Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Adriana Mater - Amin Maalouf | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Amin Maalouf

Yazar
Amin Maalouf
Yayınevi
Yapı Kredi Yayınları
ISBN
9789750810988
Sayfa Sayısı
98
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2018
İlk Yayın Yılı
2018
Tahmini Okuma Süresi
167 dakika
Amin Maalouf — portre
Amin Maalouf — portre. Dinkley · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0

Adriana Mater Kitap Tanıtımı

Amin Maalouf’dan yeni bir kitap… Maalouf’un Uzaktan Aşk’tan sonraki ikinci librettosu Adriana Mater Türkçe’de! Adriana Mater, yer ve zaman belirtilmemiş ama 20. yüzyıl sonlarında Balkanların durumunu çağrıştıran, iç savaşın yaşandığı bir ülkede geçiyor. Genç bir kadın olan Adriana tecavüze uğrar ve hamile kalır, ama çocuğunu aldırmayı kabul etmez: “Onun çocuğu değil bu Refka, benim çocuğum ve bana benzeyecek” diye cevap verir kız kardeşine. Bu varlık iki kanı birlikte taşıyacaktır: Kurbanınki ve celladınki.


Evde kitaplık oturma odası
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Adriana Mater Kitaptan Alıntılar

1. "İnsanın bilmek istemeyeceği
O kadar çok şey var ki!.."


2. "Havva'dan bu yana kadınlara öğretilen korku.
"O sana bakmadı, sen onu duymadın, sana bir şey söylemedi.
İndir gözlerini kızım ve yüreğinden ona lanet oku!"
Ben susmak istemiyorum, gözlerimi indirmek istemiyorum,
Avazım çıktığı kadar bağırarak lanet etmek istiyorum,
Önce ben yaralarım beni yaralayacak olanı."


3. "Kuralsız, yasasız, sanki özgürdüler,
Sokakların, yasaların, gecelerin efendisi gibi,
Kadınların efendisi gibi gördüler kendilerini,
Ölüm dağıtıcısı gibi gördüler."


4. "Mevsimler geçti bir bir,
Manzaralar değişti
Neler neler oldu bitti.
Ama hiçbir şey
Hiçbir şey, hiçbir zaman
Silemedi…"


5. "Eskiden benim yurdumdu gece
Şimdiyse zindanım.

Şimdi fazlasıyla biliyorum
Neye benzediğini yaşamımın;
Fazlasıyla biliyorum."


6. "Kapılar…
Zamanıdır,
Kapansın artık!"


7. "Kentin gözleri kapandığında,
Uykudan uyanır düşlerimiz,
Bir dünya, ötekini kovar,
Bir dünya ötekinin mirasına konar
Kendi gürültülerini
Kendi ışıklarını getirir…"


8. "Tsargo:
Haklısın Adriana,
Serserinin biriyim ben,
Kötü bir çocuğum,
Katilim.
Ne var ki, savaş zamanı ulusun
Kötü çocuklarına işi düşer;
Serserilerine, katillerine işi düşer.
Onun elleri temiz kalsın diye,
Ellerini kirletecek biri gerekir."


9. "Bir yürek duyuyorum yalnızca,
Benimkinin hemen yanında atan ikinci bir yürek."


10. "Kimi zaman öğütlerle doludur düşlerimiz, Sanki ölü akrabaların bilgeliğini getirirler bize. Besbelli bilgece bir şeyler gizli senin düşünde de, Ama ne?.."


11. "Bugün, yeniden buldum
Yitirdiğimi sandığım yaşamımı.

𐦍"


12. "Acı,
Bir maske geçirdi yüzüme,
Ve yüreğim kabuk bağladı.

Ama, biri inip baksaydı, ah!
Yüreğimin derinliklerine."


13. "Ben susmak istemiyorum, gözlerimi indirmek istemiyorum."


14. "Ötekiler gibi ona da sordum: "Nereden çiçek bulabilirim, söyler misiniz?"
Bana döndü ve şöyle dedi:
"Çiçek mi arıyorsun Refka, burada, savaşın göbeğinde .Çıldırmışsın sen, uyan, uyan haydi!""


15. "…çiçekler bulmalıydım sana vermek için."


Kitap ve gözlük masa
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Adriana Mater Kitap İncelemeleri

“Ama her şeyin başka türlü olmasını nasıl da isterdim!”


-



İyilik ve kötülük nereden gelir bize? Kan, soy, nesep; yaşadıklarımız, yetiştirildiğimiz çevre, öğrendiğimiz ahlak… Nedir bu muamma bilmecenin cevabı? Steinbeck,

‘nda uzun uzun kaleme almış cevap arayışlarını. Sözü oraya bırakıp (

) ben kitabımıza dönüyorum.

