbette Allah herkese layık olduğunu verir.."


- Besairul Kuran Tefsiri



6. "Kur’an’a hürmet; onu kimsenin el değemeyeceği yüksek yerlere kaldırmak değil, sürekli onu el altında bulundurup, elden düşürmemeye ve onunla bilgilenmeye çalışmaktır."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



7. "İster esrarengiz davranın, ister açık davranın! Sözünüzü, akidenizi, yolunuzu, programınızı ister gizleyin, ister gizlemeyin Allah kalptekileri, göğüstekileri tümüyle bilendir.
(Mülk13)"


- Besairul Kuran Tefsiri



8. "Kur'ân'a hürmet, onu kimsenin el değemeyeceği yüksek yerlere kaldırmak değil, sürekli onu el altında bulundurup sürekli onu elden düşürmemeye ve onunla bilgilenmeye çalışmaktır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



9. "Eğer okuma konusunda bir sayı vermemiz gerekirse, tıpkı sahâbe-i kirâm efendilerimizin yaptığı gibi bir okuyuşta on âyet okuyacağız, o on âyeti anlayıp uygulamadıkça öteki on âyete geçmeyeceğiz."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



10. ""Şükreder ve inanırsanız, Allah size niçin azab etsin? Al­lah şükrün karşılığını verir ve bilir.”
Nisa/147"


- Besairul Kuran Tefsiri



11. "Başka çarem yok, ben bu kitapsız yaşayamam!"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



12. "Adamın biri, Hz. Ömer’e(r.a) hanımını şikayete geliyordu. Hz.Ömer(r.a)’ın kapısına geldiği zaman,hanımı Ümmü Gülsüm’ün Hz.Ömer’e bağırıp çağırdığını duydu.Adam kendi kendine şöyle dedi:
-“Ben hanımımı şikayete geldim.Ama onun da başında aynı dert var..
Dönerken Hz.Ömer(r.a) onu çağırdı ve niçin geldiğini sordu.Adam şöyle dedi:
-“Ben hanımımı şikayete gelmiştim.Ama duyacağımı duyduktan sonra vazgeçtim.
Bunun üzerine Hz.Ömer(r.a)şöyle dedi:
-“Onun bende bazı hakları var,onun için söylediği şeylerin hepsine aldırış etmiyorum.
Şöyle ki:
1-O,ateşle aramda bir perdedir.Kalbim onunla sükunet bulur,harama dalmam.
2-O benim için bir hazinedardır.Ben evimden çıkınca,malımın bekçiliğini yapar,korur.
3-O çamaşırcıdır,elbisemi yıkar.
4-Çocuğumun süt anasıdır.
5-O bana ekmek pişirir,yemek yapar.
Bunları dinleyen adam şöyle dedi:
-“Sana yapılan bana da yapılıyor ey Emir-el Mü’minin.Sen hoş görüp geçtikten sonra,ben de hoş görüp geçerim..

Kaynak:Tenbîhü’l-Gâfilîn"


- Besair'ul Ehadis 2. Cilt



13. "Kitabımızın Müzzemmil sûresinin beyânıyla Kur’an’ın anlaşılabileceği en uygun okuma zamanı gecedir. “Şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir.”"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



14. "Fatiha’nın genel muhtevasına baktığımız zaman üç bölümden müteşekkil olduğunu görürüz;
1- Övme (hamd)
2-Talep(isteme)
3-Talebe cevap"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



15. "Bir şeye iyi ya da kötü deme yetkimiz yoktur. Haram ya da helâl deme yetkimiz yoktur. Şu anda birilerine sorsanız hepimiz ayrı ayrı bu iyi, şu kötü deriz. Öyle değil; Allah’a soracağız. Allah iyi demişse iyi, kötü demişse kötüdür.

İnsanlar herkese her şeyi soruyorlar da Allah'a sormuyorlar."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



16. ""Cennet de cehennem de boşuna değildir. Her ikisine de layık olanlar gidecek.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



17. "Bizim elimizdekiler, bizim cebimiz dekiler, bizim kasamızda-kesemizdekiler bir gün gelir bitip tükenebilir, solup yok olabilir, ama Allah katında olanlar asla bitip tükenmez, ölüp Solmaz. İşte böylece ona güvenen, onun güvencesinde huzura eren, onun emanında mutmain olan kişiye mü'min denir."


- Besair'ul Ehadis 3. Cilt



18. "ben Allah güvencesinde bir mü'minim, ben ona güveniyorum demek her şeyiyle ona teslim olmak ve hayatın tümünü onun belirlediği biçimde yaşamak demektir. Eğer onu vekil biliyoruz, ama hayatımızı ona danışmadan yaşıyorsak veya onu vekil biliyoruz,ama hayat programımız konusunda kendimiz karar veriyoruz sonra da Allah'a onaylattırmaya çalışıyorsak bu vekâlet işi sapıklıktan başka bir şe y değildir bilelim. Bu iman iddiası boş bir iddiadan başka bir şey değildir bilelim. İnsanların hem böyle bir iddiada bulunmaları, hem de hoşlarına gitmeyen, kafalarına yatmayan bir hükümle karşı karşıya gelince bu hükmü kabul etmeyip başka yollara gitmeleri onların Allah ve peygamberinin istediği bir imana sahip olmadıkları anlamına geliyor. Halbuki hiçbir zaman bir insanın hayatı kendi heva ve heveslerine göre değerlendirme hakkı yoktur."


- Besair'ul Ehadis 3. Cilt



19. "Rabbimiz bu İslâm davasını omuzlayan insanların uyuşuklardan meydana gelmesini istemiyor. Şurada burada keyif çatarak, yan gelip yatarak Allah'ın yardımını bekleyen insanlardan olmasını istemiyor. Bununla beraber düşmanlarına karşı hazırlıkları, planları, programları, silahları, kılıçları olmasını istiyor."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



20. "Biz, bize değil, kitap ve sünnete çağıralım ki; doğru dürüst Müslümanlar çıksın içimizden."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



21. "Mevlana Ebû Kelam ve Elmalı merhum gibi bazıları da Fatiha ve diğerleri diye kuranı ikiye ayırır. Bunların delilleri de kuranı Kerim’deki şu ayeti kerimedir.
“Andolsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetle (Fatiha’yı) ve Kuranı Azimi veridik.”(hicr87)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



22. "(...) لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ ﴿١٨٣﴾
"Umulur ki takva erleri olasınız."
|Bakara٠183

Takva, hayatı Allah için yaşamanın, hayatı Allah için değerlendirmenin, hayatı tümüyle Allah'a verebilmenin, tüm hayatta Allah'ın koruması altına girip O'nunla yol bulabilmenin adıdır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



23. "Allah'ın ayetlerinden uzak bir hayat yaşamayın."


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



24. ""Sen Rabbine güven ve yoluna devam et.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



25. "Bir adam ki, namaz kılmıyorsa, müslümanca bir hayat ya­şa­mıyorsa bu adamın durumu, konumu, makamı ne olursa olsun asla övülmesi mümkün değildir."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



26. "Bizim bu dünyada kendisine güvenebileceğimiz, boyunlarımızdaki kulluk iplerinin ucunu gözü kapalı kendisine teslim edip çektiği yere gidebileceğimiz, bizim adımıza, bizim hayat programımız adına aldığı kararları gönül rahatlığıyla uygulayabileceğimiz, yasalarına teslim olabileceğimiz bir tek varlık biliyoruz. O da bizi bizden daha iyi bilen, bizim hayatımızı, bizim hayat programımızı herkesten daha iyi bilen, bilgisi tam olan, bilginin kaynağı olan Rabbimizdir."


- Besair'ul Ehadis 3. Cilt



27. ""Mü'min besmele çekemeyeceği bir hayatın adamı değildir.""


- Besairul Kuran Tefsiri



28. "Müslümanlardan büyük bir çoğunluk şöyle inanıyorlar: Efendim, Kur’an
gibi yüce bir kitabı bizim anlamamız mümkün değildir. Biz kim, bu Allah
kelâmını anlamak kim? Bu kitabı ancak büyük zâtlar anlar. Bizler bu Allah
kitabını elimize almaya bile lâyık insanlar değiliz diyerek Allah’ın kitabına karşı
bir ürkeklik taşımaktadırlar.
Bakara sûresinin 104. âyetinde yahudilerin “Râinâ ya Resû-lallah” dedikleri
anlatılmıştı. Yahudiler bu kelimeyi kullanırlarken; Ey peygamber, biz senin ne
dediğini anlayamıyoruz. Biz senin okuduğun bu kitabın âyetlerini anlamaktan
uzağız demeye getiriyorlardı. Biz sürüleriz demeye getiriyorlardı da Allah buyurdu ki; Ey müslümanlar! Sakın sizler bu yahudiler gibi olmayın! Sizler
Peygamber karşısında sürüler kesilmeyin! Dinleyin! Söze iyice kulak verin!
Peygamberin sözleri, peygamberin benden getirip sizlere duyurduğu bu mesaj
anlaşılmayacak bir mesaj değildir. O mesaj karşısında sürüler kesilmeyip iyice
dinlerseniz, kulak verirseniz mutlaka onu anlayacaksınız bu-yurulmaktadır.
Sakın sizler o yahudiler gibi olmayın ve onların kullan-dıkları bu başka
mânâlara çekilebilecek kelimeleri kullanmayın! Buyuruyordu Rabbimiz."


- Besairul Kuran Tefsiri



29. "Mushaf’taki sıralamaya göre birinci, nüzül sırasına göre beşinci suredir. Ayetlerin sayısı yedidir. Mekke’de nazil olmuştur."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



30. ""Ya Rabbi, göz açıp yumuncaya kadar bile beni bana bırakma.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



31. "Yani gündüzümüz iyi olunca gecemizi Allah’a ayıralım değil, gündüzümüzün iyi olması için gecemizi Allah’a ayırmak zorundayız. Gece kalkıp vahiyle beraber olabilirsek bilelim ki gündüzümüz programsızlıktan kurtulucaktır."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



32. "Ya Rabbi! Beni yaratan sen olduğuna göre, benim sahibim sen olduğuna göre, beni en iyi tanıyan da sensin! Benim nasıl mutlu olacağımı? Nasıl huzurlu olacağımı? Nasıl bir hayat yaşarsam dengede olacağımı en iyi bilen de sensin. Öyleyse ben bu konuda, ben hayat programım konusunda sana güveniyor, senin emanında bir hayata yöneliyor, vekâletimi sana veriyorum. Benim adıma, benim hayatıma ne karar alırsan ben onları aynen uygulayacağım ya Rabbi."


- Besair'ul Ehadis 3. Cilt



33. "Aramayan bulmanın sevincini bilemez.
Ayrı düşmeyen kavuşmanın ne demek olduğunu anlayamaz.
Beklenti içinde olmayan bulmanın ne anlama geldiğini bilemez."


- Besairul Kuran Tefsiri



34. "Söyleyen kim olursa olsun, herhangi bir kişiden İslâm hakkında bir söz duyulduğunda delil sormadan ona uyulmaması gerekir. Çünkü onun dediği şey yanlış olursa, ona uyan kişilerin Allah katında herhangi bir mazeretleri olamaz."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



35. "Kur’an’ı anlamanın birinci yolu yine Kur’an’dır. Kur’an’ın ilk müfessiri yine Kur’andır."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



36. "Cennet için yarışın!"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



37. "Mâlik Bin Dinar der ki:

“Ey Kur’an okuyucuları! Ey ehli Kur’an olanlar! Okuduğunuz Kur’an sizin kalplerinize ne ekti ona bir bakın. Nasıl ki yağmur arzın baharı ise okuduğunuz Kur’an da mü’minin kalbinin baharıdır.”"


- Besairul Kuran Tefsiri



38. ""Eğer şu güneşin sahibi sizler olsaydınız, bu kadar cömertçe sunmazdınız insanlara onu. Karşılığını almadan kimsenin ısınmasına, aydınlanmasına izin vermezdiniz.""


- Besâiru'l Kur'ân 6.Cilt



39. "Akıllarınızı, zekâlarınızı sadece para kazanmaya değil de biraz da Allah’ın âyetlerini tanımaya, ağızlarınızı sadece yemeye içmeye değil de biraz da Allah’ın dinini çoluk çocuğunuza anlatmaya harcayın. Böylece Allah’a güzel bir borç sunun ki yarın Allah’tan onu alasınız."


- Besairul Kuran Tefsiri



40. "Öyle yüce, öyle mükemmel, öyle hamde lâyık bir Rabbimiz var ki bizim. O, kuluna, kullarına kurtuluşu göstermek ve kullarının hayatlarını düzenlemek üzere bir kitap indirmiştir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



41. "Eğer bir toplum kısası uygulamayarak insan hayatına gereken kutsiyeti vermezse, katili korumaya çalışırsa, bu suça prim vermiş ve binlerce insanın hayatını tehlikeye atmış demektir. Ölüm cezasını tamamen kaldırarak cinayetleri teşvik etmek, insan hayatına karşı işlenmiş en büyük insanlık suçlarından biridir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



42. "Hamd etmek, tam ve mükemmel kabul etmek de-mektir. Eksiksiz ve kusursuz kabul etmek demektir. Bu mânâda hamd yalnız Allah’a aittir. Zira tam ve mü¬kemmel olan, eksiksiz ve kusursuz olan sadece Allah’tır. Allah dı¬şında herkes ve her şey eksiktir, nâkıs¬tır, kusurludur, mükemmel değildir."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



43. ""Hak ve gerçek olan, Rabbinden gelendir. Bu hususta asla şüpheye düşenlerden olma!"
|Bakara٠147

Hak Avrupa'dan gelen değil, hak ABD'nin dediği değil, hak babamın dediği değil, hak hocamın dediği değil, hak bizim cemaatin dediği değil, hak Allah'tan gelendir. Hukuk Allah'ın hukukudur, yasa Allah'ın yasasıdır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



44. "Cenâb-ı Hak mü’min demez, kâfir demez, dinsiz demez, ateist de¬mez, komünist demez, şinktoist demez herkese nîmetlerinden bol bol ihsan eder. Hattâ Allah’ın günü kendisine küfredenlere bile mer¬hame¬tiyle, rahmetiyle muamele eder. Havalarını, sularını, güneşlerini, ni-metlerini kesivermez insanların. İşte bu Rahmân sıfatının ge¬reğidir. Ama tabi burada mü’minin hatırına bir sual gelebilir. Ya Rabbi! Ben dünyada seni Rab ve İlâh bildim. Ben hayat progra¬mımı senden al¬dım. Bir ömür boyu senin benim adıma aldığın kulluk maddelerine ri¬âyet ede-rek yaşadım. Ama sen beni bir kâ¬firle denk tutuyorsun. Beni ondan niye ayırmıyorsun ya Rabbi? diye eğer mü’minin hatırına bir soru gelirse, o zaman da Cenâb-ı Hak buyurur ki: Kulum! Sen üzülme, ben senin için Rahîmim de aynı zamanda. Benim Rahîm sı¬fatım da var. Bu sıfa¬tımın gereği ve tecellisi olarak öbür tarafta sa¬dece mü’minlere merhamet edeceğim diyor besmelenin bu bölü¬münde. Kulum, sen hiç endişe etme, öbür tarafta seni cennetime ko¬yacak ve yalnız mü’min-lere cemâlimi göstereceğim buyurur. Rabbimizin Rahmân sıfatının tecellisini burada görüyoruz, ama belki de Rahîm sıfatının tecellisini öbür tarafta göreceğiz. Cennette cema¬lini bize göster¬mek sûretiyle Rabbimiz bize Rahîm sıfatıyla tecelli edecektir."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



45. "Peygambersiz bu kitabın anlaşılması mümkün değildir."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



46. "“Kulum, sa¬kın sen bu ko¬nuda merak etme! Seni senden daha çok düşünen, se¬nin adına aldığım kararlarla bildiğin bilmediğin bütün zararlardan seni koru¬yan, sana bildiğin bilmediğin bütün menfaatlerini celbeden Rah¬mân ve Rahîm’im ben” diyor ve böyle bir kuşkuyu ta işin başında izâle ediyor, bizi serinletiyor Rabbimiz."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



47. "Peygamber'e îmân demek; onun örnekliğine îmân demektir. Peygamber'e îmân demek; Allah'ın bizden istediği kulluğu icra ederken mutlak manada kendisine uyulması gereken model insan oluşuna, numune insan oluşuna îmân demektir. Peygamber'e îmân, O'nun hayat programına îmân demektir. Peygamber'e îmân, O'nun Allah'tan getirip haber verdiği şeylerin tamamının doğruluğuna îmân demektir. Peygamber'e îmân, Allah’ın O'nun vasıtasıyla insan hayatına karıştığına îmân demektir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



48. "Şu Kur'an ayetlerinden daha hikmetli ne olabilir ki?"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



49. "Hayatınızın hesabını bu kitaba göre vermek zorunda kalacaksınız."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



50. "Okuma işi, dört azanın eylemidir. Göz, dil, akıl, kalp. Gözle görülür, dille telaffuz edilir, akıl okunanı tercüme eder, kalp de ona göre tavır alır. Göz görmüş, dil telaffuz etmiş ama akıl onu tercüme etmemiş, kalp de buna göre bir tavır almamışsa, buna okuma denmeyecektir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



51. "Okuma işi, dört azanın eylemidir. Göz, dil, akıl, kalp. Gözle görülür, dille telaffuz edilir, akıl okunanı tercüme eder, kalp de ona göre tavır alır. Göz görmüş, dil telaffuz etmiş ama akıl onu tercüme etmemiş, kalp de buna göre bir tavır almamışsa, buna okuma denmeyecektir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



52. "Ekonomik insan olma belası, bu toplumun en büyük belasıdır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



53. "Kendilerini Allah'a kulluk ortamından çıkaran bir toplum hayatını israf etmiştir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



54. "Allah için sevmekle, Allah’ı sever gibi sevmek elbette farklı olacaktır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



55. "Elbette Allah herkese layık olduğunu verır..."


- Besairul Kuran Tefsiri



56. "Öyleyse insanca, Müslümanca bir hayat yaşamak, hayatımızı bereketlendirmek, gecelerimizi Kadir gecesine çevirmek istiyorsak, her birimiz nereden yönelirsek yönelelim bu kitâba yönelmek zorundayız. Bir ip var ki gökyüzünden arza uzatılmış, çukurun içinde olan herkes ona uzanmak zorunda."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



57. "أفلا يتدبرون القران أم على قلوب أقفالها

“Bunlar Kur'ân'ı hiç düşünmezler mi? Yoksa kalpleri kilitli midir?” (Muhammed; 47/24)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



58. "Anlamayarak yapılan ibadette ve düşünülmeden gerçekleştirilen kıratte hayır yoktur ."


- Besairul Kuran Tefsiri



59. "Gören gözün varsa haydi bunu sana veren Allah yolunda kullan. Elin mi var tutan, ayağın mı var yürüyen, kulağın mı var duyan, kalbin mi var hisseden, aklın mı var anlayan, kavrayan? Haydi onu sana verenin istediği yerde kullan."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



60. ""Şu Kur'ân'ın önüne hangi kitap geçirilebilir?""


- Besairul Kuran Tefsiri



61. "İnsanlığın başlangıcı tevhittir, aydınlıktır. Küfür, şirk, bâtıl ve karanlıklar sonradan çıkmış ârızî şeylerdir."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



62. "Öyleyse insanca, Müslümanca bir hayat yaşamak, hayatımızı bereketlendirmek, gecelerimizi Kadir gecesine çevirmek istiyorsak, her birimiz nereden yönelirsek yönelelim bu kitâba yönelmek zorundayız. Bir ip var ki gökyüzünden arza uzatılmış, çukurun içinde olan herkes ona uzanmak zorunda."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



63. "Gören gözün varsa haydi bunu sana veren Allah yolunda kullan. Elin mi var tutan, ayağın mı var yürüyen, kulağın mı var duyan, kalbin mi var hisseden, aklın mı var anlayan, kavrayan? Haydi onu sana verenin istediği yerde kullan."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



64. ""Doğrusu son varış Rabbinedir."
(Necm 42)"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



65. "Demek ki ibâdet; tüm hayatın Allah için yaşanmasının adı­dır. Kişi o zamanı kimin adına ve kimi memnun etmek için yaşa­mışsa ona ibâdet etmiş demektir."


- Besairul Kuran Tefsiri



66. "Rahmeti gereği Rabbimiz bizi yaratmış, yoktan var etmiş ve gönderdiği kitabıyla bize yol göstermişken, şimdi kendilerine karşı rahmet olarak gönderilen bu kitaba karşı kayıtsız kalan, ilgisiz kalan, hatta onu inkâr eden, bu hayat programından habersiz bir şekilde kendilerine hayat programı yapmaya kalkışan kimselerden daha zâlim kim vardır? Kendilerini bu kitaptan, bu kitabı kendilerinden uzak tutan insanlardan daha zâlim kim olabilir?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



67. "Ey insanlar, unutmayın ki Allah’ın vaadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Dünyanın konumu sizi aldatmasın. İmtihan gereği bu dünyada Allah size dokunmuyor diye sakın Allah’ı atlattığınızı sanmayın. Dünyayı ebedî zannetmeyin. Sakın bu dünyada yaptıklarınızın yanınıza kâr kalacağını, hesabının sorulmayacağını, sü-menaltı edileceğinizi sanmayın. Unutmayın ki ölüm, diriliş, kıyâmet, hesap kitap haktır; cennet hak, cehennem haktır. Hak olan bir Allah-tan, hak olan bir kitap ve hak olan bir peygamber vasıtasıyla size tüm bu haklar ulaştırıldıktan sonra sakın ha sakın sizi aldatıcılar aldatmasın. Allah’la aldatanlar sizi aldatmasınlar."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



68. "Eğer bir şey Allah yolunda harcanmışsa, kesinlikle o doğru yolda harcanmıştır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



69. "Kuran’a hürmet ;onu kimsenin el değemeyeceği yüksek yerlere kaldırmak değil ,sürekli onu el altında bulundurup elden düşürmemeye ve onunla bilgilenmeye çalışmaktır."


- Besairul Kuran Tefsiri



70. "Bir mü'min besmelenin daha “B” har¬fine başlarken şunu demektedir: Ya Rabbi! Şu anda senin adına, senin namına, senin için, sen istediğin için, senin benim hayatıma aldığın kulluk maddelerinden birini söyleyeceğim veya yapacağım demekte¬dir."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



71. "Canlarınızı, bedenlerinizi, akıllarınızı, zamanlarınızı, mallarınızı bugün Allah'a emanet verirseniz, yani bütün bunları Allah yolunda ve Allah’ın hizmetinde kullanırsanız: "Ya Rabbi! Senin yolunda harcıyorum ve Sana emanet ediyorum, yarın lâzım olunca Senden alırım." derseniz bilesiniz ki onlara en çok muhtaç olduğunuz zaman Allah onu size kat kat ödeyecektir. Böyle demeseniz bile her biri zaten kaybolup gidiyor."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



72. "Bu kâfirlerin her çağda tek hedefleri, yeryüzünde İslâm'ın ve Müslümanların mevcut olmamasıdır. İslâm'ın ve Müslümanın varlığı bu kâfirlerin korkulu rüyasıdır. Bunlar şunu kesinlikle biliyorlar ki: Yeryüzünde İslâm varsa küfür asla yaşayamaz."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



73. "Şükür, sadakat makamıdır."


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



74. "Şunu hiçbir zaman unutmayacağız ki, bu kitabı ölülere değil, dirilere okuyacağız. Kabirdekilere değil, hayattakilere okuyacağız. Henüz ölmedik diye önce kendimize, sonra da dışımızdakilere okuyacağız."


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



75. ""Doğrusu son varış Rabbinedir."
(Necm 42)"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



76. "Malını Allah yolunda veremeyen insanlar canlarını nasıl verebilecekler? Cebimdeki on lirayı Allah için harcayamayan ben, ömrümün on saatini yahut ilerde ömrümün tamamını nasıl verebileceğim?"


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



77. "Dostluk imanın bir ölçüsüdür.."


- Besâiru'l Kur'ân 5.Cilt



78. ""Allah, ummadığı yerlerden ummadığı biçimde ona yardımını ulaştırır.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



79. ""Kime ihtiyacımız var bizim Allah'tan başka?""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



80. ""Sıkıntı ve hastalık hallerinde, şiddetli savaşta sabredenlerdir."
|Bakara, 177

Allah çeşitli hastaliklarla imtihan eder kullarını. Sosyal hastalıklar, ailevî hastalıklar, bedenî hastalıklar. Mü'min kesinlikle bilirler ki; bunlar günahlara kefarettir. Hastalıklar anında Müminler isyan etmezler, sapıtıp dağıtmazlar. Çünkü isyan ne çekilen acılara derman olur ne de günahlardan arınmaya sebep olur."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



81. "'Onsuz olmaz'ların peşinde koştururken, namazı bile terk eden insanlar acaba o peşinde koştukları şeylerin kulu, kölesi olmamışlar mı? Paraya, marka, dolara, eve, arabaya zaman ayıracağız diye Kur'ân ve sünnet tanımaya zamanları kalmayanlar, acaba neyin kulu, kölesi olmuşlar?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



82. "İyilik ve kötülükte kıstas, Allah’ın vahyidir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



83. "Korkmak bir ibâdettir ve ibâdet yalnızca Allah'a yapılmalıdır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



84. "Tüm dünya şahittir ki Kur'ân'ın yeryüzünü şereflendirdiği ilk dönemde yeryüzünün en cahil toplumu Kur'ân sayesinde yeryüzünün en alimleri olmuştur"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



85. "Yeryüzünde dalından düşen bir yaprak, gökyüzünden yere düşen bir damla, insanın ağaran saçının bir teli, yıldızlar, ay, güneş, bulutlar, rüzgarlar, dağ başında biten bir çiçek bile O'nun emriyle gerçekleşmektedir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



86. "Zorlama ile iman da itikat da caiz değildir. Zorlamanın sonucunda gerçekleşecek imana iman denmez. Zorlamanın sonucu kabul edilen bir iman, Allah'ın istediği bir iman değildir. Aynen bunun gibi zoraki kılınan namaz, namaz değildir, zoraki tutulan oruç, oruç değildir."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



87. "Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



88. "Ne Ademsiz Havva, ne de Havva’sız Adem düşünülemez. Bunun içindir ki, kesinlikle İslam, kadınla erkeği karşı karşıya getirmez. İslam kadınla erkeği böyle karşı karşıya getirmediği gibi asla kadın erkek eşitliği, kadın erkek eşitsizliği gibi zırvaları da gündeme getirmez. Hiçbir zaman konu etmez bunu. İslama göre böyle bir problem yoktur…Zira bu iki varlığı ayrı düşünmez İslam. Bu ikisi bir varlıktır."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



89. ""Kaç hadis var üzerinde kafa yorduğumuz? Yâni, böyle anlamaya ve amel etmeye çalıştığımız, hayatımızı onunla düzenlemeye çalıştığımız kaç peygamber uygulaması varsa o kadar Müslümanlığımız var demektir.
Bir de kitaptan kaç ayet bilgimiz var onu düşünün. Bildiğimiz ve onunla hayatımızı düzenlediğiniz kaç ayetimiz var?
Eğer sadece namaz, oruç, hac ve zekât âyetlerini bilmek yetiyorsa, eğer sadece bunlar insanı cennete götürecekse, o zaman Kur’an’dan diğer bölümleri alıp atalım ya da Rasulullah’ın sünnetinden diğerlerini çıkarıp atalım, din bozulmayacaktır o zaman.
Halbuki o âyetlerden ve o hadislerden her biri, bizim hayatımızın bir birimini düzenlemek için gelmişti. Ve o âyeti, o hadisi bilmeyen bizler hayatımızın o birimini hep yanlış düzenlemişiz demektir.""


- Besairul Kuran Tefsiri



90. "Müslümanlar hem dünyada hem de âhirette kâfirlerden üstündürler. Her ne kadar zahiren kâfirler, Müslümanlar karşısında son elli-yüz yıldır bir üstünlük sağlamış gibi görünseler de. Ya da son elli-yüz yıldır Müslümanlar, bu kâfirler karşısında bir komplekse düşmüş olsalar da."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



91. "Müslüman, namaz kılarken Allah'ın kulu ama ticaret yaparken kapitalizmin kulu olamaz. İslâm'da böyle bir laisizm (laiklik) yoktur. Kişi namaz kılarken de Allah ile karşı karşıya, ticaret yaparken de Allah huzurundadır."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



92. "Hayatınızı Allah için yaşayın!"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



93. ""Ey iman edenler, Allah ve peygamberinin önüne geçmeyin. Allah’a karşı muttaki davranın; doğrusu Allah işitir ve bilir."

(Hucurât 1,2)

İman edenler, iman şerefiyle şereflenenler, kendilerini Allah güvencesinde hissedenler, Allah diniyle, Allah âyetleriyle emniyeti yaşayanlar, Allah’a kullukta güven bulanlar, Allah’la kendilerini emniyette bilenler, Allah ve Resûlünün en doğru, en güzel yolu gösterdiğine güvenenler Allah ve Resûlünün önüne geçmemelidirler. Allah ve Resûlünün önünde yürümemelidirler. Allah ve Resûlünün peşi sıra gitmelidirler. Allah ve Resûlüne sormadan, Allah ve Resûlünden izin almadan hiçbir şey yapmamalı, hiçbir karar vermemelidirler. Rabbimiz biz mü’minlerden bunu istiyor. Ukalâlık etmeyeceğiz. Kendi düşüncelerimizi, önyargılarımızı, başkalarının düşüncelerini kitabın ve sünnetin önüne geçirmeyeceğiz. Gündemlerimizi kendimiz belirlemeye kalkışmayacağız. Hayatımızı Allah’ın kitabı ve Resûlünün sünneti belirleyecek. Eğer gerçekten inanmışsak, gerçekten bu sözümüzde samimiysek o zaman zinhar Allah ve Resûlünün önüne geçmemeliyiz. Allah ve resûlünün koyduğu kuralların, buyrukların, yasaların, kanunların, dinin, bizden istediği hayat programının önüne alternatif bir din, alternatif bir kanun, alternatif bir yol, alternatif bir değer yargısı koyarak onun önüne geçmemeliyiz."


- Besairul Kuran Tefsiri



94. ""Ya Rabbi, ben nefsime zulmettim, beni bağışla...""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



95. ""Bir insan düşünün ki günde en az kırk defa namazlarında Al­lah’tan sırat-ı müstakim istiyor. “Ya Rabbi ne olur bana dosdoğru yolu göster...” di­yor.

Allah da; “Ey kulum, işte sırat-ı müstakim! İşte istediğin dosdoğru yol!” buyurarak kitabını kendi­sine arz ettiği halde, yine de Kur’an’la beraber olmu­yorsa, Kur’an’la yol bulmaya çalışmıyorsa, Kur’an’ı anlamaya çalışmı­yorsa, ona müra­caata yanaşmıyorsa, esasen bu adam ne istediğinin farkında ol­mayan bir sarhoştan başkası değildir. Namazlarında ne dediğinin, ne okuduğunun, ne istediğinin farkında olmayan sarhoştur bu in­sanlar.""


- Besairul Kuran Tefsiri



96. "O gün hüküm günüdür. O gün ceza günüdür. O gün Adalet günüdür. O gün adaletin ve hakkın ikame edildiği gündür. O gün hiç kimseye haksızlık yoktur."


- Besairul Kuran Tefsiri



97. "Hz.Enes(r.a) anlatıyor:
Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir:Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs.
(Buharı,Rikâk 5;Müslim,Zekat 115,(1047))"


- Besair'ul Ehadis 2. Cilt



98. ""Kur’an’da “şehid” diye bir kavram vardı. Şehid, yaşadığı hayatla Allah’ın varlığına şahitlik eden kişiydi. Şehid, Allah adına hayatını fedâ eden kişiydi. Şehid, başkalarının dirilişi için kendini fedâ eden insandı.
Ama müslümanlar bu kavramı mevzisinden kopardılar, farklı yerlerde, farklı kalıplara döktüler ve karşımıza çok farklı şehid anlayışları çıkıverdi. Devrim şehidi, demokrasi şehidi, vatan şehidi vs, vs.""


- Besairul Kuran Tefsiri



99. ""Eğer bilmekle iman aynı şey olsaydı, tüm ehl-i kitap mü'min olurdu.

'Kendilerine kitap verilenler, hakkı avuçlarının içini bildikleri gibi bilirler.'(Bakara: 146)

Eğer sadece dil ile ikrar iman olsaydı, o zaman tüm münâfıklar da mü'min sayılırdı. Çünkü onlar da dilleriyle inandıklarını söyleyerek kalplerinde olmayanı ortaya koymaya çalışırlar.""


- Besairul Kuran Tefsiri



100. ".
Allah'la beraber olan bir tek mümin, aslında tüm dünyadan güçlüdür..

~"


- Besâiru'l Kur'ân 11.Cilt



101. "Müslüman, teslim olan kişidir. İradesini Allah'a teslim eden kişidir Müslüman. Yani Allah’ın seçimini kendisi için seçim kabul eden, arzularını Allah'ın arzularına teslim eden kişidir. Allah onun adına bir şeyden razıysa, Mü'min de ondan razı olmuştur."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



102. ""Toplumda daima iyilikler konuşulacak, iyilikler yaygınlaştırılacak, iffetli, hayalı bir hayat konuşulacak ve herkes iyiliğe doğru yönlendirilecek.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



103. "Müslümanlar hem dünyada hem de âhirette kâfirlerden üstündürler. Her ne kadar zahiren kâfirler, Müslümanlar karşısında son elli-yüz yıldır bir üstünlük sağlamış gibi görünseler de. Ya da son elli-yüz yıldır Müslümanlar, bu kâfirler karşısında bir komplekse düşmüş olsalar da."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



104. "Müslüman, namaz kılarken Allah'ın kulu ama ticaret yaparken kapitalizmin kulu olamaz. İslâm'da böyle bir laisizm (laiklik) yoktur. Kişi namaz kılarken de Allah ile karşı karşıya, ticaret yaparken de Allah huzurundadır."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



105. "Hayatınızı Allah için yaşayın!"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



106. "Eğer bir yönelsen kitaba,bir eline alsan göreceksin bu kitap başka kitaplara benzemez!..."


- Besairul Kuran Tefsiri



107. "Fâtiha’daki bu talebine karşılık Rabbimizin gösterdiği hidâyet rehberi olan Kur’an’ı gece gündüz anlamaya çalışmayan her¬kes sarhoştur. Kitaptan habersiz yaşayan herkes Allah’a karşı büyük bir küstahlık içindedir. Elinde kendisi rehberliğinde bir hayat yaşaması gereken Kur’an olduğu halde o kitaptan habersiz yaşayanlar, kitaptan habersiz hayatına program yapanlar kesinlikle yolsuz yordamsızdırlar."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



108. "Allah'ın bizim adımıza seçtikleri ve beğendikleri güzeldir, gerisi boştur ve batıldır."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



109. "Çünkü kitabın bir adı da ruhtur, hayattır. Kitabın olmadığı yerde, kitabın olmadığı gönüllerde, kitabın olmadığı toplumlarda iman yoktur, inanç yoktur ve bunun için de orada hayat yoktur. Çünkü vahiyden uzak olan bir yerde hayat da yoktur."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



110. "“Ben isteseydim Fâtiha’dan yüz deve yükü kitap telif eder¬dim” buyuran Hz. Ali Efendimizden tutun da, Fâtiha’dan bin mesele çıkaran Fahreddin Râzî’ye kadar, Fâtiha’yı anlayabilmek için on, on beş yılını veren selef¬ten pek çoklarına kadar onun kıymetini bilenler bildiler. Al¬lah biz¬leri de Fâtiha’nın kadr u kıymetini bilenlerden, onu anlayıp onun is¬tediği gibi inanan ve yaşayan kullarından eylesin inşallah."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



111. "Allah'ın nûruyla ilgi kuramamış, Allah'ın kitâbıyla tanışamamış, Allah'ın dinini kabul edememiş kişi karanlıklar içindedir. Allah'ın nûruyla aydınlanmayan yerler, gökler, gece ve gündüzler zifiri karanlıktır. Allah'ın nûruyla aydınlanmayan gözler kör, kulaklar sağır, kalpler bin türlü şüphe ve tereddütler içinde, bin türlü ıstırap ve buhranlar içinde çırpınır durur."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



112. "Allah tüm varlıklar için bir düzen göstermiş de insan için göstermemiş mi acaba? Göstermiş ama insan biraz ukalâ, bazen aciz olduğunu unutup O'na kafa tutmaya kalkışabiliyor. Güneşe şöyle döneceksin! demiş, dönüyor. Aya bir yörünge tayin etmiş, ay da o yörüngede hareket ediyor. İnsan için de böyle bir yörünge tayin etmiş. Yataktan yatağa bir yörünge çizmiş. Uyu, sabahleyin kalk, abdest al, namaz kıl, zikirle, Kur'ân'la meşgul ol, hadisle, sünnetle ilgilen, helâlinden maişet ara, çocuğunla ilgilen, hanımınla beraber ol, ilim öğren, iyiliği emret, kötülüğe engel ol, öğle, ikindi, akşam, yatsı namazını kıl, sonra tekrar gelip yat! Yarın bir daha, ertesi gün bir daha diye insan için de bir yörünge çizmiştir. Hayatın tümünü kapsayan bir program veya başka bir deyişle kaderdir bu. Hiçbir varlık bu kaderin dışında veya başıboş değildir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



113. "Hanımından, çocuklarından itaat bekleyen sen, Rabbine ne kadar itaat ediyorsun? Unutma ki sen, kendi Rabbine, kendi efendine ne kadar itaat ediyorsan; senin hanımın ve çocukların da sana ancak o kadar itaat edeceklerdir. Öyleyse hanımınla aranın düzelmesini isteyen sen, önce Rabbinle aranı düzeltmek zorundasın. Rabbinin emirlerine itaate koşmalısın."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



114. "Güneş güneşken Allah'ı dinler de ay ayken Allah'a boyun büküp teslim olur da bana ne oluyor? Ben niye teslim olmayacakmışım ona?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



115. "Kuran’da kendini tanıtan bir Allah’a değil de kendi kafasında şekillendirdiği bir Allah’a inanan kişi, Allah’a iman etmiş değil de kendi kendine tapınıyor demektir."


- Besâiru'l Kur'ân 12.Cilt



116. "“(Ya Rabbi) Bizi doğru yola hidâyet eyle!.”
(Fâtiha 6)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



117. "Bu toplumun problemi ekmek değildir.Bu toplumun problemi Kur’an’sızlıktır.Bu toplumun gündemine Kur’an’ı indirmedikçe ne fakirliği,ne hastalığı,ne hukuku,ne eğitimi,fuhşiyatı,hırsızlığı düzeltmeniz mümkün değildir."


- Besâiru'l Kur'ân 6.Cilt



118. "Kur’an’ı Kerim’de akıl kelimesi hiçbir zaman kendi başına “el aklu” olarak kullanılmamıştır. Akıl kendi başına hiçbir işe yaramaz, kendi başına hiçbir şey yapamaz da onun için böyle denilmiştir. Akıl kendi başına hiçbir şey değildir. Ön bilgi vereceksin, yan bilgi vereceksin, kulağa kullanacak, gözü kul kullanacaksın da akıl ondan sonra bir şey yapacak. Değilse akıl hiçbir şey yapamaz. Ondan dolayıdır ki “ akletmez misiniz!” denmiş . Tıpkı “görmez misin!” demek gibi."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



119. "53. “Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefs, Rabbi-min merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir.”"


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



120. "Çünkü kitabın bir adı da ruhtur, hayattır. Kitabın olmadığı yerde, kitabın olmadığı gönüllerde, kitabın olmadığı toplumlarda iman yoktur, inanç yoktur ve bunun için de orada hayat yoktur. Çünkü vahiyden uzak olan bir yerde hayat da yoktur."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



121. "“Ben isteseydim Fâtiha’dan yüz deve yükü kitap telif eder¬dim” buyuran Hz. Ali Efendimizden tutun da, Fâtiha’dan bin mesele çıkaran Fahreddin Râzî’ye kadar, Fâtiha’yı anlayabilmek için on, on beş yılını veren selef¬ten pek çoklarına kadar onun kıymetini bilenler bildiler. Al¬lah biz¬leri de Fâtiha’nın kadr u kıymetini bilenlerden, onu anlayıp onun is¬tediği gibi inanan ve yaşayan kullarından eylesin inşallah."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



122. "Allah'ın nûruyla ilgi kuramamış, Allah'ın kitâbıyla tanışamamış, Allah'ın dinini kabul edememiş kişi karanlıklar içindedir. Allah'ın nûruyla aydınlanmayan yerler, gökler, gece ve gündüzler zifiri karanlıktır. Allah'ın nûruyla aydınlanmayan gözler kör, kulaklar sağır, kalpler bin türlü şüphe ve tereddütler içinde, bin türlü ıstırap ve buhranlar içinde çırpınır durur."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



123. "Hanımından, çocuklarından itaat bekleyen sen, Rabbine ne kadar itaat ediyorsun? Unutma ki sen, kendi Rabbine, kendi efendine ne kadar itaat ediyorsan; senin hanımın ve çocukların da sana ancak o kadar itaat edeceklerdir. Öyleyse hanımınla aranın düzelmesini isteyen sen, önce Rabbinle aranı düzeltmek zorundasın. Rabbinin emirlerine itaate koşmalısın."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



124. "Güneş güneşken Allah'ı dinler de ay ayken Allah'a boyun büküp teslim olur da bana ne oluyor? Ben niye teslim olmayacakmışım ona?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



125. "Kuran’da kendini tanıtan bir Allah’a değil de kendi kafasında şekillendirdiği bir Allah’a inanan kişi, Allah’a iman etmiş değil de kendi kendine tapınıyor demektir."


- Besâiru'l Kur'ân 12.Cilt



126. ""İmandan kaynaklanmayan ameller peşinde koşarsak veya iman ettiğimiz halde o konunun amelini gündeme getirmezsek, işte böyle bozuk düzen bir hayat yaşarız.
Sahâbe öyle değildi. İnanıyor yaşıyordu, inanıyor yapıyordu, yaptığı inancıydı, inandığını yapıyordu, işte böyle devam edince de güçlü oluyordu sahabe. Fark etmiyordu ki onun için, hesabı her gün denkleştiriyor, aldığı belli, verdiği belli. O kadar rahat ki; ölecekmiş, neden korksun ki? Hesabı tamam, biliyordu ki zaten ölecek.""


- Besairul Kuran Tefsiri



127. "Yalnız Allah'ın indirdiği haktır. Ona muhalefet eden her şey bâtıldır ve sapıklıktır. Tüm insanlık bir şey üzerinde toplanıp bu haktır deseler de, şayet o Allah'ın indirdiğine ters düşüyorsa bâtıldır. Allah’ın indirdiğinin dışında hak yoktur."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



128. "~
İstifade ettiğiniz tüm nimetlerden hesaba çekileceksiniz.. (Hadis)

.."


- Besâiru'l Kur'ân 11.Cilt



129. "Kur'an ve sünnete tanıştıktan sonra cahiliyenin tüm pisliklerinden silkinmek zorundayız. Yeniden bir hayatla doğmak zorundayız. Tüm hayatımızı Kur'an ve sünnet kılıcıyla yeniden gözden geçirmek zorundayız. Tarihin örümcek ağı gibi öre öre günümüz insanına taşıyıp getirdiği tüm yanlış ve çarpık din anlayışlarını, Kur'an ve sünnet kılıcıyla ıslah olmamış tüm adet ve gelenekleri, sayısız batıl inanışları, dinle ilgisi olmadığı halde dinmiş gibi hayatımızı işgal etmiş bütün bidat ve hurafeleri Kur'an ve sünnet projektöründe yeniden gözden geçirmek ve ıslah etmek zorundayız."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



130. "Her gelecek yakındır, bir de kıyamet her şeyden yakındır."


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



131. "İşte kitabın aslı da bu dinin aslı da budur. Hal böyleyken ey Müslümanlar, nasıl olur da sizler tıpkı Yahudi ve Hıristiyanlar gibi kitabı ve peygamberi bırakıp da kendinize yeni yeni önderler bulmaya, önderler aramaya kalkışırsınız? Nasıl olur da kitabı ve peygamberleri tanımak ve tanıtmak dururken, başka önderleri anlatıp onları tanıtmaya çalışıyorsunuz?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



132. ""Müslümanca bir hayata sabreden, yalnızca Rablerine tevekkül edip güvenenlerin mükâfatları ne güzeldir...""


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



133. "İslâm'ı yaşamak çok kolaydır. Çünkü İslâm, fıtrat dinidir. Bu yol, fıtratın sahibinin yoludur. Bu din, fıtratı bilenin dinidir. Eğer bir vida bir yer için yapılmışsa, oraya kolayca zorlamadan girer. Ama vida o deliğe göre değilse, altından da olsa gümüşten de olsa zorlanacaktır. Tıpkı şu anda fıtrata uygun olmayan, fıtratı bilmeyen beşer yapımı sistemlere uyumaya zorlanan insanların zorlandıkları gibi."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



134. "Unutmayın ki başarıyı, zaferi Allah'a değil de cahili güç anlayışlarına, sayısal güç anlayışlarına endekslediğiniz anda sizin için kayıp başlamış demektir."


- Besair'ul Ehadis 3. Cilt



135. "Kişi sağlıklı zamanlarında ibâdetli ve taatli olursa, hasta olunca bunları yapmadığında sağlıklı iken yaptıklarına devam ediyormuş gibi sevabını kazanmaya devam eder."


- Besair'ul Ehadis 2. Cilt



136. ""Kaç yıllık zevklere feda ettiniz cenneti? Dünya hayatınız, dünya zevkleriniz ne kadardı da bu sonsuz hayatı ona feda ettiniz? Değer miydi?""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



137. "Ama yarın zaten Allah'ın alacağı, toprak olacağı bu azaları neden bugün O'nu verenin yolunda kullanmıyoruz?"


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



138. "“Elif lâm mîm. İşte kendisinde şüphe olmayan bu kitap muttakiler için hidâyet kaynağıdır."
(Bakara 1,2)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



139. "Sormak lâzım; inandıkları Allah, uğrunda mal harcamaya değmeyen bir Allah olan bu insanlar, o Allah uğrunda canlarını nasıl feda edecekler?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



140. "Kur'an ve sünnete tanıştıktan sonra cahiliyenin tüm pisliklerinden silkinmek zorundayız. Yeniden bir hayatla doğmak zorundayız. Tüm hayatımızı Kur'an ve sünnet kılıcıyla yeniden gözden geçirmek zorundayız. Tarihin örümcek ağı gibi öre öre günümüz insanına taşıyıp getirdiği tüm yanlış ve çarpık din anlayışlarını, Kur'an ve sünnet kılıcıyla ıslah olmamış tüm adet ve gelenekleri, sayısız batıl inanışları, dinle ilgisi olmadığı halde dinmiş gibi hayatımızı işgal etmiş bütün bidat ve hurafeleri Kur'an ve sünnet projektöründe yeniden gözden geçirmek ve ıslah etmek zorundayız."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



141. "Her gelecek yakındır, bir de kıyamet her şeyden yakındır."


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



142. "İslâm'ı yaşamak çok kolaydır. Çünkü İslâm, fıtrat dinidir. Bu yol, fıtratın sahibinin yoludur. Bu din, fıtratı bilenin dinidir. Eğer bir vida bir yer için yapılmışsa, oraya kolayca zorlamadan girer. Ama vida o deliğe göre değilse, altından da olsa gümüşten de olsa zorlanacaktır. Tıpkı şu anda fıtrata uygun olmayan, fıtratı bilmeyen beşer yapımı sistemlere uyumaya zorlanan insanların zorlandıkları gibi."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



143. ""Kaç yıllık zevklere feda ettiniz cenneti? Dünya hayatınız, dünya zevkleriniz ne kadardı da bu sonsuz hayatı ona feda ettiniz? Değer miydi?""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



144. "Ama yarın zaten Allah'ın alacağı, toprak olacağı bu azaları neden bugün O'nu verenin yolunda kullanmıyoruz?"


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



145. "“Elif lâm mîm. İşte kendisinde şüphe olmayan bu kitap muttakiler için hidâyet kaynağıdır."
(Bakara 1,2)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



146. "Sormak lâzım; inandıkları Allah, uğrunda mal harcamaya değmeyen bir Allah olan bu insanlar, o Allah uğrunda canlarını nasıl feda edecekler?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



147. "Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



148. "Rab, günlük hayat programını çizendir. Günlük hayatımızın tümünde Rabbimiz Allah olmalı. Hayatımızın bazı bölümlerinde Rabbimiz Allah, bazı bölümlerinde de başka Rablere, başka Efendilere hizmet etmemeliyiz. 24 saatin tümünde Rabbimiz Allah olmalı."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



149. ""İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz?
Üstelik kitabı da okuduğunuz halde.
Aklınız yok mu sizin?"

(Bakara; 2/44)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



150. "Ah! Keşke insanlar kendilerine lâzım olmayan haberler peşinde koşacaklarına gerçekten kendilerine lâzım olan haberlere yöne lebilselerdi. İnsanlar keşke şu şeytan vahiyleriyle, şeytan vahiylerinin haber programlarıyla ilgilendikleri kadar, Rab'lerinin haberleriyle ilgilenebilselerdi."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



151. "Eğer tüm hayat problemlerimizde, tüm hayat programlarımızda sadece Allah'a soruyor, sadece Allah'ın Kitabına ve O'nun Resulünün Sünnetine müracaat ediyor, yapacağımız ve yapamayacağımız bir şey konusunda, pozitif ya da negatif bir tavır belirleme konusunda önce Allah'a sonra Resulüne danışıyor ve öylece yaşıyorsak, biz gerçek Müslümanız, değilse Allah korusun bizim hayatımız şirkle özdeş bir hayattır."


- Besâiru'l Kur'ân 12.Cilt



152. "Biz insana ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik. Evet Rabbimiz önce kendisine şirk koşmama emrini verdikten sonra ikinci emir olarak bunu veriyor. Görüyoruz ki Rabbimiz kendisine kulluk ve itaat istediği kitabının her bir yerinde kendisine kulluğun hemen yanı başında ana babaya itaat ve iyilik istemektedir."


- Besairul Kuran Tefsiri



153. "İslâm azizdir. Müslüman azizdir. İzzet ve şeref sahibidir. Yeryüzünde hiç kimse Müslüman olmasa da İslâm yine izzet ve şeref sahibidir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



154. "Söyleyin bakalım Allah’tan başka bu küçücük çekirdekten, hem de ölü bir çekirdekten böyle hayat fışkırtan başka birileri var mı? Allah’tan başka hayat konusunda söz sahibi birileri var mı? Böyle küçücük bir tohumun, küçücük ölü bir çekirdeğin içine koskoca bir ağacı sığdıran başka birileri var mı? Bu ölüden dirilik ve canlılık çıkaracak başka birileri var mı? Küçücük bir spermanın içine koskoca bir insan yerleştirebilecek Allah’tan başka birileri var mı? Bir tek ölü çekirdeğin içine tonlarla meyveyi yerleştirebilecek birileri var mı? Bunu düşününce insan gerçekten bunun çok büyük bir âyet olduğunu ve Allah’tan başka bunu beceren hiç kimsenin olmadığını ve bunu beceren Allah’ın gerçek Rabb ve İlâh olduğunu ve sadece kendisine sığınılması gereken tek varlık, tek velî olduğunu, O’nun dışında her şeyin ve herkesin boş olduğunu anlayabilecektir."


- Besairul Kuran Tefsiri



155. "O halde meselâ içki içerken, içki içmeye başlarken çekebilir-seniz besmele çekin. Veya zinaya başlarken, faizli muamelelere girer-ken, tesettüre uymayan bir elbiseyi üzerinize giyerken, sakalınıza usturayı vururken, vurdururken, yabancı bir kadının elini sıkarken, haramla, israfla kurulmuş bir sofraya otururken, parmağınıza altın bir yüksük takarken, meşru olmayan bir paraya el uzatırken, kanalizasyonları seyretmeye başlarken, eliniz onun düğmesine giderken, mâlâ-yâni işlerken çekebilirseniz besmele çekin. Allah adına, Allah namına, Allah istediği için ben bunu yapmaya başlıyorum deyin diyebilirseniz.

Eğer Allah içki içmenizi istiyorsa, veya üzerinize tesettüre uygun olmayan bir elbise giymenizi istiyorsa besmele çekin. Ya Rabbi, ben bunları senin adına, senin namına, sen istediğin için yapmaya başlıyorum deyin. Ama yok Allah
bütün bunları yapmanızı istemiyor-sa, o zaman bunların başında “bismillah” demeye hakkınız yoktur. Ya Rabbi ben bunları senin adına, senin namına yapıyorum, sen istediğin için yapıyorum diyemezsiniz."


- Besairul Kuran Tefsiri



156. "Karşısındaki gavuru uyarmayan, kendi kimliğini net bir biçimde ortaya koyamayan Müslüman, sonunda susmaya ve savunmada kalmaya mahkûm olacaktır. Halbuki Müslüman, tek başına da olsa hep hücumdadır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



157. ""De ki: 'Biz Allah’ın (İslâm) boyasıyla (boyanmışızdır). Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kim olabilir ki? Biz ancak O’na kulluk edenleriz.'”

|Bakara٠138

Allah'ın boyası İslâm'dır. Şekil olarak kişiye Allah'ın boyası vurulmadı mı, onun yüzü simsiyahtır.

Kim İslâm'a girdiğini, Allah’ın boyasıyla boyandığını iddia ediyorsa, bu boyanın eseri onda görülmelidir. Bu boyanın eseri onun tüm hayatında kendini göstermelidir. İslâm'a giren kişi de bu dine bağlı olduğunu her hareketinde göstermelidir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



158. "“Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kur'an'ı indirdik. Belki düşünürler.” (Nahl 44)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



159. "Fâtiha sûresinin yedi âyeti vardır. Yedi, İslâm’da son¬suzluk ifade eder. Kâbe’nin etrafındaki tavafın sayısı yedidir. Safa ve Merve arasındaki say’in sayısı yedidir. Yedi kat sema vardır. Allah’ın günle¬rinin sayısı yedidir. Bunlar hiç durmadan nasıl sürekli devam edip du¬rurlarsa Fâtiha da hiç durmadan sürekli okunur du¬rur."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



160. "Bir düşünün. Yani aç kalma korkusu, borcumuzu ödeyememe korkusu, ele âleme rezil olma korkusu, evimizin elimizden alınma korkusu, polis korkusu, maliyeci korkusu, hapse girme korkusu, çek senet protesto korkusu, işten atılma, statümüzü kaybetme korkuları. Bütün bu korkularımız yanında ahiret korkusu pek yok gibi değil mi? Halbuki Allah kitabının başka bir ayetinde müttakileri anlatırken:

"Onlar her ân Allah'la karşı karşıya gelivereceklerini ve Rablerine dönüyor olduklarına inanan kimselerdir."

|Bakara,46"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



161. ""Rabbim Allah dediği için bir adamı öldürmek mi istiyorsunuz?""


- Besâiru'l Kur'ân 9.Cilt



162. ""Umutsuzluğa düşmelerinin ardından yağmuru indiren O'dur.""


- Besâiru'l Kur'ân 9.Cilt



163. "İki nimet vardır ki insanların pek çoğu onların kadr-u kıymetini bilme noktasında aldanıyorlar; sağlık ve boş zaman."


- Besairul Kuran Tefsiri



164. "Allah'a kulluğa,Allah'ın dinini,Allah'ın kitabını ve Rasulunun sünnetini tanıyarak iyi bir müslüman olmaya ayrılması gereken zamanın sadece para kazanmaya ayrıldığı bir hayat insanı Cehennemden başka bir yere götürmez...

Ali Küçük"


- Besairul Kuran Tefsiri



165. "Hz. Ali Efendimiz der ki:"


- Besairul Kuran Tefsiri



166. ""Mescidlerde birilerinin arzuları ve tâlimatları Allah’ın arzularının ve tâlimatlarının önüne geçirilmişse, işte o zaman mescidler harap olmuş demektir. Zahiren süslü ve görkemli olsalar da onlar yıkılmış demektir.""


- Besairul Kuran Tefsiri



167. "Muttaki olmanın şartlari: 1 takva sahibi 2 gayba iman edecek 3 namazi kılacak 4 infak edecek"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



168. ""Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!""


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



169. ""Bu dünyada müslümanlara zor günler yaşatanlar, öbür tarafta çok zor günler yaşayacaklar.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



170. "Fâtiha sûresinin yedi âyeti vardır. Yedi, İslâm’da son¬suzluk ifade eder. Kâbe’nin etrafındaki tavafın sayısı yedidir. Safa ve Merve arasındaki say’in sayısı yedidir. Yedi kat sema vardır. Allah’ın günle¬rinin sayısı yedidir. Bunlar hiç durmadan nasıl sürekli devam edip du¬rurlarsa Fâtiha da hiç durmadan sürekli okunur du¬rur."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



171. "İki nimet vardır ki insanların pek çoğu onların kadr-u kıymetini bilme noktasında aldanıyorlar; sağlık ve boş zaman."


- Besairul Kuran Tefsiri



172. "Allah'a kulluğa,Allah'ın dinini,Allah'ın kitabını ve Rasulunun sünnetini tanıyarak iyi bir müslüman olmaya ayrılması gereken zamanın sadece para kazanmaya ayrıldığı bir hayat insanı Cehennemden başka bir yere götürmez...

Ali Küçük"


- Besairul Kuran Tefsiri



173. ""Ey Kur'ân okuyucuları! Ey ehli Kur'ân olanlar! Okuduğunuz Kur'ân sizin kalplerinize ne ekti ona bir bakin. Nasıl ki yağmur arzın baharı ise okuduğunuz Kur'ân da Mü'minin kalbinin baharıdır ... malik bin dinar"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



174. "“Kur'ân’ın tamamı Fâtiha’da, Fâtiha’nın tamamı da besmelede toplanmıştır
Hz.Ali (r.a)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



175. "Eh bu nasıl Müslümanlık? Bu ne biçim kitap? Günlük tabela ve reklam okuduğunuz kadar Kur'ân okumamışsanız, günlük televizyon okuduğunuz kadar Kur'ân okumamışsanız, babanızı tanıdığınız kadar Peygamberi tanımamışsanız, evinizi tanıdığınız kadar kitabınızı tanımamışsanız, işte o zaman Allah'a verdiğiniz sözlerinizi tutmayan sizler kendi kendinize zulmediyorsunuz demektir."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



176. "Allah’ın bizim adımıza seçtikleri ve be­ğendikleri güzeldir, gerisi boştur ve batıldır."


- Besairul Kuran Tefsiri



177. "“Canı çıksın o insanın, o ne nankördür! Allâh onu hangi şeyden yaratmış? Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş sonra yolu ona kolaylaştırmıştır. Sonra onu öldürür ve kabre koyar. Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltir.”

Bir âma olduğu halde düşe kalka Allâh bilgisine koşan kimseye karşılık şu kendilerini bir şey zannederek Allâh bilgisine karşı müstekbir davrananları Allâh kahretsin. Ne nankör insanlar bunlar? En büyük inkâr, en büyük nankörlük Allâh bilgisine karşı kayıtsız davranmaktır. Düşünebiliyor musunuz? Allâh insanları muhatap kabul ediyor, kendi bilgisinden onlara aktarıyor, o bilgiye ulaşabilecek yeteneklerle donatıyor insanları ama bu nankör insan bu bilgiye karşı istidatlarini kullanmıyor. Allâh bilgisiyle ilgilenmiyor, vahye değer vermiyor. Vahiyden habersiz, Allâh bilgisinden uzak bir hayat yaşamaya çalışıyor. Allâh kahretsin böyle nankörleri. Bundan daha büyük bir nankörlük olur mu?"


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



178. "Kim, İslâm davetinin önüne engeller koymaya çalışır, bu mesajın Allah'ın kullarına ulaşmasını engeller veya kendi gönlüyle bu mesajı kabul etmiş Mü'minleri eziyet ve fitnelerle yolundan çevirmeye çalışırsa, onunla savaşmak da Mü'minler üzerine vacip olur."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



179. ""Bu iş ne sizin kuruntularınıza, ne de ehl-i kita­bın kuruntularına göre değildir. Kim bir günah işlerse mut­laka onunla cezalandırılır. Ve kendisine Allah’tan başka ne bir dost bulabilir ne de bir yardımcı."
(Nisâ: 123)"


- Besairul Kuran Tefsiri



180. "İslamın yaşanmadığı, uygulanmadığı toplumlarda çok tanrıcılık vardır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



181. "Yeryüzünde yaşayanlar beşer, insan olduğuna göre elbette Rabbimiz beşer elçiler gönderecekti. Ta ki yeryüzündeki insanların mazeretleri kalmasın. "Ya Rabbi Sen bize örnek olarak bir melek gönderdin ki, o bizden farklıdır, biz onun gibi olamayız." deme hakları kalmasın."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



182. "“Rahmân ve Rahîm” Cenâb-ı Hakkın besmele ile zikredilen iki ismidir.
Biliyoruz ki O’na ait olan 99 isminden sadece bu ikisi besmele ile zikredilir.
Rabbimizin bu iki ismiyle alâkalı kısaca şunları söyleyelim: Rahmân;
düşünebileceğimiz, hayal edebileceğimiz merhametin, şefkatin tümünü içine
alır. O’nun Rahmetinin, merhametinin hududunu insan aklının ihata etmesine
imkân ve ihtimal yoktur. Bir hadisten öğreniyoruz ki Rabbimizin Rahmeti 99
parçaya bölündü ve bu parçalardan sadece bir tanesi dünyaya indirildi. Onun
içindir ki, anne yavrusuna merhamet etmektedir. Onun içindir ki, hayvan
yavrusuna merhamet etmektedir. Onun içindir ki insan eşine merhamet etmekte-
dir. Onun içindir ki, mü'min mü'mine merhamet etmektedir. Dünyada O’nun
rahmetinin sadece 100/1’ inin tecellisi böyle ise, varın cennette 100/ 100 ünün
tecellisini siz düşünün."


- Besairul Kuran Tefsiri



183. "Abdullah olacağız, abdüşşeytan olmayacağız."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



184. ""Yeryüzü öylesine ölmüştü ki sizin onu diriltme imkanınız kalmamıştı...""


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



185. "Eğer nefislerimiz, arzularımız, heveslerimiz buyuruyor biz yapıyorsak, arzu ve hevalarımız istiyor, biz yapıyorsak ya da Zerdüşt buyuruyor biz yapıyorsak, nefislerimizin ve Zerdüştlerin boş bırakıp gaflet ettikleri bölümü de Allah ve Resulünün (sallallahu aleyhi ve sellem) arzularıyla dolduruyorsak o zaman bilelim ki biz de Allah ve Resulünün (sallallahu aleyhi ve sellem) önüne geçiyoruz demektir, Allah korusun."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



186. "Allah için hareket eden kişi tek kişi de olsa, karşısındakiler de tüm dünya bile olsa Allah'ın yardımıyla onun galip geleceğini anlatan bir tavırla İbrahim aleyhisselam'ın Nemrut karşısında dimdik durduğunu görüyoruz."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



187. "Dayanacağınız güveneceğiniz Allah'tır. Sizi herkese karşı ve her şeye karşı koruyacak olan Allah'tır. Böyle bir Allah'a sığındığınız takdirde göklerde ve yerde sizi yenecek, size zarar verebilecek hiçbir varlık yoktur. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi onun kuludur. Hepsinin üzerinde egemen olan O'dur."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



188. ""İşte görüyoruz, şu bizim toplumda Allah'ın kitabı kapatılmış, bu kitabın dışında her türlü kitaplar açılmış. Gece yarılarına kadar başka kitapları okuyor bu insanlar. İnsanın dili varmıyor söylemeye; yoksa insanların kalplerine bu kitabın inkârı mı sevdirildi? Acaba bu insanların kalplerine bu kitabın nefreti, bu kitabın kapatılıp başka kitapların açılması, başka kitapların izletilmesi mi sevdirildi? Allah için bir düşünelim. Gece gündüz hangi kitabı okuyoruz? Hangi kitaptan bilgileniyoruz? Hangi kitabın değer yargılarını sahipleniyoruz? Yoksa bizler de bu ayetlerde anlatılan inkârcıların tavırlarını benimsedik, onların düşüncelerini benimsedik de adım adım onları mı takip ediyoruz? İşte bakın Allah kitabını kapatan, kitapla ilgisi kesilen, kitabın ayetlerini duymak, dinlemek istemeyen insanları anlatıyor. Yoksa karın doyurmuyor mu bu Kur'ân? Hiçbir işe yaramıyor mu bu ayetler? Bu kitabın dışında kendilerine çok daha fazla menfaat sağlayanlar var da onun için mi onlara gidiyorlar? Onun için mi onların eğitimlerine teslim oluyorlar? Onun için mi onların kitaplarını okuyorlar?..""


- Besâiru'l Kur'ân 6.Cilt



189. "Rab demek, “yap!” ve “yapma!” deme yetkisine sahip olan varlık demektir."


- Besairul Kuran Tefsiri



190. "Kur'ân ve sünnetle tanıştıktan sonra cahiliyenin tüm pisliklerinden silkinmek zorundayız. Yeniden bir hayatla doğmak zorundayız. Tüm hayatımızı Kur'ân ve sünnet kılıcıyla yeniden gözden geçirmek zorundayız. Tarihin örümcek ağı gibi öre öre günümüz insanına taşıyıp getirdiği tüm yanlış ve çarpık din anlayışlarını, Kur'ân ve sünnet kılıcıyla ıslah olmamış tüm âdet ve gelenekleri, sayısız bâtıl inanışları, dinle ilgisi olmadığı halde dinmiş gibi hayatımızı işgal etmiş bütün bid'at ve hurafeleri Kur'ân ve sünnet projektöründe yeniden gözden geçirmek ve ıslah etmek zorundayız. Tarih kadar ağır bu yükten kurtulabilmek için, bu iki kaynaktan başka çaremiz de yoktur."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



191. "Hacer annemiz, Safa ve Merve arasında su ararken, Rabbimiz bir başka yerde onun karşısına suyu çıkaracaktır. Daha sonraları onun torunu olan Muhammed'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) dinin esası olarak onu insanlara takdim edecektir. Ve kıyamete kadar bütün Mü'minlere bu şeair, bu sembol şunu hatırlatacaktır: Ey Mü'minler, siz Allah'ın çizdiği yolda sa'y edin, Allah’ın bereketinin sizlere nerede ulaşacağına hiç bakmayın. O çizgide de ulaşabilirsiniz, başka çizgilerde de. Siz, Allah’ın sizden istediği bir hareketi gerçekleştirmeye çalışın, meselâ çevrenizdeki insanlara Allah'ın dinini ulaştırmaya çalışın, bu insanlar hidayete ererler ya da ermezler, siz bunu dert edinmeyin, sonunda mutlaka iş Allah'a kalmıştır ve O dilediğini yapacaktır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



192. "Heyhat, bir bölgede insanlar sanki birbirlerini kandırmak için; "inşallah, maşallah, vallah, billah' lar icat etmişlerse, artık oradaki insanların Allah'ın rububiyet ve ulûhiyetine inançlarına karşı bizim itimadımız cidden sarsıldı demektir.
Ne dersiniz? Hangi konumdayız? İnsanlar bize mi inanmıyorlar, yoksa biz mi insanlara inanmıyoruz? Ne fark eder, biz onların, onlar da bizim parçamız değiller miydi? Aynı vücudun organları konumunda değil miydik? Neden acaba insanlar birbirlerine karşı bu kadar güvensiz? Düşünün, sağ gözünüzün gördüğünü sol gözünüz de aynı görmek durumundadır. Yani eşyayı iki gözle tek görüyorsunuz.
Peki ya bu gözler birbirine ihanet etmiş olsa, birbirlerine güvenmemiş olsalar, rengi değişik, boyu değişik, tipi değişik diye gözler birbirlerine güvenmez olsalar ne olur halimiz? Peki ya elimiz ağzımıza güvenmeseydi, ağzımız elimize güvenmeseydi, getirdiğin yemek değil deseydi, kafa kalbe güvenmeseydi, kalp vücuda güvenmeseydi bu bedenlerimiz ne hale gelirdi? Peki Müslümanlar şu anda o hale gelmemişler mi?"


- Besairul Kuran Tefsiri



193. "Bir topluluk Allah'ın evlerinden birinde toplanır ve Allah'ın kitabını okurlarsa ve de okuduklarını kendi aralarında ders haline getirirlerse onların üzerine Allah'ın rahmet ve sekîneti iner.” (Müslim, Zikir, 4/2074.; Tirmizî, 4/326.; Ebû Dâvûd, İlim)

Demek ki bizden istenen sadece mücerret okumak değil, okunanları ders haline getirip, aramızda müzakere edip okunan bölümü anlama ve yaşama kavgası içine girmektir. Eğer insanlar Kur'ân’ı sadece okur ama onu kendi aralarında ders haline getirmezler, okudukları ayetlerin ne anlama geldiğini, kendilerinden nasıl bir hayat istediğini anlamaya yanaşmazlarsa, okudukları ayetlerle hayatlarını düzenleme kavgası içine girmiyorlarsa kesinlikle bilelim ki buna okuma denmeyecektir"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



194. "Bir ayet öğreniyorum Allah’ın kitabından ve suya bakışım değişiyor. Başka bir ayet öğreniyorum veya başka bir gözlük takıyorum gözüme, bu defa bu ayetin konu edindiği kadına bakışım değişiyor, bir başka ayet öğreniyorum mala bakışım değişiyor, bir başkasıyla istikbal anlayışım değişiyor , kazanma,harcama anlayışım , ihtiyaç anlayışım , zenginlik-fakirlik anlayışım,ikram anlayışım,infak anlayışım , sevgi ve nefret anlayışlarım değişiyor …"


- Besairul Kuran Tefsiri



195. "Allah için harcanmayan, Allah için kullanılmayan her şey boşa gitmiştir."


- Amme Cüzü Tefsiri



196. ""Kimileri 'işte bu zat kalpten geçenleri bilmektedir' diye övülmeye çalışılıyor. Ne olacak benim kalbimden geçenleri bilmesi? Ne işi var benim mahremimde adamın? Allah’ın örttüğünü açmasının ne mânâsı var ki? Elhamdülillah ki Rabbim örtüvermiş onları.""


- Besairul Kuran Tefsiri



197. "'...o ineğin bir parçasıyla o ölüye vurun!'

"Müfessirlerin Allah kulaklarını çınlatsın, böyle âyet buldular mı tamam, alır yürürler.
Efendim acaba bu ineğin neresiyle vurdular ki ölüye? Acaba diliyle mi vurdular ki! Kuyruğuyla da olabilir mi ki? Kulağıyla mı?
Allah dememişse, bunun üzerinde uzun uzun münakaşa yapmanın anlamı yoktur. Eğer bu bilinmeyince bizim dinimiz eksik olacak olsaydı ve mutlaka bilmemiz gereken bir konu olsaydı elbette Allah onu bize bildirirdi diyor ve geçiyoruz.""


- Besairul Kuran Tefsiri



198. "Sizi size Rabbinizin takdir buyurduğu bu ölüm yasasından kurtaracak birileri var mı? Sizinle birlikte kabre girecek ve orada size yardım edecek birileri var mı ? Mallarınız , aileleriniz , çocuklarınız, sevdikleriniz içinde kabre girebilecek var mı ? Hayır hayır , tüm bağlar koptu , tüm protokoller kesildi , tüm ilişkiler kesildi , dünyadaki imtihan hayatı bitti ve artık yepyeni bir hayat başladı.."


- Besairul Kuran Tefsiri



199. "Kadir Suresinde Rabbimiz 'enzele' ifadesini kullanıyor. Enzele, inzal, tenzil, tenzili rütbe biliyorsunuz yüksekten indirmek anlamına geliyor. Rabbimiz biz onunla yol bulalım, yolumuzu ona sorarak bulalım diye mele-i a'ladan dünyaya indiriyor. Öyleyse bizlerde Rabbimizin yaptığının tam tersini yapmaya kalmayalım. O indirirken biz kaldırmadan yana olmayalım."


- Besâiru'l Kur'ân 12.Cilt



200. "Kur’ân-ı Kerîm anne-babaya karşı “öf” bile deme, onlara; قَوْلاً كَرِيماً (kavlen kerîmâ) (İsrâ, 23.)
Yani ikramkâr ve iltifatkâr söz söyle, buyurmaktadır.
Fakir-fukarâya, muhtaç ve mahrumlara verecek bir şey bulamıyorsan, hiç olmazsa onlara karşı, قَوْلاً مَيْسُوراً (kavlen meysûrâ) (İsrâ, 28.)
Yani gönül alıcı, rûhu dinlendirici, tesellî edici bir söz söyle, buyurulur.
Başa kakmak ve gönül incitmek sûretiyle ecri zâyî edilen bir sadakadansa قَوْلٌ مَعْرُوفٌ (kavlün ma’rûfun) (Bakara, 263.)
Yani tatlı bir söz daha hayırlıdır, buyuruyor.
Himâyeye muhtaç yetimlere, yakın akrabâya, yoksullara karşı yine قَوْلاً مَعْرُوفاً (kavlen ma’rûfâ) (en-Nisâ 5, 8.)
Yani güzel söz ve tatlı dille konuş, buyuruyor.
Zâlimlerin kalbini yumuşatmak için قَوْلاً لَيِّناً (kavlen leyyinâ) (Tâhâ, 44.)
Yani yumuşak söz söyleyin, buyuruyor."


- Besairul Kuran Tefsiri



201. ""Sünneti reddettiğiniz zaman dinin yarısı gider.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



202. "“Kur'ân’ın tamamı Fâtiha’da, Fâtiha’nın tamamı da besmelede toplanmıştır
Hz.Ali (r.a)"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



203. "Allah’ın bizim adımıza seçtikleri ve be­ğendikleri güzeldir, gerisi boştur ve batıldır."


- Besairul Kuran Tefsiri



204. "Allah için hareket eden kişi tek kişi de olsa, karşısındakiler de tüm dünya bile olsa Allah'ın yardımıyla onun galip geleceğini anlatan bir tavırla İbrahim aleyhisselam'ın Nemrut karşısında dimdik durduğunu görüyoruz."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



205. ""İşte görüyoruz, şu bizim toplumda Allah'ın kitabı kapatılmış, bu kitabın dışında her türlü kitaplar açılmış. Gece yarılarına kadar başka kitapları okuyor bu insanlar. İnsanın dili varmıyor söylemeye; yoksa insanların kalplerine bu kitabın inkârı mı sevdirildi? Acaba bu insanların kalplerine bu kitabın nefreti, bu kitabın kapatılıp başka kitapların açılması, başka kitapların izletilmesi mi sevdirildi? Allah için bir düşünelim. Gece gündüz hangi kitabı okuyoruz? Hangi kitaptan bilgileniyoruz? Hangi kitabın değer yargılarını sahipleniyoruz? Yoksa bizler de bu ayetlerde anlatılan inkârcıların tavırlarını benimsedik, onların düşüncelerini benimsedik de adım adım onları mı takip ediyoruz? İşte bakın Allah kitabını kapatan, kitapla ilgisi kesilen, kitabın ayetlerini duymak, dinlemek istemeyen insanları anlatıyor. Yoksa karın doyurmuyor mu bu Kur'ân? Hiçbir işe yaramıyor mu bu ayetler? Bu kitabın dışında kendilerine çok daha fazla menfaat sağlayanlar var da onun için mi onlara gidiyorlar? Onun için mi onların eğitimlerine teslim oluyorlar? Onun için mi onların kitaplarını okuyorlar?..""


- Besâiru'l Kur'ân 6.Cilt



206. "Rab demek, “yap!” ve “yapma!” deme yetkisine sahip olan varlık demektir."


- Besairul Kuran Tefsiri



207. "Bir topluluk Allah'ın evlerinden birinde toplanır ve Allah'ın kitabını okurlarsa ve de okuduklarını kendi aralarında ders haline getirirlerse onların üzerine Allah'ın rahmet ve sekîneti iner.” (Müslim, Zikir, 4/2074.; Tirmizî, 4/326.; Ebû Dâvûd, İlim)

Demek ki bizden istenen sadece mücerret okumak değil, okunanları ders haline getirip, aramızda müzakere edip okunan bölümü anlama ve yaşama kavgası içine girmektir. Eğer insanlar Kur'ân’ı sadece okur ama onu kendi aralarında ders haline getirmezler, okudukları ayetlerin ne anlama geldiğini, kendilerinden nasıl bir hayat istediğini anlamaya yanaşmazlarsa, okudukları ayetlerle hayatlarını düzenleme kavgası içine girmiyorlarsa kesinlikle bilelim ki buna okuma denmeyecektir"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



208. "Kadir Suresinde Rabbimiz 'enzele' ifadesini kullanıyor. Enzele, inzal, tenzil, tenzili rütbe biliyorsunuz yüksekten indirmek anlamına geliyor. Rabbimiz biz onunla yol bulalım, yolumuzu ona sorarak bulalım diye mele-i a'ladan dünyaya indiriyor. Öyleyse bizlerde Rabbimizin yaptığının tam tersini yapmaya kalmayalım. O indirirken biz kaldırmadan yana olmayalım."


- Besâiru'l Kur'ân 12.Cilt



209. "2. “şüphe götürmeyen Kitap, âlemlerin Rabbinin indirdiğidir.”"


- Besâiru'l Kur'ân 12.Cilt



210. "İbni Cerîr der ki; “Kendisine Kur'ân'ın ulaştığı kimse bizzat Muhammed'i (sallallahu aleyhi ve sellem) görmüş gibidir.”"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



211. "Eğer ibadetten maksat sadece hayatın bir bölümünü Allah'ı ayırmak olsaydı, eğer sadece namaz, oruç, hac, zekat gibi belli şekiller ve hareketlerden ibaret olsaydı bunca peygamberin bu kadar eziyet çekmesinin manası olmazdı. O zaman asla Allah elçileriyle, Allah düşmanları arasındaki bunca kavgalar yaşanmazdı. Halbuki çekilen bunca eziyetler, beşeri kullara kulluktan kurtarıp tek bir Allah'a kul yapabilmek içindi."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



212. "Hamdin bir diğer manası da; hamd hayatın islamlaşmasının adıdır. Hayatı islamlaşan bir Müslüman, islamlaşan hayatına "Elhamdülillah" demeye hak kazanıyor demektir. Çünkü hamd müslümanca bir hayatın sonucudur."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



213. "رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ 
وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ

Bakara suresi 128.ayet."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



214. "Sadece Allah'ı dinleyecek, sadece Allah'a itaat edecek, sadece Allah'ı razı etmeye çalışacak, sadece Allah'ın gösterdiği yolda gideceğiz.
Abdullah olacağız, abdu'şşeytan olmayacağız."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



215. "Yol tektir. Yol Allah'ın yoludur."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



216. "Allah'ın mülkünde Allah'a hayat hakkı tanımayan, Allah’ın dininin Allah'ın kullarına götürülmesine engel olan tüm tavırlar fitnedir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



217. "Kendi hayatlarını,kendi dünyalarını bildiklerinin binde biri kadar Allah'ın kitabını bilmiyorlar!"


- Besairul Kuran Tefsiri



218. "Allah’ın Resûlü Fâtiha’nın faziletiyle alâkalı bir hadislerinde bu¬yurur ki:
“Şu dört âyet Rabbimin arşının altında asılı idi de Rabbim onları çok sevdiği kullarına hediye olarak in-dir-di.”"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



219. "Bir insan düşünün ki günde en az kırk defa namazlarında Al¬lah’tan sırat-ı müstakim istiyor. “Ya Rabbi ne olur bana dosdoğru yolu göster, ne olur beni sırat-ı müstakime hidâyet et” di¬yor. Allah da; “Ey kulum, işte sırat-ı müstakim! İşte istediğin dosdoğru yol!” buyurarak kitabını kendi¬sine arz ettiği halde, yine de Kur’an’la beraber olmu¬yor-sa, Kur’an’la yol bulmaya çalışmıyorsa, Kur’an’ı anlamaya çalışmı¬yor-sa, ona müra¬caata yanaşmıyorsa, esasen bu adam ne istediğinin farkında ol¬mayan bir sarhoştan başkası değildir. Namazlarında ne dediğinin, ne okuduğunun, ne istediğinin farkında olmayan sarhoştur bu in¬sanlar."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



220. "“İnsana değer kazandıran, onun imanı, teslimiyeti, takvası ve bu imana bağımlı olarak işlediği salih amellerdir.”"


- Besâiru'l Kur'ân 4.Cilt



221. "kitabımızın beyânıyla bir Rahmân’ın vahyi, bir de şeytanın vahyi vardır. Öyleyse bizler kimin vahyine teslim oluyoruz?"


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



222. "Hz.Enes (ra) anlatıyor: "Resullullah (sav) buyurdular ki: 'Ademoğlu hatırladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs'". (Buhari, Rikak 5)

Ademoğlu büyür, onunla birlikte iki şey daha büyür: Mal sevgisi ve uzun ömür sevgisi. (Buhari)"


- Besair'ul Ehadis 2. Cilt



223. "Âhiret inancı Allah’la beraber olmayı, Allah’la karşı karşıya gelmeyi gündeme getirecektir. Yâni âhiret elde bir, hesap, kitap elde bir diyecektir kişi. Alırken, verirken, severken, küserken, yatarken, kalkarken âhireti hep gözünün önünde tutacaktır. Ben bundan hesaba çekileceğim! Ben bunun hesabını vereceğim! Bu konuda yarın benim karşıma bir dosya çıkacaktır! diyen kişi sürekli kendisini kontrol altına almayı becerebilecektir."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



224. ""Hayat, Allah için yaşandığı zaman güzeldir.""


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



225. "“En sevdiğiniz arkadaş, hastayken beş para etmez. En sevdiğiniz çiçek gün gelecek solacaktır. En çok sevdiğiniz insanlar, gün gelecek terk edeceksiniz onları. İşte dünya budur...”"


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



226. ""Karşındaki düşmanınsa elinden gelen bütün kötülüğü yapma, belki dostun olur. Ya da dostunsa bütün sırrını söyleme, belki düşmanın olur.""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



227. ""Eğer sesini kesmezsen biz kesmesini biliriz dediler. Kime diyorlar bunu? Peygambere diyorlar. Öyleyse hiç de alınmaya gerek yok. Peygambere bunu dediklerine göre bize neler diyecekler?..""


- Besairu'l Kur'an 7.Cilt



228. "Allah kulunun hayatında boşluk bırakmaz."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



229. "Mekke’de, Medine’de üst üste üç gün karnı doymuyor, gün¬lerce ocağı yanmıyor, bacası tütmüyor. Çoğu zaman kepeği alınma¬mış arpa ekmeği bulabiliyor ve sonunda böyle bir hayata “Elhamdü¬lillah” diyordu Allah’ın Resûlü. “Elhamdülillah” ki Allah’ın istediği, Al¬lah’ın övdüğü bir hayatı yaşıyordu. “Elhamdülillah” ki dünyaya meyle¬dip, dünya nîmetlerinin içine gömülüp âhireti, hesabı, kitabı ve kulluğu ihmâl etmiyordu. “Elhamdülillah” ki dünya onu kendisine kul köle edi¬nememişti. Eğer sizler de böyleyseniz, “Elhamdülillah” deyin."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



230. "Karşılarındaki güç ne olursa olsun, kim okursa olsun Allah yardım ettikten sonra onların mağlup olmaları kesinlikle mümkün değildir. E böyle yaşayanlar ölse de galip, kalsa da galiptir zaten."


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



231. "Hayatlarının bazı bölümlerine Allah’ı karıştırıp, hayatlarının bazı bölümlerinde Allah’ı dinleyip, geri kalan bölümlerinde de öteki İlâhlarını söz sahibi kabul edenler, namaz, oruç, abdest gibi konularda Allah’ı söz sahibi bilip, Allah’ın dediklerini uygulayıp, hukuk, eğitim, miras, kılık-kıyafet, ekonomi, siyaset, ceza kanunları gibi konularda da öteki Rabblerini söz sahibi kabul edenler, Allah’ın dışında, Allah’ın dûnunda evliyalar, velîler kabul edip onların aldığı kararları da, onların yasalarını da uygulamaya çalışanlar, şirket içinde bir din kabul etmişler demektir.
Yâni hayatlarının din içerikli, âhiret içerikli bölümünde Allah’ın sistemini, Allah’ın dinini, Allah’ın şeriatını uygulayıp, dünya içerikli bölümünde de başkalarının dinlerini, başkalarının şeriatlarını, başkalarının sistemlerini uygulayanlar, dini Allah’a halis kılmaya yanaşmayanladır. “Tamam Allah’a iman edelim, Allah’ı kabul edelim, hayatımızın bir bölümünün düzenlemesi konusunda Allah’ı söz sahibi kabul edelim ama hayatımızın öteki bölümlerini düzenlemek üzere öteki İlâhlarımıza da söz hakkı verelim,” diyenler katışıklı din sahipleridir."


- Besairul Kuran Tefsiri



232. "Okumak nedir, önce bu konuda bir açıklama yapalım. İslam’ın okuma dediği eylem,dört azanın işlev gördüğü bir eylemdir. Bir okuma eyleminde, göz görür,dil telafuz eder,akıl tercüme eder,kalp de tavır alır. Göz görecek. Dil harfleri mahrecinden çıkarıp telafuz edecek,akıl okunan bölümü anlayıp , Tercüme edip kalbe aktaracak, kalpte ona göre tavır alacak. Eğer bir okuma eyleminde bu dört azadan birisi devre dışı kalmışa İslam buna okuma demiyor."


- Besâiru'l Kur'ân 1.Cilt



233. "Selâm; selâmette olmaktır."


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



234.
Resulullah efendimizin vefatından sonra artık yerin altı üstünden zengin olmuştur..

~"


- Besâiru'l Kur'ân 11.Cilt



235. "~
Dünyalık hangi kaygı, hangi korku olursa olsun ahiret korkusundan fazla olmamalıdır.

Kişi tüm dünyayı kaybetse bile ne yazar. Dünya işte. Bir daha kazanılır. Kazanılmasa ne olur? Zaten burada kalacağımiz zaman bellidir.

Ama ahireti kaybetmek ziyanların en büyüğüdür.

Sonsuz bir hayatı kaybetmek basit bir dünyayı kaybetmek gibi olur mu?

O zaman bir bakın durumlarınıza. Bir gözden geçirin durumunuzu. Gerçekten hangi korkularımiz fazla?

Dünyalık korkularımız daha fazla gibi değil mi?

O zaman biraz değişelim, biraz değiştirelim hayatımızı..

.."


- Besâiru'l Kur'ân 11.Cilt



236. "وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

132. "Size merhamet edilmesi için Allah'a ve Peygambere itaat edin.""


- Besâiru'l Kur'ân 2.Cilt



237. "Her ân Allah'a karşı karşıya gelivereceğine inanan insanlar. Ha şu köşeyi döndüm dönmeden, ha şu lokmayı yuttum yutmadan, ha şu cümleyi bitirdim bitirmeden ölüverecek ve Rabbimle karşı karşıya gelivereceğim inancıyla yaşayan insanlardır onlar diyordu. Çünkü ahiret inancı Allah'la beraber olmayı, her ân Allah'la karşı karşıya gelmeyi gündeme getirecektir. Böylece kişi sürekli Allah'la beraber, kendini kontrol edebilme imkânı bulacaktır. Çünkü ahirete iman bunu sadece söz planında söylemek değil hayat programını ona göre yapmak demektir.
Mü'min, hayat programını bu inanca bina eden kişidir."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



238. "Rabbimizin “Rahmân” ismi öyle bir isimdir ki, tüm isim ve sı-fatları buna bağımlıdır. Meselâ Allah “Hâdî” dir, kullarını hidâyet edicidir, ama bu ismi Rahmân ismine bağlıdır. Yâni eğer Rabbimiz Rahmân olmasaydı, sonsuz merhamet sahibi olmasaydı kullarını hi­dâyete ulaştırmazdı. Veya meselâ Rabbimiz “Rezzâk” dır, tüm ya­ratıklarını doyurup besleyendir, ama eğer Rahmân olmasaydı hiç kimseye rızk vermezdi. Öyleyse Rabbimizin tüm isim ve sıfatlarının başı bu “Rahmân” sıfatıdır."


- Besairul Kuran Tefsiri



239. ""Ayrıca dün de, bugün de yapay tanrılar, tıpkı Allah’ın kulla­rına yaptığı gibi kendi kullarına cennetler ve cehennemler de vaad ediyorlar. Kendi vahiylerini kabul edip uygulayanlara cen­netler, red­dedip uygulamayanlara da cehennemler vaadediyorlar.

Kendilerini Allah makamında görüyorlar. Mülk bizimdir! Saltanat bizimdir! Egemenlik bizimdir! Bilgiyi biz dağıtıyoruz! Şifayı biz dağıtıyoruz! Rızkı biz veriyoruz! Hayatınızı, düzeninizi biz sağlıyoruz! İstikbalinizi biz sağlıyoruz diyerek in­sanları kendi egemenliklerine, kendi kanunlarına, kendilerine kulluğa çağırmaktadırlar." (Devamı yorumda)"


- Besairul Kuran Tefsiri



240. "Bu adamın asıl adı Abdü'l Uzza iken Uzza isimli putun kulu iken Acaba Kur'ân'da niçin ismiyle değil de künyesiyle Ebu Leheb diye zikredildi? Rabbimiz kitabında onu puta izafeyle anılan ismiyle zikrederek puta izafeyi caiz görmedi, uygun bulmadı. Abdu'l Uzza, Uzza'nın kulu demektir. Aslında putları temelinden reddeden bir dinin kitabında puta izafeyle böyle birinin adını zikretmesi elbette yakışık almazdı, almayacaktı. Öyle değil mi? Meselâ bir adama hem küfretmemesi gerektiğini öğütleyeceğiz hem de ardından şöyle demeyeceksin diye bir küfür örneği getireceğiz, olmaz bu."


- Amme Cüzü Tefsiri



241. "'...Allah’ın bütün indirdiklerine iman edin, denilince; biz, bize indirilene inanırız derler....'(Bakara 91)

"Aynı durum yahudi mantığı olarak bizde de yaygındır. Babalarımız ne öğrettiyse, efendilerimiz, büyüklerimiz ne bellettiyse biz ona inanıyoruz diyorlar. Onun dışında da bir doğrunun olabileceğine ihtimal vermiyoruz diyorlar.

Meselâ bütün hocalar aslında Kur’an’ı anlatsa, hiçbiri saptırmasa, değiştirmese, bir grup ötekine düşman olur muydu? Mümkün değil.

Tamam mutlaka farklılıklar olacaktır. Mutlaka ahlâkî yönüyle, eğitim yönüyle, eylem yönüyle farklılık olacaktır. Yâni meselâ kimisi malının tümünü vermek, kimisi yarısını vermek gibi. Ebu Bekir gibi, Ömer gibi farklılık olacak. Olsun da. Ama bugünkü gibi olmayacaktır müslümanlar.""


- Besairul Kuran Tefsiri



242. "İslam köktür, İslam asıldır, kim ondan ayrılmışsa , kim onu terk etmiş başka şeylerin peşine takılmışsa işte o ayrılığa düşmüş demektir.."


- Besairul Kuran Tefsiri



243. "Duyularımızla algıladığımız her bir ayet insanlar üzerinde düşünüp anlamak isterlerse ayettirler onlar. Değilse, ilgilenmeyenleri Allah'a götürmez onlar. Kur'an ayetleri de böyledir. Üzerinde düşünüp kafa yormayanları Allah'a götürmez. Çünkü niceleri bu ayetlerle hidayet bulurlarken, niceleri sapıp sapıtmışlardır."


- Besâiru'l Kur'ân 8.Cilt



244. "Rahmân, Er Rahîm. O Allah Rahmân ve Rahîmdir. Sanki bununla bize diyor
ki Rabbimiz: “Kullarım! Benim sizin adınıza tek taraflı alacağım kulluk
maddeleri, yapacağım hayat programı konusun-da sakın aklınıza bir şüphe, bir
tereddüt gelmesin. Acaba Rabbimizin bizden istedikleri, isteyecekleri bizim
hayrımıza mı, şerrimize mi? Bizim adımıza yapacağı hayat programı acaba
bizim menfaatimize mi, zararımıza mı? diye sakın bir endişeniz olmasın. Çünkü
bilesiniz ki ben Rahmân ve Rahîmim. Ben sizin için Rahmân ve Rahîmim. Sizi
sizden daha çok bilen, sizin hayrınızı, sizin menfaatinizi sizden daha çok
düşünen benim. Sizin bilmediklerinizi bilen benim. Benim size karşı ilişkim
rahmet ve merhamete dayanmaktadır. Zaten sizi yoktan var ederken benim bu
rahmetim açığa çıkmıştır” buyurarak, Rahmân ve Rahîm sıfatlarının gündemiyle
bizleri serinletiyor Rabbimiz."


- Besairul Kuran Tefsiri



245. "9. “Yolun doğrusunu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğri olanı da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.”"


- Besâiru'l Kur'ân 9.Cilt



246. "Ve artık tüm insanlık bilmelidir ki; Âdem'in, İbrahim'in, İsmail'in, İshâk'ın, Yakub'un, Musa'nın, İsa'nın getirdiği din İslâm'dır. Bu peygamber silsilesinin son halkasını da Allah'ın son Peygamber'i Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem teşkil etmektedir.

Öyleyse bu dine uymayan, bu dine inanmayan, bu son Peygamber'e tabi olmayan kim olursa olsun, onun doğru yolda olduğunu iddia etmesi batıldır, asılsızdır."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



247. ""İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?"
(Rahman 60)"


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



248. ".. bağlanmaya değmez bu dünyaya."


- Besâiru'l Kur'ân 10.Cilt



249. "Oruç baştan sona niyetten ibarettir ve sadece Allah'a aittir. Bunu kişi, ancak Allah için yapabilir. Kimse bunu bir başkası İçin yapamaz. Bir başkası için yapsa, onun göremeyeceği bir yer buldu mu rahatlıkla yer içer."


- Besâirul Kur'ân Tefsiri (12 Cilt Takım-Büyük Boy)



250. "Hangi topluma bir elçi gönderilmişse, mutlaka o topluma bir dönüş fırsatı, bir tövbe imkanı tanınmış demektir."


- Besâiru'l Kur'ân 9.Cilt

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: