Algernon'a Çiçekler Kitap Bilgileri
Yazar: Daniel Keyes
Tahmini Okuma Süresi: 9 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı: 325
Basım Tarihi: Temmuz 2025
İlk Yayın Tarihi: Nisan 1959
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9786054629862
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Algernon'a Çiçekler Kitap Tanıtımı
Çok düşük bir IQ ile doğan Charlie, araştırmacıların, zeka seviyesini artıracak deneysel ameliyatı gerçekleştirmeleri için kusursuz bir denektir. Bu deney Algernon adındaki laboratuvar faresinde denenmiş ve büyük bir başarı elde edilmiştir.
Deney, son derece önemli, bilimsel bir buluş olarak görünüyordu, ta ki Algernon' da ani bir gerileme baş gösterene kadar...
Acaba Charlie' de de aynı gerileme olacak mıydı?
Algernon'a Çiçekler Kitaptan Alıntılar
1. ""Hayat dediğin şey nedir ki? Labirentlerden oluşan bir kutu.""
2. ""Geçmişle ilgili hiçbir şeyi hatırlamak istemiyorum...""
3. "Bol bol hayal ürünü romanlar okuyor ve hiç bitmeyen bir açlığı doyurmaya çalışıyorum."
4. ""Hayat dediğin şey nedir ki? Labirentlerden oluşan bir kutu.""
5. "Bana neler oldu?
Neden dünyada bu kadar yalnızım ben?"
6. "“Her şeyi sözcüklere dökmek her zaman gerekli olmayabilir…”"
7. "Geçmişe takılıp kalmakla aptallık ettiğimin farkındayım..."
8. "Ben artık kimseyle vakit geçirecek durumda değilim sadece kendime yetecek kadar vaktim var."
9. "“Hayat dediğin şey nedir ki? Labirentlerden oluşan bir kutu…”"
10. "Onlar bana neler olduğunu anlayamıyorlar ve ben de onlara anlatamıyorum."
11. "Bol bol hayal ürünü romanlar okuyor ve hiç bitmeyen bir açlığı doyurmaya çalışıyorum."
12. ""Beni rahatsız eden şey hissetiklerimi ifade etmek için gerekli sözcükleri bulamamak.""
13. "“Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez.”"
14. "Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş."
15. "“Her şeyi... sözcüklere dökmek her zaman gerekli olmayabilir.”"
Algernon'a Çiçekler Kitap İncelemeleri
Özel gereksinimli bireylerle artık hayatın her alanında biraradayız. Eskiden çok daha az rastladığımız özel durumlar artık sıradanlaştı ve sayıca ciddi oranda arttı.
Kitabın en önemli özelliği böyle bir bireyin ağzından yazılmış olması. Onun duygularını anlamaya çalışırken ister istemez empati sempatiye dönüşüyor ve onun duygularını da sırtlamış oluyor okuyan kişi. Bu anlamda duygusal hassasiyeti olanların okumaması daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.
Kitapta insanın hayatı sorguladığı ve aslında farkında olmadan karşılaştığımız bazı olayları analiz etmek durumunda kaldığı çok güzel ,
tekrar tekrar okunası bölümler var.
Çaresizlik, yoksunluk , akran zorbalığı, toplum baskısı,yalnızlık, kabul görme isteği , onaylanma ihtiyacı ...çok net biçimde , son derece etkileyici şekilde ifade edilmiş.
Bilim tarihinde adı duyulmuş, duyulmamış pek çok insanın aslında ne kadar da adanmışlıkla çalıştığını okurken Marie Curie geliyor insanın aklına . Hayatını hiçe sayarak kendini adama hali, karakterin aslında dünyadan geçip gideceğini ama sonraki nesiller için birşeyler yapabilirse yaşamış olmanın tatmini içinde öleceğini hissettiği ve bize de hissettirdiği bir olay örgüsü içinde sunulmuş okuyucuya.
Çocuklarla iletişimde olan tüm meslek sahiplerinin ya da ebeveynlerin mutlaka okuması gereken düşündürücü ve farkındalık yaratan bir kitap.
Herkese keyifli okumalar...
Zihinsel engelli ya da herhangi bir engel ile dünyaya gelmek onların suçu değildi ve hatta unutmamalıyız ki hepimiz birer engelli adayıyız.
Kitapta ana karakter Charlie Gordon’un hayatının anlatıldığı, yapılan bilimsel deneyin ve ameliyatın sonuçlarını konu alınıyor. Charlie Gordon’un tutmuş olduğu günlükler bilimsel deneyin sonuçlarını gözler önüne seriyor. Yapılan bilimsel deneyler bilimde ve akademi de ilerlemeyi gösterirken, konunun ahlak boyutunu sorgulamamızı sağlıyor. Bilimsel deneylerde hayvanların kullanılmasını nasıl ki tasvip etmiyorsak –onlar da birer canlı- insanın da kullanılmasını tasvip edemeyiz. Zaten kitabı okurken de Charlie’nin zekâsını kazanırken insanlığını kaybettiğine şahit olacağız.
Yazar zaman kavramını kurgusuna çok sağlam bağlamış. Charlie’nin ameliyat sonrası zekâsındaki artış, geçmişin sır perdesini aralayıp geçmiş ile şimdiki zaman arasında bağlantı kurmayı sağlıyor.
Bunun yanı sıra toplum olarak engelli bireylere yaklaşımımız hakkında bizleri bireysel sorguya çekiyor. Toplum olarak engelli bireylere yaklaşımımız nasıl, onların haklarını ihlal ettiğimizi düşünüyor muyuz, onların da bizler gibi birer insan olduğunu unutuyor muyuz? Bu soruların cevabı sizin vicdanınıza ve gönlünüze kalmış.
Bilim kurgu tadındaki bu eseri okurken felsefi düşünceler ve bilimsel düşüncelerin harmanlanmasının yanında aile ve aile bağlarının önemini, toplumun engelli bireylere yaklaşımını, her ne kadar bilimde ilerleme de olsa deneylerde canlıların kullanılmasının etik olmadığını değinen yazar okuyucuyu elinden bırakamayacağı bir kitapla karşı karşıya bırakıyor.
Keyifli okumalar dilerim…
Öncelikle kitabı çok beğendim. Bu kadar geç okuduğum için kendime kızmadım da değil açıkçası. İnsanın hafızasına yer edinen bir eserdir kendisi.
Hepimiz birer insanız. Yaratan hiçbirimizi mükemmel bir biçimde yaratmamıştır. Mutlaka bir kusur vardır. Bazılarımızda da Charlie' de olduğu gibi düşük zeka gibi bir şekilde dünyaya gelmişizdir. En büyük vazife burada ailemize düşüyor. Eğer sevgimizi bu şekilde doğan aile bireyimize hor görüyorsak, itiyorsak, onu yalnızlaştırıyorsak bizim problemimiz olmuş olur. Olduğu gibi kabul edip daha çok üstüne düşmüş olsak sorunlar ve problemler ortaya çıkmaz. Zavallı Charlie başına ne geldiyse en başta ailesinden ve toplumdan geldiğini görüyoruz.
Kahramanımız Charlie düşük zekasından dolayı hayıflanmaktadır. Akıllı olmayı ve insanların kendisini sevmesini ve çevresinde arkadaşlarının olmasını istemektedir.
Doktorlar ve psikiyatrist eşliğinde laboratuvar ortamında uygulanan Algernon adlı farede deney yapılıp, bu deneyin sonucunda zeka seviyesini artıracağı yönündedir. Deney olumlu yönde etkisini göstermektedir.
Bu deneyi Charlie üzerinde de denemek istemişlerdir. Bu zamana kadar hiçbir insanda denememişlerdir ve Charlie ilk insan deneyi olmuştur.
Deney Charlie'de olumlu sonuç vermiştir ama tam olarak zekasının gelip gelmeyeceği ve ne olacağı tam olarak belli değildir.
Deney sonucunda ise bazı durumları daha çok idrak eder hale gelmiştir.
Zekanın ilişkiler üzerindeki yalnızlık ve mutluluk üzerindeki etkisi de yadsınamaz.
İyi okumalar diliyorum.
Kitabı okuyalı epey oldu aslında ama karantina günlerinde bir uğraş lazım. Bir kişinin bile okumasına sebep olursam çok mutlu olacağım bir kitap bu.
Charlie Gordon düşük bir IQ seviyesine sahip; masum, temiz fikirli, aklından sadece iyilik geçen güzel bir adam. Charlie Gordon ismini silip boşluk doldurma sorusu olarak burada sorsak birçoğumuz boşluğa Forrest Gump ismini yazacaktır ama Charlie'nin hikayesi de en az Forrest'in hayatı kadar duygu dolu ve etkileyici. Charlie bir fırın işçisiyken ve kendi IQ düzeyinde okul dersleri görürken alanında çok iyi bilim adamları tarafından bir deneye alınır. Charlie'nin tek isteği vardır: Akıllı bir adam olabilmek... Charlie'nin zekasını ve biliş düzeyini arttıracak bu deney birçok doktor ve Charlie'nin bireysel öğretmeni tarafından takip edilir ve Charlie bu süreçte sürekli günlüğe benzer bir şekilde ilerleme raporları tutar. Bu yüzden kitabın ilk bölümleri yazım hatası ile dolu olur. Ama zamanla yani deney etkisini gerçek anlamda göstermeye başladığı zaman Charlie'deki değişim başta fırında çalışan arkadaşları olmak üzere birçok insan tarafından tam bir şaşkınlık sebebi olur. Charlie deney öncesinde kendisini salak yerine koyan, onu küçümseyip dalga geçen saygıdeğer(!) arkadaşları tarafından bu seferde kıskanılmaya başlar. Charlie'nin onlardan tek beklentisi ise sevilmesi ve ona değer vermeleriydi. Ama kitabın hikayesi daha sonra, sıradan bir fırında sıradan bir çalışan olan Charlie'den çok daha öteye evrilecektir.
Ha bu arada geçen gün filmini de izledim o da gayet güzeldi ama kitabı okunmadan izlemenizi tavsiye etmiyorum.
Son zamanlarda okuduğum en iyi bilim-kurgu psikoloji romanı diyebilirim.
İlk sayfaları okurken yazım ve imla hatalarının çeviri kaynaklı olduğunu düşünüp kaç kere kendime isyan ettim. Ama iş öyle değilmiş. Siz okurken şaşkın ördek yavrusu olmayın benim gibi :)
Kitabın konusu doğuştan zeka geriliği bulunan ana karakter Charlie’nin, geçirdiği operasyonla bir dahiye dönüşmesinin sıradışı hikayesidir..
Tüm hikayeyi 'ilerleme raporu’ adı altında tuttuğu günlük notlardan takip ediyoruz.
Oysaki tek istediği diğer insanlar gibi 'akıllı' olmak ve onlar tarafından kabul görmekti..
Farkındalıklarla dolu, sürükleyici, korkunç gerçekleri gözler önüne seren, insana insanlığını sorgulatan muhteşem bir eser.
Daniel Keyes'in sıradışı ve bir o kadar da çarpıcı betimlemelerle insanın aklını ve ruhunu ele geçirdiği, Charlie karakteriyle en zayıf tarafımızdan vurup, elimizi, kolumuzu bağladığı; içimizin en derin tarafına dokunan bir eser..
Derin psikolojik tahlilleri ile zekaya dair bakış açısınızı sorgulatacak; biyoloji, psikoloji, psikanaliz, tıp, sosyoloji gibi birçok disiplinin sentezinin hem de bir kurgunun içerisinde eritildiği döngüsel bir romandır.
Mutluluk ve zekanın ters orantısı ile sevmek için akıl şart mı ?
Mutlaka okunulması gereken tavsiye bir kitaptır. Vesselam..