Bir gün bir zaman; adı-sanı, yer-yurdu bilinmez bir ülkede patlak veren iç savaş atmosferinde geçiyor hikayemiz. Ablasıyla yaşayan Adriana, bir şeylerin, yakın zamana sonrasına göre daha güzel olduğu zamanlardayken yörenin ayyaş yakınından biri tarafından sıkıştırılsa da yüz bulmaya çalışılsa da, Adriana ona aradığını vermiyor. Ancak iç savaş patlak verince hayat öylesine değişiveriyor ki bir zamanların berduşu eşkıyabaşı oluveriyor ve gücün hakkı ile Adriana’ya bir ömür silemeyeceği bir leke bırakıyor: tecavüz… Gebe kaldığı oğlunu doğurup doğurmayacağı buhranında sonrasında ise onu dünyaya getirmeye karar veriyor.

Aradan geçen onca zaman sonrasında hayatlarında neler değişecek, oğlu nasıl bir yaşam sürmekten yana kullanacak oyunu soruları üzerine kurgulanan libretro içsel sorgulamalar bakımından fazlaca yoğun bir eser olarak çıkıyor karşımıza.

Habil mi yoksa Kabil mi? İnsanın bilmek istemeyeceği o kadar çok şey var ki…


Başarılı yazarımızın okumuş olduğum aynı türden ikinci eseriymiş, bilmiyordum. Kitabı okumak için seçerken sadece konusuna bakıp karar vermiştim.Sayfaları çevirdikçe kitabımızın bir libretto , yani operanın söze dökülmüş hali olduğunu farkettim . Daha önce de ‘Uzaktan Aşk ‘eserini okumuş ve çok beğenmiştim , bu kitapta da aynı şeyleri hissettiğimi rahatlayarak söyleyebilirim.
Kitabımızın dört karakteri var: Adriana, Refka, Yonas ve Tsargo. İçeriği ise şu şekilde : Genç bir kadın olan Adriana tecavüze uğruyor ve bu bebeği doğurmaya karar veriyor ve bu kararla birlikte kendini çeşitli ikilemlere sürüklüyor. Daha sonra araya zaman aşımı giriyor; çocuğun doğduğunu ve genç bir delikanlı oldunu görüyoruz. Yonas, kendisine babasını bir kahraman gibi gösteren annesi ve teyzesinin yalan söylediğini öğreniyor ve işler karışıyor . Babası Tsargo’nun şehre taşındığının haberini alan genç delikanlı , onu öldürmeye karar veriyor. Bundan sonra olanları da kitabı okuyup öğrenmenizi tavsiye ediyorum :)
Kitap boyunca , aslında insanın yapısının kanla mı yoksa yetiştirilme tarzıyla mı şekillendiği sorusunun cevabını arıyoruz bir yandan da .
Sonuca gelecek olursam, eğer uzuun kitapların arasında bir mola verip değişik ve kısa bir eser okumak isterseniz bu kitap tam sizlik. Diyaloglar hızla akacak, zamanınızın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile. Bir şans vermenizi dilerim . :)


Maalouf'un Uzaktan Aşk'tan sonraki ikinci librettosu Adriana Mater. Maalouf bu operayı Opéra de Paris'nin isteği üzerine kaleme almış.

Adriana Mater, yer ve zaman belirtilmemiş ama 20. yüzyıl sonlarında Balkanlar'ın durumunu çağrıştıran, iç savaşın yaşandığı bir ülkede geçiyor. Kız kardeşi Refka ile yaşayan
Adriana, kendisine aşık ama aşkına karşılık bulamamış Tsargo tarafından tecavüze uğrar,
Adriana gebe kalır ve çocuğu doğurmayı tercih eder .Tek merak ettiği doğacak oğlunun Habil mi ,Kabil mi olacağıdır. Aradan on yedi sene geçer.Adriana nın oğlu Yonas, aile dışı birinden babasının onları korumaya çalışırken kahramanca ölmediğini aksine annesinin tecavüze uğradığını öğrenir. Yonas 'ın öfkesi dinmek bilmez .Babasını öldürmeye yemin eder .Adriana onu engellemek istemez tek niyeti oğlunun iyi niyetli olup olmadığını öğrenmektir.Seneler sonra aniden gelen babayı öldürmek için karşısına dikilen Yonas silahını çekip babasını vuracakken onu bekleyen vahim bir durum ile karşı karşıya kalır.
Bağışlamak korkaklık mıdır yoksa cesaret mi ?
Kitabı okuyup siz karar verinKitap bize Havva dan bu yana kadınlara ögretilen korkuyu,Hz Adem den bu yana erkeklerin her seyi yapma özgürlüğünü kendilerine hak gördüklerini,savaşın acı ve çirkin yüzünü gözler önüne seriyor.

"O sana bakmadı, sen onu duymadın, sana bir şey söylemedi.
İndir gözlerini kızım ve yüreğinden ona lanet oku!"
Ben susmak istemiyorum, gözlerimi indirmek istemiyorum,
Avazım çıktığı kadar bağırarak lanet etmek istiyorum,
Önce ben yaralarım beni yaralayacak olanı.


"Çocuğum Habil mi olacak, Kabil mi? "

Tecavüze uğramış bir kadının oğlunun babasından nefret etmesi ama oğluna hayat hakkı tanıması ve bu sırrı oğlu büyüyene kadar sadece kız kardeşi ve kendi biliyordur. Oğlu büyüyünce babasını tanımak ister ve olaylar gelişir.

Babanın hayatta olduğunu öğrenen oğul babasına birikmiş öfkesi nasıl sonuçlanacaktır? Annenin ve kız kardeşinin tavrı ne olacaktır? Bu sırrı yıllar sonra öğrenmek bir çocuk için ne kadar yıkıcıdır? Babasını bir gün karşısında gören oğul, oğlunu bir gün karşısında gören bir baba...

Anne ve kız kardeş yıllarca oğullarına söylediği yalanı nasıl sürdürdüklerini oğluna çok net bir biçimde anlatıyor.

Yine kanın insan davranışlarına bir etkisi var mı? Hiçbir soruya gerek duyulmayacak şekilde kitapta Amin Maalouf düşüncesini dile getirmiş.

"Kuralsız, yasasız, sanki özgürdüler,
Sokakların, yasaların, gecelerin efendisi gibi,
Kadınların efendisi gibi gördüler kendilerini,
Ölüm dağıtıcısı gibi gördüler."

Erkekleri de eleştirmekten geri kalmayan yazar lafını esirgememiş. İyi de yapmış.
İncelememi ben de bir soruyla bitireyim. Dileyen cevaplayabilir.

"Evli olup da kocasını sevmeyen kadın aslında her gün tecavüze uğramıyor mu?"

Kadın olmak bazı ülkelerde çok zordur çok.
Erkek de olsam empati kurabildiğinizde kadınları bir nebze anlayabiliriz.

Çok keyifle okunacak bir kitap değil. Farkındalık oluşturuyor. O yüzden bu kitap için keyifli okumalar diyemiyorum.
Kalemine sağlık Amin Maalouf


Yarın Amin MAALOUF'un doğum günü.
NFK bundan çok hoşlanmayacak ama:
Bu bir Libretto.
Libretto bir operanın(!) sözleri ve bu sözlerin bulunduğu kitap demek, dileyen bu şekilde kullanabilir tabi. Ya da NFK'nın katıldığım bir görüşüyle bu kelimeyi dilimize kazandırmayı seçebilirim. Librettani. Kelime türetmeyi seviyorum. Kimse kızmasın ama yabancı bir sözcüğü açıklarken yabancı sözcükler kullandığımız bir gerçek. O yüzden bu görüşüne katılıyorum ve bende diyorum ki madem kullanıp kullanmamak elde değil, kelimeleri dönüştürebiliriz. Bu konu bu kadar.

1 saat süresinde okunabilecek minik bir kitap. Kitabın başında hikaye anlatılmış daha sonra Libretto edilmiş :)
Bu çok güzel bir yöntem. Okuyacağım kitaplardan daha önce bir kaç alıntı okuduysam kitaptan daha fazla lezzet alıyorum, ben bir kitap gurmesi olduğuma göre , bunu şöyle de açıklayabilirim: Tüm yemeği yemeden tadına bakmak istiyorum çünkü benim tadına varmaktan anladığım bu.
Daha önce Uzaktan Aşk diye bir Libretto daha okumuştum ama bu onu kesinlikle solda sıfır bıraktı. Burada aşk yok. Gurur ve Kibir var. Reddedilmiş bir adamın gururu ve ondan öncesinde kendisine "bu haliyle" layık bulmadığı bir adam karşısında bir kadının kibirli duruşu. Sonuç istenmeyen bir çocuk. İstenmeyen yanlış oldu. Beklenmeyen ama varlığı öğrenildikten sonra tercih edilmiş bir çocuk. Kısacık bir kitap ama mesajlar tak tak tak diye peş peşe veriliyor. Bunu bir yerde daha yazdım hatırlıyorum: Kan hiç bir şey demek değildir! İnsanın asaleti ruhundan gelir. Burada yetiştirilme şekli diyebiliriz.


Amin Maalouf ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »