Akif Emre En Beğenilen Sözleri
1. "Hayat, kader, sevinç, burukluk... Her şeyin özeti buydu."
- İz'ler
2. ""Geçmiş tarihine bak, düşün ve ibret al.""
- İz'ler
3. "Sen daha yol geçidindesin, mekâna bağlılıktan geç..."
- İz'ler
4. "Cahit Zarifoğlu'nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
5. ""Osmanlı demek; bilgili, görgülü, efendi, adap-erkan bilen insan demektir."
- İz'ler
6. ""Çok acı çektik. Türkler buradan gittiğinden beri Filistin huzur görmedi. Aslında bizim çektiklerimiz Şerif Hüseyin'in halifeye isyanının bedelinden başka bir şey değildir.
.
.
.
Türkler tekrar buralara gelmeden bizim ağız tadını bulmamız zor.""
- İz'ler
7. "Tarih biraz da hüzündür bizim için. Kendi tarihini yeniden üretemeyen toplumlara özgü bir hüzün, bir tür iç burukluğu belki de."
- İz'ler
8. "Barış Manço'nun modern yaklaşımına karşın yerli duruşu oldu hep."
- İz'ler
9. "Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?"
- İz'ler
10. "Artık İngilizce düşünüp, kendi tarihimizle ve tarihsel coğrafyamızla bile İngilizce aracılığıyla temas kurabildiğimiz için, Kanuni'nin yaptırdığı Kudüs surlarının kapılarını bile yabancılara göre isimlendiriyoruz. Jafa Gate, Zion Gate bunun tipik örnekleri. "Bab-ı Davud Aleyhisselam'ı hatırlayan bile yok artık, çünkü haritalarda Zion Gate (Sion kapısı) yazıyor."
- İz'ler
11. ""Bu gönül kelimesini tam olarak ifade edecek bir karşılık hiçbir dilde yok""
- İz'ler
12. "Merve Kavakcı'nın Meclis'e başörtülü olarak gelmesi sonunda medya tarafından koparılan fırtınaya bakıyorum. Seviyesizlik midemi bulandırıyor: İrtica, gericilik, çağdaş ilkeler, kışkırtma, kalkışma..."
- İz'ler
13. "Taksi şoförü, Avrupa Birliği'ne girince trafik hallolacak diyor. İstihza mıydı? Çaresizlikten irrasyonel bir çıkış arayışı mıydı?"
- İz'ler
14. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz."
- İz'ler
15. "Şüpheden geçmeyen iman gerçek iman değildir."
- İz'ler
16. "Cahit Zarifoğlu’nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
17. "Sevincin, şükrün, acıların, hüznün, umudun kristalleştiği bir damla gözyaşı yuvarlanıyor göz pınarlarından yanaklarına doğru..."
- İz'ler
18. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz."
- İz'ler
19. "Tarihi miras ona sahip çıkanındır."
- İz'ler
20. "Büyük Doğulardan birinin kapağına "Divanelere muhtacız" diye yazan Necip Fazıl'ın öfkesine muhtacız."
- İz'ler
21. "Oysa gelenek kendi içinde yeniden keşfe tâbi tutulduğu oranda yaşayabilirdi."
- İz'ler
22. "Modern zamanların siyasal projeleri işin içine girene kadar bütünlük oluşturan bir ahenkti Kudüs."
- İz'ler
23. "Kalbimizde ne tür tutku varsa müzik onu yoğunlaştırır.
Gazali"
- Söyleşiler
24. "İnanmak umut etmektir çünkü..."
- Çizgisiz Defter
25. "Kudüs'ün tutsaklığı aslında İslam dünyasının bedenen ve zihnen rehin alışını hatırlatmalı."
- Çizgisiz Defter
26. "Ölüme ne kadar da hazırlıksız olduğunuzu hatırlıyorsunuz."
- İz'ler
27. "Polonyalilar arasında bir darbi mesele göre Türkler kurtarıcı olarak bilinir. Polonyalı şair ve kahin Vernihora'nin sözü " Türkler atını Dinyester'de suladığında ayağa kalkacaktir Polonya" 1918 de Bosnaklarla birlikte Ruslarla savaşırken Türk askerleri atlarını buradan suladilar. Ve savaş sonrası Polonya bağımsızlığına kavuştu."
- Söyleşiler
28. "'Gökyüzü griydi ve çok güçlü esen rüzgar, bir cenaze şarkısı söylüyordu...'"
- Çizgisiz Defter
29. "Yaşadıklarımızı yaşamayanın anlaması zor."
- Çizgisiz Defter
30. "Sen daha yol geçidindesin, mekana bağlılıktan geç..."
- Çizgisiz Defter
31. "“Yedi yüzyıl süren hikayemizi dinlemiş ihtiyar çınarlardan.”"
- Çizgisiz Defter
32. "Gökyüzü griydi ve çok güçlü esen rüzgar, bir cenaze şarkısı söylüyordu..."
- Çizgisiz Defter
33. "Tarihe bak ve ibret al!"
- Çizgisiz Defter
34. "Her geçen gün kıyımıza vuran, gittikçe kan rengine bürünen dalgalar..."
- Çizgisiz Defter
35. "Kim bilir kaç kişi benimle aynı düşlerin peşinde bu yolları tırmandı?"
- Çizgisiz Defter
36. "...bugün bana ise, yarın sanadır."
- Çizgisiz Defter
37. "Bir uygarlığın ahlâken çöküşünün hayasızca ortaya döküldüğü yer; Gazze. Ahlâken tükenen uygarlıklar gittikçe saldırganlaşırlar. Uygarlığın bitiş çizgisi ahlâken tükendiği yerdir."
- Kudüs: Bir Pusula
38. "" Bugün İstanbul diye bir şehir varsa o da Osmanlı sayesindedir ve tarihin tanık olduğu bu en muhteşem şehre karakterini veren de Osmanlı medeniyeti olmuştur. ""
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
39. "Önümüzde çok kızgın bir deniz ve gizemli bir gelecek..."
- Çizgisiz Defter
40. ""Sen daha yol geçidindesin, mekâna bağlılıktan geç...
Hicaz ve Şamlı olmaktan geç, Acem ve Turanlı olmaktan geç.""
- Çizgisiz Defter
41. "sana armağan olarak iki gül getirdim
seviyorum bitimsiz konuşmanı
ve şiirsel gözyaşlarını senin.."
- Çizgisiz Defter
42. "Bosna nehri hep kendi şarkısını söyler"
- Göstergeler
43. "Özellikle biz, İslam dünyası her türlü adalet yoksunluğunun tüm sonuçlarını tatmış durumdayız"
- Söyleşiler
44. "" Ankara, İstanbul'a rakip olamayacak kadar silik, kimliksiz. ""
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
45. "“Mücevher takmamıştı ama gözleri vardı.”"
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
46. "Her geçen gün kıyımıza vuran, gittikçe kan rengine bürünen dalgalar..."
- Çizgisiz Defter
47. "George W. Bush (Methodist Kilisesine bağlı) seçim kampanyasını kilisede başlatmış. Bir başka güçlü isim Al Gore ( tıpkı Carter gibi Baptist Kilisesi'ne bağlı) ise en çok etkilendiği "siyaset düşünürünün" Hz İsa olduğunu belirtmiş."
- İz'ler
48. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık."
- İz'ler
49. "Bunca emeğin, bunca alın terinin, insanlık adına, hepimiz adına, kutsal adına, sancılı dönemlerin, kaç uykusu az gecenin girdabında damıtılmış sözlerin tükendiğini düşünmekten... eldeki tüm adreslerin yakılması, hafızanın silinmesinden çok inkarın söz konusu olduğu bu halin ne anlama geldiğini idrakten mahrum çoğumuz.Muhtemelen yara sıcak ve derin. Henüz acıyan yerlerimizin acısının bile farkında değil çoğumuz. Henüz yaralı bilincin idrakinde de değiliz.
.....
Sözün anlamını yitirmesi ile anlamın buharlaşması arasındaki farkı ortaya koyan şey kumaşımızın kalitesidir.
Söz, söz olarak kaldığı sürece anlamını yenileyerek duracaktır. Bunca emek, bunca çile, bunca gönül erinin sancısı hiçliğin karanlık boşluğunda heba olacak değildir. O söz, bir gün anlamın sahiplerini bulacaktır."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
50. "Boşnak gençle cafebarda kahveyi yudumlarken gözüme ilişen duvarda asılı levha... Fatih Sultan Mehmet'in Bosnalı Hıristiyanlar'a her türlü ibadet ve yaşama özgürlüğü veren ferman. Çerçevelenip duvara asılı bu fermanı Türkiye'de hangi cafebarda görebilirsiniz?"
- Çizgisiz Defter
51. "Bosna Nehri hep kendi şarkısını söyler."
- Aliya
52. "'Rusların Kırım'ı işgali sonrası gelişmeler, pek çok anlamda Endülüs'ün düşüşüyle hayata geçirilen uygulamaları hatırlatır. Her şeyden önce büyük göçler, sürgünler bu benzerliğin en göze batan unsurları. Mesela işgalin başladığı 1784' ten 1800 yılına kadar geçen sürede 500 bin kişi vatanını terk etmek zorunda kalır. 19. yüzyılın ilk yarısında 200 bin, 1860 sonrası ise 230 bin Müslüman anavatanlarını hicret etmek zorunda kalacaktır. Rus kolonyalizminin uygulamalarını genelde görmezden gelen antiemperyalist söylem, Çarlık Rusya'nın yanı sıra Sovyet dönemi uygulamalarını da yok sayar. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tüm Kırım Tatarları bir gecede Kırım'dan sürülerek ölüm yolculuğuna çıkarlar.'"
- Çizgisiz Defter
53. "'Bugünkü İspanyolların Endülüs'ü ile tarihi Endülüs ayrımı çoğu kez karışıklığa neden oluyor. Endülüs denilince ilk akla gelen bugünkü İspanya'nın Müslüman hakimiyeti altında olduğu bölgedir. Bunun yanı sıra sıradan bir İspanyol için Endülüs, İspanya'nın güney bölgesini oluşturan tarihi Endülüs'ün bir kısmını içine alan bölgenin kısmıdır.'"
- Çizgisiz Defter
54. "Fecri kazipleri seherle karıştırır hale gelmeye başladık."
- Ertelenmiş Yüzleşmeler
55. "(Osmanlı'nın son zamanı Balkanlarda) Türk dediginiz vakit tüm müslüman unsurları kastetmiş oluyorsunuz. Biçim farkı gözetmeksizin Türk, Pomak, Çerkez, Tatar, Slav , Boşnak gibi değişik unsurları farklı Balkan ülkelerinde aynı başlık altında toplamak mümkün değildi zaten"
- Söyleşiler
56. "
Kudüs'ün işgali sürdüğü müddetçe bir tarafta işgalci güç diğer tarafta bunun birinci dereceden muhatabı olarak Filistinliler olmak üzere tüm İslam dünyası vardır. Hatta İsrail'in tek taraflı yapırımlarına karşı Hristiyan dünya da taraf durumdadır.
"
- Çizgisiz Defter
57. "İslam medeniyeti, İslam'ın manevi evreni ile doğrudan ilişkili olan kendine özgü geometrik biçim, üslup ve tekniğe sahip çini sanatını geliştirmiştir. Bir örnek olarak söylemek gerekirse geometrik biçim, İslam sanatlarında oynadığı rol kadar hiçbir medeniyette merkezi öneme sahip olmamıştır. İslam medeniyeti kadar geometrinin sanatta bu denli önemli rol oynadığı başka medeniyet yoktur. Çünkü apaçık gerçektir ki, İslam doğrudan tasvir edilemeyecek tevhid , ilahi birlik temeli üzerine kuruludur.. bu geometrik form doğrudan birlikte çokluğu coklukta birliği arayan tevhide işaret ederek kendini temsil eder.
Seyyid Hüseyin Nasr"
- Söyleşiler
58. "'Kosova ovası bir nostaljiden çok bizim tarihimizin, zafer ve hüznüyle bu topraklara kök salışımızın yani tarihinin hüküm yeri... İslâm'ın Avrupa'ya doğudan girşinin yani Arnavutuyla, Türküyle, Boşnakıyla bizi millet kılan anlamın gerçekleştiği yer...'"
- Çizgisiz Defter
59. "Bir yanda müteahhit mantığına teslim edilen şehirleşme politikaları, diğer tarafta her türlü estetik, fikir, tarih ve medeniyet kaygısından uzak dizginlenemeyen rant hırsı arasında kalan şehirlerimiz..."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
60. ""Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez.""
- Kudüs: Bir Pusula
61. "Görünüşte işinde gücünde ama alttan alta ağını ören bir insan tipi var: Sürekli okuyor, sürekli kendini geliştiriyor."
- Aliya
62. "'Gökyüzü griydi ve çok güçlü esen rüzgar, bir cenaze şarkısı söylüyordu...'"
- Çizgisiz Defter
63. "Son on beş yılda muhafazakar camiada yarınlara iz bırakacak, anlamlı bir cümlesi olan kaç yeni kalem yetişmiştir.
Gerçekten son dönemde böyle kaç şahsiyet var. Eğer buna yaklaşır kimseler varsa yorumlarda bildirin biz de tanıyalım, okuyalım."
- Müstağrip Aydınlar Yüzyılı
64. "Gündemin olanca karmaşası içinde siyasi, hukuki, stratejik analizlerin üstünde bir nokta hep gündemde durmalı:
"
- Çizgisiz Defter
65. "Hiçbir savaş, hiçbir gerekçe tek bir çocuğun bile kanının akmasını meşrulaştırmaz."
- Kudüs: Bir Pusula
66. ""Yoksa gerçek bizim sandığımızdan çok daha farklı bir şey, sandığımızdan çok daha elle tutulur bir şey miydi?""
- İz'ler
67. "Dünyanın en düzenli ve en eski birkaç arşivinden birine sahip olmamıza rağmen tarihten bu kadar kopuş içinde olmak herhalde bize özgü bir durum."
- Küreselliğin Fay Hattı
68. "Taş atan çocukları anlamayanlar yarın taş atacak gücü kendilerinde bulamazlar."
- Küreselliğin Fay Hattı
69. "Cahit Zarifoğlu'nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
70. "Kudüs bugün bir çığlıktır! Boğulmak istenen hakikat medeniyetinin çığlığı.. Bu çığlık, onu tutsak eden paslı zincirleri parçaladığı gün Kudüs’ün temsil ettiği dünya da zincirlerini parçalayacak.. Kudüs üstümüzdeki ölü toprağını silkeleyip atacağımız bir direnişin ilk çığlığıdır…"
- Kudüs: Bir Pusula
71. "Her yaprağın kıpırdanışında Yahudi, Siyonist parmağı aranması gibi Batı'nın parçalayıcı siyaseti, Amerika'nın sömürgeciliği, lobilerin komploları, Masonların gizli oyunları vb. etrafımız karabasanlarla kuşatılmıştır adeta. Her biri yaşanan bir gerçekliğin abartılmasıyla adeta mutlaklaştırılan, aşılması imkansız, belirleyici sabiteler halinde saplantıya dönüşen bu korku çemberini kırmak ne mümkün!"
- Portreler
72. ""Avrupalı insan ya zorbadır ya esir. Ya bir zalim hükümdarın zulmüne alet olan süngüyü tutuyorsunuz, ya da süngü altında inleyen esirsiniz.""
- Portreler
73. "Cahit Zarifoğlu'nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
74. "Osmanlının büyüklüğü, bunca farklılıkları bir medeniyet potasında birleştirmesi değil mi?"
- Portreler
75. "...
Ey Kudüs Ey peygamberler kokusu
Ey yerin göklere en yakın avlusu
..."
- Kudüs: Bir Pusula
76. "'Kudüs, Müslüman bilincin sürekli diri tutması gereken bir emanettir. Hatta yeryüzünde varlık iddiasını sürdürmesinin göstergesi... Kudüs'ün tutsaklığı aslında İslam dünyasının bedenen ve zihnen rehin alınışını hatırlatmalı. Bu acı gerçek kavranmadan yeni Selahaddinlerin çıkışını beklemenin de Selahaddin tipinin çağımızdaki örneklerini yetiştirmenin de imkanı kalmayacak.'"
- Çizgisiz Defter
77. "Dünyanın herhangi bir ülkesinde bir şehre kuşbakışı baktığınızda oranın en azından hangi topluma ait olduğunu kestirebilirsiniz."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
78. "Modern Türk elitinin tarihini reddetmiş olması, reddettiği tarihin yükünü atması, ondan azade olması anlamına gelmedi. Hatta tarihi reddettikçe tarih ondan intikam aldı. Hele üye olmaya heveslendiği yeni dünya kulübünün kapısında geçmişini/kimliğini hatırlatan not karşısında zaman zaman aşağılansa bile uyanmadı. Tarihe, özeleştiriyi de içeren bir bütün olarak değerlendirip hesaplaşmak yerine beğenmediği taraflarını üstünden sıyırıp atarak kurtulunabilecek bir nesne ucuzluğuyla yaklaştı. Bir yanda efsanelerin diğer tarafta tümüyle karanlığa, utanca terk edilen bir tarih yaklaşımı kaldı elde."
- Küreselliğin Fay Hattı
79. "Gönül kelimesinin dünyadaki hiçbir dilde karşılığının olmadığını söylüyor Oktay Sinanoğlu." Bu gönül kelimesini tam olarak ifade edecek bir karşılık hiçbir dilde yok" diyor."
- İz'ler
80. "Mostar Köprüsü başka şehirler için de bir umuttur. Şehirlerin ruhu şehirleri terk etmez."
- Çizgisiz Defter
81. "" İlk intiba son intibadır.""
- Aliya
82. "Yani, Ortadoğu'yu dar anlamda coğrafi bir mekân olmaktan çıkaran, temsilcisi olduğu, fetiş haline getirmemek kaydı ile, çoğu kez öndeş olarak anıldığı İslâm kültürü ve İslâm medeniyetidir.
Ortadoğu tüm insanlığın çiğnenen, yok edilmeye çalışılan, yok sayılan kültürü, değerleri adına bir savaşa hazırlanıyor bir bakıma.
1096 yılında başlayan ilk haçlı seferinin 900. yılına girmek üzere olduğumuz şu günlerde savunduğu değerler adına, bu çağa özgü en sinsi saldırılara karşı bir onur sınavından geçiyor. Ve bu sınav, tüm ül- kelerin olduğu kadar fert fert hepimizin vermek ve geçmek zorunda olduğumuz bir sınav.
Ve Ortadoğu, bugüne dek bu onur sınavını verebildiği, onurunu koruyabildiği içindir ki hâlâ var. Eğer bu onur sınavından geçebilirse Batı ile hesaplaşmasını kazanabilecek demektir.
Ne var ki, bu sınavın çok çetin olduğu açık. Artık, kutsal topraklarını kurtarmak adına sürülerle gelen haçlı orduları yok. Ortadoğu'nun içinde Truva atları dolaşıyor bugünlerde. Truva atının kapıları çoktan açılmış ve içindekiler bizden birileri gibi aramızda dolaşıyor. Ve bize onur dersi veriyorlar. Bizi de tek tek içine çekmeye çalıştıkları süfli- liğin batağından başlarını uzatıp, bizim adımıza onur dileniyorlar. Ortadoğu'yu diri tutan ne varsa elinden alıp onur savaşından uzak düşürme çabası bunlar.
Masum insan katili kan içenler barış meleği olup sana, bana, ül- keme, harta tüm insanlığa onur(!) dağıtıyor artık. İçimizdeki asker- leri ve aralarına aldıkları, onur sınavından geçemeyenler 'onur' dileniyor efendilerinden."
- Göstergeler
83. "Edep ve haya sınırlarını zorlayan mütekebbir gökdelenler… Neleri kaybettik ve kaybettiklerimizin yerine neler konuldu? "Taş ve mana" bu soruya verilen cevapta gizli."
- Portreler
84. "Mezbeleliği çağrıştıran çevre, şehrin surlarına kadar dayanan karmaşa içinde şu soruyu sormadan edemiyorum kendi kendime: " Biz bu şehri bunun için mi fethettik?""
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
85. "Hesaplaşılması gereken; Ayasofya'nın, Sultanahmet'in kubbesine hançer gibi saplanan görüntü kadar, bu görüntüye sebep olan insan tipi, siyaset anlayışı ve medeniyet, şehir-medine tasavvurundan yoksun/yabancılaşan zihniyet olmalı..."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
86. "Bombalama sonucu kapanan yolda aracından inip [...] yaya hâlde yoluna devam ederken Saraybosna’lı bir kadının, “Başkanım korkmuyor musun?” diye seslenişine karşılık verdiği cevap bize gerçek bir Aliya resmi sunar:
- “Korkuyorum! Ben de insanım. Ama yürümek zorundayım...""
- Aliya
87. "Gelecek yine fetihler muştulamaktadır eğer tarih sizde bir bilince dönüşmüşse."
- Portreler
88. "Tarihe bak ve ibret al!"
- Çizgisiz Defter
89. "Bir tür akıl tutulması ile karşı karşıyayız."
- Küreselliğin Fay Hattı
90. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz. Zarif insan yok denecek kadar az. Dünyayı, hayatı anlamadan ona bağlanmanın tapınma noktasına geldiği bir dönemde dünyayı anlayan bir şairi hatırlamaktanda uzak düştük."
- İz'ler
91. "Kudüs bugün bir çığlıktır!
Boğulmak istenen hakikat medeniyetinin çığlığı...
Bu çığlık, onu tutsak eden paslı zincirleri parçaladığı gün Kudüs'ün temsil ettiği dünya da zincirlerini parçalayacak. Yeni bir dönem başlayacak, İslâm Âlemine insanlık için yeni bir muştuyu seslenecek."
- Kudüs: Bir Pusula
92. "Hayatın bir anlamı olduğuna inanan herkes için Tanrı vardır."
- Söyleşiler
93. "Karanlık iyice yoğunlaşmadan şafak atmıyor. Yani umut denilen bir şey varsa bunu sürekli diri tutmak lazım."
- Aliya
94. "İnşa etmek için yıkımın olması gerekir. Sadece öfke yıkabilir, sevgiyi yıkayabilir. Öfkenin olayının zorunlu ve faydalı bir parçasının olmasının nedeni budur."
- Aliya
95. "Yeryüzünde İstanbul kadar tecavüze uğramış hiçbir şehir yoktur. İstanbul adeta, bir milletin kültürel olarak kendi kendini sömürgeliştirmesinin göstergesi haline gelmiştir."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
96. "Batı'nın nerede kokuşan, ifsat olmuş yanı varsa ona imrenen, öykünen çağdaşçılarımızdan kalite beklemek de haksızlık olurdu doğrusu."
- Göstergeler
97. "Kıyamet Kilisesi'ndeki Osmanlı düzeninin son basamakları Yahudileri de Ağlama Duvarı'na getirmişti. Zeytindağı'ndan şehre bakmaktan öte sürgünlerini aşamayan Yahudiler, Ağlama Duvarı önünde Kanuni sayesinde saf tutabileceklerdir."
- Çizgisiz Defter
98. ""Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vahayım.""
- İz'ler
99. "Sezai Karakoç hafızasızlığı "iç deniz"e benzetir; hafızasız ve hatırasız iç denizlerden ummana çıkış yoktur çünkü; ufku daralmıştır, gelecek umudunu yitirmiştir dahası kokuşmaya başlamıştır. Kendi olmadan başka kültür ve medeniyetlerle ilişkiye geçilmez. Kendine güveni olmayanlar farklı olanlardan ya ürküp kaçar ya da kendine olan saygısını yitirip teslim olmayı yeğler."
- Portreler
100. "Kudüs bugün bir çığlıktır!
Boğulmak istenen hakikat medeniyetinin çığlığı..."
- Kudüs: Bir Pusula
101. "Bir ispanyol atasözü der ki;
"Si la montana no viene a Mohama Mohama va a la montana "
(Dağ Muhammede'e gelmezse, Muhammed dağa gider...)"
- Çizgisiz Defter
102. "Çocuklar sevinçlerini de hüzünlerini de saklayamazlar. Gök genişliğinde gülen sevinçleri, dünyanın tüm hüzünlerinden damlayan gözyaşları ile bir masumiyet bestesidir. Apaçık ve masum ifadeleri dünyanın aynasıdır aslında.
Çocukların gözlerinden okunur insanlığın ruhu. Gözlerindeki hüzünle neye maruz kaldıklarını değil adım attıkları dünyanın nelerden yoksun olduğunu, hangi kıymetlerin elden çıktığını, benliğimizde nelerin kararmaya yüz tuttuğunu ihtar ederler."
- Portreler
103. "Gölgesiz, aydınlık bir çehre..."
- Aliya
104. "Aliya, Bosna gibi makro alanda ortaya koyduğu tavırla makro planda İslam Dünyası'na ve dünya geneline önemli mesajlar veren bilge bir siyasetçiydi."
- Aliya
105. "Dil içimizin aynasıdır.
Dile getirilen şey, dile getiriliş biçiminden ayrı düşünülemez.
Hakikat biraz da hakikatin taşıyıcısına bakılarak değerlendirilir."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
106. "Unutulmamalı ki hiçbir kavram nötr değildir. Her medeniyet kendi kavramlarını üretir. Her kavram içinden çıktığı medeniyetin değer yargılarını taşır."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
107. "Kendi değerlerini hassasiyeti olmayanlar farklı kültürlere, birikimlere de saygı duyamazlar, bigâne kalırlar."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
108. "Bir şehir medeniyetine beşiklik yapmış Medine kentleştiriliyor!"
- Çizgisiz Defter
109. "O zamanlar entellik yoktu; dava adamları vardı."
- İz'ler
110. "Büyük Doğulardan birinin kapağına "Divanelere muhtacız" diye yazan Necip Fazıl’ın öfkesine muhtacız."
- İz'ler
111. "İslam'ın temel ilkesi, hakikat ve erdemdir."
- Portreler
112. "Kimyası bozulmuş bir dünyada önce çocuklar ölür.
Yüzlerinde asılı kalan o masum tebessüm solarken insanlığın bozulan kimyasına son bir bakıştır çocukların ölümü...
Çocuklar ölürken bile bize yitirdiğimiz bir şeyleri hatırlatır.
Yan yana dizilmiş çocuk bedenleri ruhunu yitirmiş bir çağın kararan vicdanını gösteren işaret taşları gibidir. Neyi nerede kaybettiğini ihtar eden işaret taşları."
- Portreler
113. "Şu bir gerçek, büyük hayalleri, büyük idealleri olmayanların büyük işler başarması mümkün değildir."
- Aliya
114. "Ne okuyorsa o'sun"
- Göstergeler
115. "Kendinden haklılığın en zehirleyici tarafı, mağdurken zulme meyletme potansiyelidir."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
116. "Yaşanmış olanı yaşayanlar ve yaşayacaklar ile paylaşmayı anlamlı kılacak gerekçe ne olabilir? ‘İz’ leri yaşanmış olanları aktarmaktan farklı kılan, biçim kaygısını aşan formatındaki farklılık vurgusu, belki de bu sorunun cevabını bulmaya yönelik bir kaygıdan kaynaklanıyor."
- İz'ler
117. "Batı ifratın, Doğu tefritin medeniyetidir."
- Portreler
118. "" İstanbul adeta, bir milletin kültürel olarak kendi kendini sömürgeleştirmesinin göstergesi haline gelmiştir. ""
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
119. "İstanbul, yaşayanlarına sancı veren bir şehirdir bugün. Her gün yanından geçmek zorunda olduğum İstanbul surlarına bakarken, içimde yer edinen bir tedirginlikle kendimi hep sur dışında bir tür fetih bekleyişine duran ama bir türlü şehre giremeyişin ruh haleti içinde buluyorum."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
120. "Hafızası olmayan toplumlara tarihin emanet edeceği hiçbir kalıcı değer yoktur."
- Göstergeler
121. "- Evet, görünür olmayı pek sevmiyorsunuz.
- Evet. Ama işimi yapıyorum."
- Söyleşiler
122. "Karanlık hep vardır, çabalayan ışıktır…"
- Çizgisiz Defter
123. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz..."
- İz'ler
124. "Evet, o alınlar. Hayatın tüm yükünü satır satır yazan o alın çizgileri. Ve o derin bakışlar. Gördüğüm insan manzarası doğuya özgü bilgelik işaret mi, yoksa ‘Doğu’nun durağanlığı’nın göstergeleri mi? Doğu üzerine yapılan oryantalist çalışmalar aklıma geliyor. Buranın nasıl göründüğü biraz da benim neye ait olduğumla alakalı, diyorum kendi kendime. Görünüşte çok şey Doğu’nun durağanlığı tezinin hâlâ geçerli olduğunu gösteriyor... Ama biliyorum, bu insan malzemesine dokunmadan içindeki derinliği yakalamanız mümkün değil."
- İz'ler
125. ""Cahit Zarifoğlu’nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı.""
- İz'ler
126. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık."
- İz'ler
127. ""Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık.""
- İz'ler
128. "Nurettin Topçu'nun dünya tasavvuru iki ana eksende kendini gösterir; bir yanda Batı ile hesaplaşma, diğer tarafta Doğunun kendi içinde hesaplaşması olarak Turancılık ve İslâmcılık karşısında duruş belirleme..."
- Portreler
129. "Çocukların gözlerinden okunur insanlığın ruhu."
- Portreler
130. "Filistin'in geleceğini anlamanın yolu meselesi, Filistin'in geçmişini iyi tanımlamaktan geçiyor."
- Kudüs: Bir Pusula
131. "Mirac'a ilk adım Kudüs'ten atılır, Ramazan hilâli Kudüs'ten doğar."
- Kudüs: Bir Pusula
132. "Kudüs işgal altındaki herhangi bir şehir değil. Kudüs Ortadoğu'nun tarihini ve geleceğini İslâmî kimliği ile belirleyen kilit taşıdır."
- Kudüs: Bir Pusula
133. "İnsanlık çizgisinin iflas ettiği yer."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
134. "İlkeleri doğruları sonuna kadar savun; yanlışı göster, hakkı yüksekte tut ama kişiselleştirmeden, sınırını bilerek! Unutmayalım ki, edep hadde riayettir. En büyük edep de "İlahî had"dir."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
135. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz."
- İz'ler
136. "Her şeyi reytinge indirgeyen yayıncılık anlayışının yüzü kızarır mı acaba?"
- İz'ler
137. "Buranın nasıl göründüğü biraz da benim nereye ait olduğumla alakalı, diyorum kendi kendime."
- İz'ler
138. "PASSİA'nın kurucusu ve başkanı olan Mehdi Abdül Hadinin akıcı bir İngilizce ile söyledikleri düşündürücüydü. "Hiç kimsenin Kudüs'ü, Filistin'i gerçekten kendi meselesi gibi dert edindiğine inanmıyorum. Ama ben, Kudüs'ü savunmak için yapabileceğim her şeyi yapmak için buradayım ve sonuna kadar da burada kalacağın. Şimdi sen ülkene dönecek, günlük hayata dalacaksın. Huzur içinde ibadetini yapıp Mescid-i Aksa'yı çoktan unutmuş olacaksın. Ama ben buradayım.""
- İz'ler
139. "Kendini ârafta sayarken, her cins kafanın anlaşılmamış olmasına gönderme yapan Meriç, aslında konumunu âdeta gruplar üstü konumlandırır. Yine de sanki bir kaza eseri olarak düşünsel serüvenini kendi diliyle şöyle sınıflandıracaktır. Her kesime hitap etme kaygısı, onu bütün kesimleri de benimsememesine yol açtı; kendi ârafını kendisi inşa etti sanki."
- Portreler
140. "Hiç kimse Filistinlilerin neden ayaklandığını sormuyor. Barış sürecinin tek taraflı kazanç esası üzerine yürütülmeye çalışılması, Filistinlileri 1967 öncesine hatta 1948 öncesi durumu tartışmaya, hatırlatmaya götürmüştür. Edward Said son kitabı The End of the Peace Process (Barış Sürecinin Sonu) isimli kitabında çok kritik iki konuyu gündeme getiriyor. Oslo Antlaşmasından bu yana Batı Şeria’ya 200 bin, Kudüs’e 200 bin yeni Yahudi yerleşimcinin yerleştirildiğini göz önüne alanlar durumun vahametini anlamakta zorlanmazlar. Dünyanın dört bir yanından getirilen Yahudiler hiç görmedikleri, doğup büyümedikleri Filistin’e yerleştirilirken, doğup büyüdükleri topraklardan sürülen 4 milyon Filistinli mültecinin durumundan söz edilmemesi gibi temel sorular barış sürecinin daha fazla işlemeyeceğini göstermektedir. Çatışma denilen şey aslında, vaat ile gerçek arasındaki uçuruma karşı gösterilen tepkiden ibarettir. Şartlar, 30 yıldır işgal altında yaşayan halkın tahammül sınırını çoktan aştığını gösteriyor.100 kişinin hayatını yitirdiği, bunun yarıdan fazlasının çocuk yaşta olduğu, dahası ölenlerden bir elin parmaklarından azının ancak Yahudi olduğu halde medyanın bilinçli biçimde bir savaştan, çatışmadan bahsetmesi olayın ele alınış biçimindeki temel çarpıklığı gözler önüne seriyor. Bu nokta E. Said önemli bir noktanın altını çiziyor: Sırbistan’da Milosoviç’e karşı ayaklanan halkı coşkuyla kutlayan ABD yönetiminin yabancı işgaline karşı direnen Filistin halkına karşı takındığı iki yüzlü tutum, Filistin sorununun temelinde yatan çelişkiyi ortaya koyuyor."
- Küreselliğin Fay Hattı
141. "Aliya'nın temsil ettiği tarih ve kültürel derinliğe saklanan çoğulculuğu terörist-köktendincilikle standart görerek devre dışı bırakan bakış açısı tanımdan post-modern terör savaşı'nın mantığını anlamak mümkün değildir."
- Aliya
142. ""Geçmiş tarihine bak, düşün ve ibret al.""
- İz'ler
143. ""Mahza şahsî bir tecrübedir.""
- Aliya
144. "Filistinli bir çocuğun attığı taşı küçümsemeyin, o bir taştan ibaret değildir. O taş daima korku içinde yaşayan siyonistin ruh boşluğuna düşmektedir."
- Kudüs: Bir Pusula
145. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık. Hayatı anlamaktan, anlamlandırmaktan ne kadar uzak düştük."
- İz'ler
146. "Dil meselesi bizim gibi kendi kendini sömürgeleştirmeyi başarmış milletler için sancılı bir konu. Batılılaşma maceramızdan, laikleşme sürecine atılan her "devrimci adım" dil üzerinden gerçekleştirildi. Cemil Meriç''in "kamus namustur" sözü her şeyi, sarsıcı biçimde özetleyen bir ifade. Kamusu elinden alınmış bir topluluk haline geldik."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
147. "Oysa tüm Araplar, Filistinliler vazgeçse bile Kudüs hepimizin gündemidir."
- Çizgisiz Defter
148. "Bir uygarlığın ahlâken çöküşünün hayasızca ortaya döküldüğü yer; Gazze. Ahlâken tükenen uygarlıklar gittikçe saldırganlaşırlar. Uygarlığın bitiş çizgisi ahlâken tükendiği yerdir."
- Kudüs: Bir Pusula
149. ""Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?""
- İz'ler
150. "Tarihi miras ona sahip çıkanındır."
- İz'ler
151. "Osmanlı mimarisini görmek için Balkanlar’a gitmek gerekiyor."
- İz'ler
152. "Anlatılanları, hafızamın derinliklerinde bir yerlerinde saklı kalmış kimi izlerin bugünün aynasına yansıyan aksı diye okuyun."
- İz'ler
153. "İslam içimizde çağıldayan bir nehirdi..."
- Çizgisiz Defter
154. "“Ertelenmiş sorunun cevabı yoktur”, “Yüzleşmekten kaçarak ertelediğimiz her sorunun cevabından da mahrum oluyoruz demektir.”"
- Çizgisiz Defter
155. "Kendi kültürel/geleneksel kodlarını evrenselleştirme hastalığı Avrupalıyı tüm insanlığı kendi sosyo-kültürel ve tarihi perspektiflerinden bakmaya, yargılamaya itmekte; dahası buna hakkı olduğuna inanmaktadır..."
- Küreselliğin Fay Hattı
156. "Tarihle yüzleşmek zorundayız. Ama önce tarihi anlamaya çalışarak. Amerikalılardan, AvrupalIlardan önce bizim, kendi tarihimizle barışmamız, tarihi anlamaya çalışmamız gerekir. Hepsinden önemlisi 700 yıllık bir Osmanlı geçmişimiz olduğunu hatırlamak zorundayız. Bunu Osmanlıcılık yapmak için değil, yaşadığımız topraklara ayaklarımızı daha sağlam basmak için yapmak zorundayız."
- Küreselliğin Fay Hattı
157. "Edward Said bir akademisyen, bir düşünür olmasının yanında Filistin konusunu uluslararası platformda en iyi savunan, dile getiren isimlerden biridir. Yıllarca Filistin Kurtuluş Örgütü'nün üst yönetiminde bulundu, danışmanlık yaptı. Filistin yönetimi kurulup Arafat'ın İsrail ile anlaşma yapmasıyla birlikte yaşanan süreçte yolları ayrıldı."
- Kudüs: Bir Pusula
158. "Londra Regent's Park'taki caminin avlusunda sık sık gördüğüm Osmanlı şehzadesinin asil siluetidir muhacirlik."
- Çizgisiz Defter
159. "Bir uygarlığın ahlâken çöküşünün hayasızca ortaya döküldüğü yer; Gazze. Ahlâken tükenen uygarlıklar gittikçe saldırganlaşırlar. Uygarlığın bitiş çizgisi ahlâken tükendiği yerdir."
- Kudüs: Bir Pusula
160. ""Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?""
- İz'ler
161. "Dicle hüzünlü fakat vakur... Ne acılar gördü, ne zulümler geçti üstündeki köprülerden..."
- Çizgisiz Defter
162. "Ölürken uhrevi diriliğin muştusunu taşıyanlar ölümleriyle de hayata dair bir şeyler fısıldıyor, sessiz, vakur..."
- Çizgisiz Defter
163. "Tarihi Mostar Köprüsü'nün resmini görüp de beşyüz yıllık bir Osmanlı macerasını hatırlamamanız mümkün mü? Bizi, belki en az bir Süleymaniye kadar biz yapan, bize bağlayan bir köprü. 1993 Yılında Mostar Köprüsü Hırvatlar tarafından bombalanarak yıkıldı- ğında bu köprüye, beşyüz yıllık maceramıza daha çok bağlanmıştık. Mostar Köprüsü ayakta iken farketmediklerimizi farkettik, tek kare fotoğraf adeta bir tarih bilincine dönüşüverdi. Mostar Köprüsü, ya- şadığımız anla unuttuğumuz tarihi birbirine bağlayan, bilince dönüş- türen bir göstergeye bürünüvermişti adeta. Ayakta iken yapamadığını yıkılışında başarmıştı."
- Göstergeler
164. "İdeolojik görüşü ne olursa olsun, Bosna'nın özgürlüğü için savaşan herkes Aliya'ya güvenmişti."
- Aliya
165. "Rahmetli üstad Necip Fazıl''ın çok yönlü kişiliği olduğunu herkes kabul eder. Bir eylem adamı olarak, bir şair, bir sanatçı olarak adeta tek kişilik ordu gibiydi. Onu anlamaya yönelik yapılacak tüm çabalar, onun kişiliğiyle birlikte yaşadığı süreci de gözönüne almak zorundadırlar. Aksi halde, yaşadığı zamandan soyutlayarak bir Necip Fazıl portresi çizmek mümkün değildir. Belki bu durum her sanatçı için geçerlidir ama Necip Fazıl için olmazsa olmaz bir durumdur. Türk toplumunun içinden geçtiği tarihi kırılmanın tüm dönüm noktalarını yaşamış bir fikir adamı olarak yıkıntıların acısını ruhunun derinliklerinde hissetmiş, yaşadıklarını bir çile yumağına dönüştürerek fikir örgüsünü tamamlamaya çalışmış ve kalemine yansıtmıştır. Yaşadıklarını bir kenara koyarak Necip Fazıl''ı anlamak nasıl mümkün değilse, Necip Fazıl''ın yazdıklarını ve yaşadıklarını anlamadan, anlamlandırmadan Türk toplumunun geçirdiği dönüşüm sürecini anlamak ve anlamlandırmak da mümkün değildir. O bir neslin vicdanıydı çünkü."
- İz'ler
166. "Cahit Zarifoğlu’nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
167. "Türkiye gibi imparatorluk mirasının üstünde oturan bir ülkede yaşıyorsanız, Ortadoğu gibi dünyadaki denge hesaplarının çatıştığı bir bölgede iseniz ve bunların üstüne ''medeniyet/ler hesaplaşması''nın aktörü olarak İslam dünyasının bir parçası iseniz dünyada olup bitenlere bigane kalamazsınız demektir."
- Sahici Cümleler Kurabilmek
168. ""Geçmişi bugüne taşıyanlar geleceklerini kapatırlar.""
- İz'ler
169. "Ne kadar da dünyaya sarıldık.
Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık.
Hayatı anlamaktan, anlamdırmaktan ne kadar uzak düştük."
- İz'ler
170. "Yoksa gerçek bizim sandığımızdan çok daha farklı bir şey, sandığımızdan çok daha elle tutulan bir şey miydi?"
- İz'ler
171. "Medeniyet değiştirmek gibi bir toplum mühendisliğinin kendi kendini sömürgeleştirme travmasının kurbanıyız."
- Çizgisiz Defter
172. ""Din dünyayı güzelleştirmeyi amaçlıyorsa dini öğretmek için de sanat tarihini bilmek gerekir.""
- Portreler
173. "Tarihi miras ona sahip çıkanındır."
- İz'ler
174. ""Geçmiş tarihine bak, düşün ve ibret al. ""
- İz'ler
175. "Gölgem kayboldu gönlüm dolunca."
- Ertelenmiş Yüzleşmeler
176. "Gerçekle yalanın birbirine karıştığı medya ortamında, güçler savaşı ile hak mücadelesinin ayırt edilmediği bir süreçte, Müslüman'ın sahip olduğu hakikat bilincine ve bilgisine her zamankinden daha çok ihtiyaç var"
- Ertelenmiş Yüzleşmeler
177. "Her türlü alternatif yaklaşımı gericilik, üçüncü dünyacı İslamcılık gibi yaftalarla mahkum etmeye çalışan globalleşme fanatiklerinden ülkemizde ve çevremizde bol miktarda var. Globalleşmenin ne ekonomik ne sosyal şartlarını ne de felsefi arka planını kavramaktan acizlerin yaşanan son kriz karşısında ABD'den gelen her işareti hiçbir ön elemeden, eleştiriden geçirmeden adeta küreselleşme militanlığı yaptıkları çok açık biçimde ortaya çıktı."
- Küreselliğin Fay Hattı
178. "“Bizim bebeklerimizin kanı gibi sizin bebeklerinizin kanı da kırmızı.”"
- Küreselliğin Fay Hattı
179. "Alt üst olduğu şu günlerde Halep yine kendi günlerine dönmeyi sabırla bekliyor sanki. Ne zulümler ne yağmalar ne isyanlar gören Halep, bugün kendi mecrasına akacağı günü bekliyor."
- Çizgisiz Defter
180. "“Cezayir''in atları severler çılgınca Tanrıyı ve insanı…”demişti Sezai Karakoç ama gecekondularını konuşmak zorunda kaldık. Belki o atlar bu gecekondularda koşuya hazırlanıyor…"
- Çizgisiz Defter
181. "Çilenin yoğurduğu bir ciddiyet hemen belli oluyor."
- İz'ler
182. "Cahit Zarifoğlu’nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
183. ""Geçmişi bugüne taşıyanlar geleceklerini kapatırlar.""
- İz'ler
184. "Ne kadar da dünyaya sarıldık.
Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık.
Hayatı anlamaktan, anlamdırmaktan ne kadar uzak düştük."
- İz'ler
185. "Hemen hepimiz söze şöyle başlayan bir konuşma dinlemiş ya da en azından okumuşuzdur: Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre... Eğer bir konuşmacı sözüne bu şekilde başlamışsa ya da bilimsel bir makale bir veya birkaç yerde böylesi bir göndermede bulunuyorsa o çalışmanın bilimselliği ve konuşmacının sözlerinin ne denli derin hakikatler içerdiği artık kesinlik kazanmış demektir. Amerika’da yapılan bir araştırmaya gönderme yapılmış olması "bilim kilisesinin (Feyerabend’in kulakları çınlasın) tartışılmaz nasslarına sarıldığınız anlamına gelir. Artık o veriler tartışılır olmaktan çıkmıştır. Bize ise bu veriler ışığında kendimize çeki düzen vermek düşmektedir. Ya da hiçbir şey yapamasak bile halimizin Amerika karşısındaki perişanlığına değin bir yakınmada bulunabilir: sigaranızdan bir nefes daha çekip "Yapılacak daha çok iş var" diyebilirsiniz artık. O bir nefes çekimi sigaradan sonra artık her şey hallolmuş gibi gönül huzuruna kavuşabilir, hatta iç rahatlığı ile ülkenin hali üzerinde kafa patlatır, çene yorabilirsiniz."
- İz'ler
186. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz. Zarif insan yok denecek kadar az."
- İz'ler
187. ""Selam olsun müezzin ile imama,
Mukayyet olsunlar beş vakit namaza.""
- İz'ler
188. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık.Hayatı anlamaktan, anlamlandırmaktan ne kadar uzak düştük."
- İz'ler
189. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz."
- İz'ler
190. "Yol düşüncesi çeker insanı. Bilinmeyeni aramak, kurcalamak, keşfetmek insanlık hikayemizle başlar. Yol olmasaydı bilinmeyene kanat çırpmak bu kadar cezbedici olmazdı herhalde..."
- Çizgisiz Defter
191. ""Batı, müslümanları kültürel bir çeşni, renk olarak kabul etmeye hazır, ama siyasi bir güç olarak asla!""
- Aliya
192. "Sosyal ve ekonomik statüleri ne olursa olsun ülkelerini terk etmek zorunda kalan savaş yorgunu insanlardı..."
- Çizgisiz Defter
193. "Sahte bir hakikat sunan kurguyu sorgulamakla işe başlayabiliriz mesela. Her şeyi yeniden konuşma cesaretini takınarak."
- Çizgisiz Defter
194. "Her korku, her komplo bir gerçekliğin uzantısıdır ama hiç biri asıl değildir. Asli olmayan nedenleri mutlaklaştırmak Müslüman bir toplum için itikadi olarak uzak durulması gereken bir durumdur; zira toplumun gelecek umudunu yok eder."
- Portreler
195. "Bosna savaşında Hırvat barbarlığının yıktığı Mostar Köprüsünün orijinal taşları kullanılarak aynı teknikle yeniden inşa edilmesi nostaljik bir göndermeden daha önemli anlamlar içeriyor. Mostar'ı 'direnen şehir' yapan yanı da bu 'nostaljiyi aşan boyut'udur."
- Çizgisiz Defter
196. "Avrupa’nın birleşme çabası düşmanca duyguların birleşmesi anlamına gelmektedir."
- Çizgisiz Defter
197. "Akif Emre, Mehmed Akif için şöyle diyor: "Ulus devlet sınırlarını aşan bir idealin peşinde koşarken yeni bir ulus devletin "milli şairi" olmanın dayanılmaz çelişkisini yaşadı."
- Portreler
198. "Fatih'in İstanbul'u alması, herhangi bir şehrin topraklarına katılmasından öte: bir medeniyetin başka bir medeniyete/öteki olana galibiyetini simgeliyordu."
- İz'ler
199. "Şehirlerin de bir ruhu vardır.Orada, oraya özgü olanı hemen hissedersiniz."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
200. "Gerçek inkılap; İslâm niyetinde, içinde meydana gelen inkılaptır."
- Söyleşiler
201. "Kısa vadede kaybetmeyi göze alamayanlar, ne hayatı ne de öteyi kazanabilirler."
- Ertelenmiş Yüzleşmeler
202. "Memlekette inşa edilen her mescidi irticanın ayak sesi, gerici Arap ülkelerinin ülkemize bir müdahalesi olarak algılayan anlayış aynı zamanda jandarma marifetiyle kurban derilerine el konmasını savunanlardır. Bu durum bile tek başına, anlamak isteyenler için toplumun önünü neyin tıkadığına bir işaret olarak okunabilir."
- Ertelenmiş Yüzleşmeler
203. "Hayat, kader, sevinç, burukluk... Her şeyin özeti buydu."
- İz'ler
204. "Mehmet Akif'in okuma imkânı bulduğum meali, bana aslında neleri kaybetmiş olduğumuzu çarpıcı biçimde tekrar hatırlattı. Fazla uzatmadan Fatiha meali okunduğunda ne demek istediği daha iyi anlaşılır.
“Bismilllahirrahmanirrahim.
Hamd yalnız Allah''ın, o Rabbü'l-alemin, o hem Rahman hem Rahim, o kıyamet gününün sahibi Allah'ındır. İlahi! Kulluğu Sana ederiz, yardımı Senden isteriz. Bizleri doğru yolun, o nimetine kavuşanların tuttuğu yolun yolcusu et. Gazabına uğrayanların, yanlış gidenlerin saptığı yolun yolcusu etme. Amin.”
Bir de Bakara suresinin girişindeki şu ifade ne kadar çarpıcı: ..”Şu kitabı görüyor musun? İşte bir kere onun hak olduğunda şüphe yok..”"
- Portreler
205. "Osmanlı Afrikasından habersiz bir devletin Afrika siyaseti olabilir mi? Sevakin''i hatırlamayan bir milletin küresel vizyonu olabilir mi? Şükür ki, Hartum''daki Osmanlı valilerine ait türbeler onarılmış. Suakin''deki Osmanlı eseri camilerin de onarımı için girişim başlatılmış. Bu bir hevesten ibaret kalmaz da adanın girişindeki yazıyı biz de okuruz: Tarihe bak ve ibret al!"
- Çizgisiz Defter
206. ""Umut, ölen en son şeydir...""
- Göstergeler
207. "Devrilen sütunu severim; çünkü yeniden dikilecektir. Batan güneşi severim, çünkü yeniden doğacaktır.
Nietzsche"
- Söyleşiler
208. "Bir yanda temsil ettiği gelenek ve siyasi ideoloji gereği yerli duruşu temsil etmesi gerekenlerin uluslararası finans daha doğrusu dünya sisteminin efendileriyle anlaşmaya razı olmaları, bunun karşılığında iktidar rüşvetini kabul etmeleri siyasi ve ahlaki olarak önemli bir kırılmadır.
(Bakara suresinden Talut ve Calut kıssası tekrar okunmalı...)"
- Portreler
209. "Hemen hepimiz söze şöyle başlayan bir konuşma dinlemiş ya da en azından okumuşuzdur: Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre... Eğer bir konuşmacı sözüne bu şekilde başlamışsa ya da bilimsel bir makale bir veya birkaç yerde böylesi bir göndermede bulunuyorsa o çalışmanın bilimselliği ve konuşmacının sözlerinin ne denli derin hakikatler içerdiği artık kesinlik kazanmış demektir. Amerika’da yapılan bir araştırmaya gönderme yapılmış olması "bilim kilisesinin (Feyerabend’in kulakları çınlasın) tartışılmaz nasslarına sarıldığınız anlamına gelir. Artık o veriler tartışılır olmaktan çıkmıştır. Bize ise bu veriler ışığında kendimize çeki düzen vermek düşmektedir. Ya da hiçbir şey yapamasak bile halimizin Amerika karşısındaki perişanlığına değin bir yakınmada bulunabilir: sigaranızdan bir nefes daha çekip "Yapılacak daha çok iş var" diyebilirsiniz artık. O bir nefes çekimi sigaradan sonra artık her şey hallolmuş gibi gönül huzuruna kavuşabilir, hatta iç rahatlığı ile ülkenin hali üzerinde kafa patlatır, çene yorabilirsiniz."
- İz'ler
210. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz. Zarif insan yok denecek kadar az."
- İz'ler
211. ""Selam olsun müezzin ile imama,
Mukayyet olsunlar beş vakit namaza.""
- İz'ler
212. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık.Hayatı anlamaktan, anlamlandırmaktan ne kadar uzak düştük."
- İz'ler
213. "Zarif insanların zarifliğini özlediğimiz günlerdeyiz."
- İz'ler
214. "Akif Emre, Mehmed Akif için şöyle diyor: "Ulus devlet sınırlarını aşan bir idealin peşinde koşarken yeni bir ulus devletin "milli şairi" olmanın dayanılmaz çelişkisini yaşadı."
- Portreler
215. "Kimi zaman sezgiler aklın önüne geçiyor, ancak "sezgi" ile gerçekliği kavrayabiliyorsunuz."
- İz'ler
216. "Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?"
- İz'ler
217. "İz’ler geçmişten bugüne çağrılmış bir cevap olarak düşünülebilir."
- İz'ler
218. "Hayatı algılayabilmenin, yeni bir hayat tarzını inşa etme geçmişinin sürdürülebilmesiyle, ona sahip çıkmakla üretilecek bir sentez ve medeniyet inşasının da sürekliliğinin içinde yenilenen bir geleneğin bilincinde ender liderlerden biridir."
- Aliya
219. "Zaman zaman bir hüznün fotoğrafını çekiyor gibiyim."
- Çizgisiz Defter
220. "Tarihe bak ve ibret al!"
- Çizgisiz Defter
221. "..Allahaısmarladık Endülüs.. Allahaısmarladık kalbim..'"
- Çizgisiz Defter
222. "Halk düzeyinde ciddi karşılığı olmasa bile her iki kesimin elit kesimini oluşturan laik-milliyetçi seçkinler aklı zorlayacak biçimde ilişkileri geriyor. İskender Bey efsanesine sarılarak Müslüman Arnavutlara İslam öncesi dönemin mitleriyle yaklaşan Arnavut milliyetçisi liderlerle, artık azınlığa düşen Türk nüfusun Osmanlı imajından sıyrılmaya çalışan laik-milliyetçi elitleri hassas dengelere oturan Makedonya mozaiğindeki Müslümanların konumunu çıkmaza sokuyor."
- İz'ler
223. "Oktay Sinanoğlu, "Bu gönül kelimesini tam olarak ifade edecek bir karşılık hiçbir dilde yok"diyor."
- İz'ler
224. "Her emrin bir hikmeti vardır ama o hikmeti bilmesek de Müslüman olduğumuz için yaparız, tabi oluruz, teslim oluruz. İnanmak budur. İnanmak ve kurtulmak..."
- Müstağrip Aydınlar Yüzyılı
225. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık."
- İz'ler
226. "Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?"
- İz'ler
227. "Cahit Zarifoğlu'nun okyanusu ilk gördüğü andaki duygularını hatırlıyorum: Artık tüm namazlar yeniden kılınmalı."
- İz'ler
228. "O zamanlar entellik yoktu; dava adamları vardı."
- İz'ler
229. "Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?"
- İz'ler
230. "Geçmiş tarihine bak, düşün ve ibret al."
- İz'ler
231. "Sinan gibi muhteşem bir insanlık birikimini anlayamayan, sahip çıkamayanların yarına söyleyecek bir sözlerinden, emanet edecekleri özgün bir eserlerinden söz edilebilir mi?"
- Portreler
232. "Osmanlı tarihi ile metine dayalı ilişkimizin ne kadar kısıtlı ve de sorunlu olduğunu söylemeye gerek yok. Bu doğrudan ilişkisizlik sorunu sadece Osmanlı değil, Selçuklular başta olmak üzere Asya"dan Ortadoğu"ya, oradan Avrupa"ya yayılan koca bir mirasın kültürel metinleri için de geçerli. Dilin tabii sayılan değişim ve gelişim seyri içindeki zorluklar değil söz konusu olan. En alt düzeyde metinle doğrudan temas kuramama, yani okuyamama, ona yabancı kalma gibi temel sorunlarla karşı karşıya herhangi bir okuryazar. Medeniyet değiştirmek gibi bir toplum mühendisliğinin kendi kendini sömürgeleştirme travmasının kurbanıyız.
Bu nedenle Osmanlı tarihine, yani ceddimize ait metinlerden, bir tür tercüme işleminden geçirildiğinde, alfabesinden diline kadar her şeyi adeta yabancı bir dile aktarıldığında haberdar olabiliyoruz. Teknik bir mesele gibi görülse de bu hal, medeniyet idrakini yok eden, kendi varoluş şartlarına yabancılaştıran kültür erozyonunun temel nedeni."
- Çizgisiz Defter
233. "Türkiye ile Tayland arasındaki siyasal ve tarihsel paralelliklere dikkat çektiğim yazıdaki hususlara ek olarak Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgede yaşanan gerilimin resmi Tayland jargonunda “güney sorunu” olarak adlandırıldığını hatırlatmakta yarar var. İHH'nın kurban faaliyetlerine yerinde tanıklık etmek üzere gittiğim bölgede açıktan hiç bir engelleme ile karşılaşıldığı söylenemez. Ancak dozu gittikçe artan gerilimi biz bile hissettik."
- Çizgisiz Defter
234. "- "Hafızası olmayan toplumlara, tarihin emanet edeceği hiçbir kalıcı değer yoktur!..""
- Göstergeler
235. "Gökyüzü griydi ve çok güçlü esen rüzgar, bir cenaze şarkısı söylüyordu.."
- Çizgisiz Defter
236. "Mostar müftüsü: "Biz artık geleceğe güvenle bakıyoruz. Çünkü mezarlıkların park yapıldığı dönemden sonra parkların bile şehitlik yapıldığı bir savaş verdik.""
- Aliya
237. "Postmodern insanı en iyi tanımlayan resim, televizyon karşısında mıhlanıp kalmış bir adam resmidir."
- Göstergeler
238. "Bir medeniyete varis olmak ancak ona sahip çıkmakla mümkündür. Kavrayamadığımız bir değere ne sahip çıkabilir ne de yeniden üretebiliriz.
Kısır döngülerin girdabından ben idrakimizi oluşturan köşe taşlarına yaslanarak "gül muştusu"nu okuma zamanı gelmiştir."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
239. "Sayfaları tarumar edilmiş metinlere benzedi İstanbul. İstanbul fizik planda yazıları silinen bir kitap. Metinlerini okuyamadığımız elimizdeki kitabın sadece sayfa numaraları var."
- İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname
240. "Göz boyayan, zihinleri ifsat eden kimi fikirlerin büyüsü bazen çok yalın ve basit sorular karşısında dağılır, bozulur."
- Küreselliğin Fay Hattı
241. "Gücü elinde tutan kendi şartlarını dayatıyor."
- Küreselliğin Fay Hattı
242. "Hafızasızlığın, tarihsizliğin, insanlık durumuna ilişkin geçerli hiçbir ilkenin esas alınmadığı bir aptallaşma ve aptallaştırılma operasyonu söz konusu."
- Küreselliğin Fay Hattı
243. "O zamanlar entellik yoktu; dava adamları vardı."
- İz'ler
244. "Mostar müftüsü: "Biz artık geleceğe güvenle bakıyoruz. Çünkü mezarlıkların park yapıldığı dönemden sonra parkların bile şehitlik yapıldığı bir savaş verdik.""
- Aliya
245. "Ne kadar da dünyaya sarıldık. Ne kadar da hayatı anlamsızlaştırdık."
- İz'ler
246. "O zamanlar entellik yoktu; dava adamları vardı."
- İz'ler
247. "Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?"
- İz'ler
248. "Kimi zaman sezgiler aklın önüne geçiyor, ancak "sezgi" ile gerçekliği kavrayabiliyorsunuz."
- İz'ler
249. "Hayatta tesadüfün yeri var mıydı? Tesadüfle anlamlandırılacak bir boşluk var mıydı gerçekten?"
- İz'ler
250. "İz’ler geçmişten bugüne çağrılmış bir cevap olarak düşünülebilir."
- İz'ler